Her zaman kişilerin hayallerinin geniş olmasını öneririm. "En uzak ve parlak yıldıza uzanmaktan çekinmeyin" dediğim çok olmuştur. Bana gelen bir "aşk şiirleri" kitabını okurken tavanda bir çizgi olması gerekliliğini hissettim!
Arkadaşım, aşkından o kadar çok etkilenmiş ki, olmayacak şeyleri olacak gibi hatta olmuş gibi algılamaya başlamış. İşte zurnanın "zırt" dediği noktadayız! Bir dakika, duralım burada!
Şayet olağanüstü aşırılıkta duygusal bir kişiliğe sahipseniz, biraz kontrola ihtiyacınız var bence.
"Neyi" kontrol?
Duygularınızı!
Nasıl yani?
Anlatmaya çalışayım.
Farzedelim iki sevgili beraber bir olay yaşıyorlar, örneğin bir yaz gecesi bir gazino bahçesinde mehtaba bakarak hoşça vakit geçiriyor, beraberliklerinin hazzını çıkartıyorlar! Gene farzedelim ki erkek sevgili pilot ve iki saat sonra uçuşu var ve sevgiliden ayrılmak zorunda.
Tamam mı? Tabii. Olamaz mı? Olur! Pilot arkadaşım havalandıktan sonra sevgilisi bir şiir yazıp, "Neden gözümü kanlı yaşlara bulayıp gitmekten zevk alırsın bilmem ki?"şeklinde bir ifade kullanırsa burada biraz durmak gerekmez mi?
Abartılı değil mi?
Eminim bu duyguları yaşıyordur. Gözünden akan yaşları, "kan damlası" gibi hissedebilecek kadar hüzünlü olabilir. Sevgilisinin "gitmekten zevk aldığını" düşünmesi biraz fazla abartılı değil mi sizce?
Yani gerçeklerden fazla uzaklaşma değil midir bu? Adamın mesleği var, besbelli! Şirket ondan hizmet bekliyor ve karşılığında maaş ödüyor. Durum bu merkezdeyken bu canhıraş dizeler, aşırı duygusallık ve çarpılmış hassasiyet değil midir? Bu kadar uçmanın yararlı olduğuna inanmıyorum. Hayalden öte, halüsinasyon durumlarına yaklaşıldığını düşünebilirim.
Öyle etinden et koparır gibi şiirler var ki kitapta acaba dedim, bunlar yazılırken, yardımcı olsun diye bir şeyler mi koklanıyor veya içiliyor? Çünkü mantığın neredeyse tamamı camdan uçmuş gitmiş, yerini başka bir boyuta bırakmış.
"Ot yeşili bakışlı" sevgiliye dizilmiş öyle duygular var ki bu şiirlerde, karşıdaki partneri alıp, "Bak kardeşim, o olayda durum gerçekten böyle miydi?" diye sorsam sanki, "Yok abla bakma sen ona, elini ver kolun gider misali. Uçup gider böyle işte, boşver sen" demesinden endişelenirim.
Şiirde duygu ve hayallere kapılmak güzel ama bence biraz da gerçekçi olmakta fayda var.
Okuyucu mektubu
Yüksel Uzel'in numaralarını veriyorum
* İki üç ay evvel Güney Afrika'daki seyahatiniz ve Yüksel Uzel hanımın pansiyonu hakkındaki yazınızı okumuştum. Eşimle gitmek istiyoruz ama numaraları not etmemişiz. Lütfen tekrar verir misiniz?
(Yaşar Manginay)
* Sizin gibi bu konuda çok istek geldiğinden Yüksel Uzel'in numaralarını tekrar veriyorum.
Faks: 00 2711646 5125
e-posta: yukseluzel@mweb.com.za
Hayallere kapılmak çok güzel ancak bunun da sınırı olmalı!
Her zaman kişilerin hayallerinin geniş olmasını öneririm. "En uzak ve parlak yıldıza uzanmaktan çekinmeyin" dediğim çok olmuştur. Bana gelen bir "aşk şiirleri" kitabını okurken tavanda bir çizgi olması gerekliliğini hissettim!
Haberin Devamı

