"İnanır mısın Ayşe, insan gibi?" Eşi doğruluyor: "Hakikaten insan gibi Ayşe. Görsen ikisi bir konuşuyorlar, eve gelip gören şaşırıyor."
"Nasıl konuşuyorsunuz?" diye soruyorum.
"Mesela bu diyor ki: Hanimiş benim kızım? Nerdeymiş benim kızım? O da diyor ki: Mama, mama!"
"Arada bir yıkıyor musunuz?"
"Aaaaaa tabii! Özel şampuanı var. İlk önce onunla siliyoruz. Sonra suyla durulanmış bir bezle fırçalıyoruz. O kadar seviyor ki! Zaten elime bezleri alınca anlıyor ve koşarak geliyor. Tabii sonunda tüyleri pırıl pırıl oluyor."
"Sana hiç kızıyor mu?"
"Kızdırmıyorum ki hiç. Ne isterse yapıyorum. Ama inanmazsın çok kıskanç."
"Neyi kıskanıyor ki?"
"Şimdi ben kuşları da besliyorum. Özel bir kuş yemi var. Ondan alıyoruz. Hele kışın kar yağınca, pencerenin etrafına koyuyoruz, gelip bir yiyişleri var ki... Görmen gerek."
"Kuşları beslemene mi kızıyor?"
"Hem de nasıl! Zaten kuşlar cama gelince alt çenesi titremeye başlıyor. Onları yakalamak için adeta can atıyor."
"Hiç yakaladı mı?"
"Yok canım. Kuşlar da çok şekerler. Hele bir tanesi var. Gelip de maması konmamışsa, resmen camı tık tık gagasıyla çalıyor."
"Hayvan sevgisi çok büyük sizde. Tebrik ederim."
"Sade evdeki kedimizi değil, sokaktaki kedileri de besliyorum. Hele kış günleri. Göreceksin beni. Saat geceyarısı, benim elimde Whiskas marka kedi maması, gel pisi pisi, gel pisi diye sokakta arıyorum. Alıştılar artık hemen gelip yemeklerini yiyorlar."
"Bu iş çok pahalıya mal olmalı."
"Hem de nasıl! Bizimkinin her üç ayda bir doktor muayenesi var. Kilosu kontrol ediliyor. Normal maşallah. Tabii aşıları yapılıyor."
"Kaç aşısı var ki?"
"Oooooohhh. Her üç ayda bir yapılıyor. Kanser aşısı bile var."
"Ne diyorsun yahu? Demek kedilere yapılan kanser aşısı da var."
"Var ya! Hepsini yaptırıyoruz. Şimdi 5 yaşında, inşallah uzun yıllar yaşar da beraber oluruz. Yalnız son zamanlarda sol tarafındaki tüyleri kırmızı oldu. Sanırım asabiyetten. Veya şampuandan. Bilemiyorum. Dönünce doktora göstermemiz lâzım."
"Haydi bize müsaade. Kızımız bekliyordur."
"Güle güle dostlar güle güle!"
Okuyucu mektubu
Eğitim için yapılan yardım kutsaldır
* Ben Mardin'den Mersin'e göç etmiş 12 çocuklu (9 kız) bir ailenin üçüncü büyük kızıyım. Dört yıldır üniversite sınavlarına girip kazanıyorum ama öğretmenliğe gidebilecek kadar puan alamıyorum. Ailem, iki kız kardeşimi, ben başaramadım diye dersaneye yollamayacak. Size yazdığım bu notumla Mersin'de bizlere yardım eli uzatacak bir dersane sahibine sesimizi duyurmanızı rica ediyorum. Teşekkürler. (Fatıma Turhan)
* Derdinizi bizimle paylaştığınız için asıl ben size teşekkür ederim.
Mesajınızı hemen köşemize alıyoruz. Mersin'de hayırseverlerin çok olduğu ve yardım elini şefkatle uzattıklarını tüm Türkiye bilmektedir. Derdinize en kısa zamanda derman bulunacağını ümit ediyor hepinizi sevgiyle kucaklıyorum.
Hayvan sevgisinin böylesi!
"İnanır mısın Ayşe, insan gibi?" Eşi doğruluyor: "Hakikaten insan gibi Ayşe. Görsen ikisi bir konuşuyorlar, eve gelip gören şaşırıyor."
Haberin Devamı

