Hiçbir zaman çok geç değildir!

Yaşamda pişman olduğum birkaç şeyden biri de kolejde Fransızca hocam rahmetli, dünya şekeri Madam Dik'i daha dikkatli dinlememiş olmamdır

Haberin Devamı

Yaşamda pişman olduğum birkaç şeyden biri de kolejde Fransızca hocam rahmetli, dünya şekeri Madam Dik'i daha dikkatli dinlememiş olmamdır.

Genelde ikinci sırada oturur, bütün sınıf arkadaşlarımı öyle güldürürdüm ki, Madam dersin ilk beş dakikasından sonra, "Ca suffit Ayşe!" (Yeter Ayşe!) diye bana hitap eder, kendi masasının yanına yerleştirilmiş özel iskemleye çağırırdı.

Hemen yakınına oturur, bu kez kısık bir sesle, o günkü giysilerinin çok güzel olduğu konusuna girer, örneğin boynundaki inciyi, küpeleri Paris'ten alıp almadığını veya yakasındaki dantelin Brüksel'den mi yoksa İrlanda'dan mı olduğunu sormaya başlardım.

Madam Dik, Ermeni asıllı olup 1.57 civarında bir boya sahip, Fransız dadılarını andıran bir görünümdeydi. Alınız rahmetliyi, "Gigi" filminde Leslie Caron'un "Grandmama"sı rolüne sokunuz, hiç yabancılık çekmezdiniz. İnanır mısınız, yaka dantellerinin menşeini sorduğumda kızmaz, sessizce cevap verirdi: "J'ai achete cette (neyse) a Paris!"

Fransızcanın "F" sini bilmediğimi zannettiğimde Paris'e ilk gidişimde kendimi tatlı bir biçimde şaşırtmıştım! Sular seller gibi konuşuyordum! Eşim Haluk, Galatasaray'dandır ama o kadar kibardır ki bir kere de kurduğum saçma sapan cümleleri düzeltmeye kalkıp beni utandırmamıştır.

Nereden geldim bu konuya? Evet, bilmem sizin yaşamınızda pişman olduğunuz benzer konular var mı? İbrahim Tatlıses'in artık klasikleşmiş cümlesini çok severim: Urfa'da Oxford vardı da biz mi girmedik?" Veya "Keşke şu Birinci Dünya Harbi'ni daha dikkatli dinleşeydim sınıfta" dediğiniz olur mu?

Evet Oxford, Stanford veya Yale üniversitelerine gitmek isteyip de gidemeyenler, gençliğinde Japonca öğrenmek isteyip de öğrenemeyenler artık bunların hepsi mümkün!

Parmağınızın altındaki düğmeyi tıklar tıklamaz bütün bu imkânlar size açılmaktadır. Yale Üniversitesi'ne gidecek param yok diye hiç üzülmenize gerek yok. Aşağıda bazı adresler veriyorum. Dünya emrinizde, buyrunuz!

Stanford, Yale veya Oxford kursları için: Allianceforlifelonglearning.org (Shakespeare, borsa, tarih vs. kursları. 10'ar hafta 195 dolar.)

Columbia ve the London School of Economics ve diğer kurumlar için: Fathom.com (Schoenberg and Modernism 5 saat 45 dolar.)

Şirket idarecileri yeni idari yöntemler için: INSEAD.com (Kendini ve diğerlerini idare yöntemleri, 3 saat 495 euro.)


Okuyucu mektubu
Müşteriye önem veren kuruluşlar büyüyor

* İstanbul Esenler'de oturuyorum. Altı ay önce Alperpen isimli firmaya, evime PVC pencere yaptırdım. Montaj esnasında ısı camlardan biri içten ve dıştan çatladı. Pencere kolları eksik geldi. Balkon kapısı düştü, Çekomastik izolasyon yapılmadı. Her taksit günü bunları hatırlatarak ödeme yapıyorum ama netice yok. Beni aldattıkları duygusundan kurtulamıyorum. Lütfen bu mesajı köşenize alır mısınız? (E. Ergun)

* Bu sizin köşeniz efendim, tabii ki alırız. Çok üzüldüm. Gerçekten insan "saf" yerine konulmak istemez. Alperpen'în patronu acaba bu olayı biliyor mu? Belki de bir iletişim kopukluğu vardır. Çünkü ayakta kalıp büyüyen kuruluşlar, müşteri memnuniyetine en fazla önem verenlerdir. Paylaştığınız için teşekkür ederiz.

DİĞER YENİ YAZILAR