İstanbul/Tunus seferini yapan THY'den memnun kalmakla beraber endişeli anlar da yaşadım. Atatürk Havalimanı'ndan saat 10.30'da kalkması planlanan uçağımıza tam vaktinde bindik. Tüm yerler doluydu. Tarife saatini 15 dakika geçince "olabilir" diye düşündük. Yarım saat geçince meraklandık ve hostese neden kalkışta geciktiğimizi sorduk.
"Efendim Tunuslu bir çift uçağımıza binmişler. Hanım 7 aylık hamile, elinde uçabilir diye doktor raporu var ancak uçuş izni 10 günü aşmış. Uçabilir diye yeni bir doktor raporu olmadıkça uçağımızla seyahat etmeleri uluslararası yasalara aykırı olduğu için uçaktan inmelerini sağlamaya çalışıyoruz."
Arka taraftan sesler yükselmeye başlamıştı. Önce İngilizce sonra Fransızca konuşmalar gittikçe hızlanıyor, 'Biz bu uçaktan inmeyiz' itirazları duyuluyordu. Uçağın kalkışı 40 dakika gecikmişti. Pilotumuzun talimatıyla havalimanının güvenlik birimleri çağrıldı. Önce doktor istenmişti ama gelemeyeceğini bildirmiş, hamile yolcuyu yanına çağırmıştı. Bu da imkânsız olduğundan çifti uçaktan güvenlik birimlerinin indirmeleri gerekmişti.
Tunuslu hamile hanımın eşi, koridorda ilerleyerek yakınımıza geldiğinde neler söylediğine dikkat ettim: "Biz Kuveyt'den THY biletini alırken oradaki yetkili, 'Hiçbir şey olmaz. İstanbul'da transfer olup Tunus seferine binersiniz' demişti. Onunla konuşun, biz inmeyiz."
Hay Allah! Endişelendik. Şimdi güvenlik güçleri gelip sürükleyerek mi indirecekti bu çifti? Adamın sesi biraz daha yükseldi: "Bizim İstanbul'da bir gece daha kalacak paramız yok. Nerede uyuruz? Ne yeriz, ne içeriz?"
Buyrunuz! Ya kaptan pilot yumuşayacak, riski göze alacak, "Bismillah" deyip havalanacaktı ya da yaka paça bu çift uçaktan indirilecekti. Ya indirilirken bir şey olsaydı? Bunun sorumluluğunu kim üstlenecekti? Hamile hanıma dokunulabilir miydi? 50 dakika gecikmiş durumdaydık. Endişelerimiz her dakika artıyordu. Güvenlik güçleri bir bir kapıdan girmeye başladılar. Aralarında hanım yetkili de vardı. Arka tarafa geçip, yumuşak seslerle konuşuyorlardı.
Biraz sonra hamile hanımla eşi, tıpış tıpış kapıya doğru ilerleyip, uçaktan indiler. Sanki sihirli bir değnek, durumu yumuşatmış, sorunu halletmişti. Ancak THY yetkilileri de bir daha doktor raporu tam olmayan hamileliği 7 ayı geçmiş hanımları eminim uçağa bindirmeyecektir.
Dolayısıyla bizim uçağımız o gün Tunus seferine 1 saatlik bir gecikmeyle başladı. Allah'tan başka bir uçağa transfer olmadık. 2 saat 40 dakikalık bir uçuştan sonra başkent Tunus'un havaalanına THY tekerlerleri yumuşacık bir iniş yapıp, yolculardan da esaslı bir alkış aldı!
THY'nin yemekleri çok lezzetli. Aşçıbaşını kutlarım. Hostesler son derece güler yüzlü ve nazik. Hepsi lisan biliyor ve çok yardımcı oluyorlar. Zaten öyle olması gerek. Gidiş ve dönüşte kaptan pilotlar beni kokpite davet ettiler ama bu ziyareti hayatımda birkaç kez yaptığım için artık pilot arkadaşlanmı boşuna meşgul etmemem gerektiğini düşünüyorum. Bu hizmet böyle devam ederse, önümüzdeki sezon THY'nin müşteri potansiyelini artacağı kanaatindeyim.
Hamile hanımların seyahati kolay olmuyor
İstanbul/Tunus seferini yapan THY'den memnun kalmakla beraber endişeli anlar da yaşadım
Haberin Devamı

