"Bill Clinton'ın depremzedeleri ziyaretinde Erkan bebeği kucağına aldığı fotoğrafı hatırlıyor musun?"
"Tabii hatırlıyorum. Türkiye'de efsane olmuş bir fotoğraftır o!"
"O fotoğraftan sonra bizim siyasilerimiz de her fırsatta bir çocuğu kucağına almaya başladı."
"Bence bu, bir tür 'halka iniş' sembolü oldu. Bir de Saddam Hüseyin'in başını okşadığı Iraklı çocuk fotoğrafı vardı."
"Ama o çocuğun 'endişeli' olduğunu hatırlıyorum. Sanki korkmuştu. Çekinmişti. Sanki 'gösteriş' için başı okşanıyordu."
"Sanki küçük çocuk da bunun yapaylığının farkındaydı. Belki bu yüzden çekingen ve 'yabancı' davranmıştı. Doğru söylüyorsun."
"Siyasiler 'halka iniyorum' mesajı vermek için neden hep küçük çocukları seçiyorlar."
"Haksızlık etme. Ben sana bir fotoğraf daha hatırlatayım. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın pazar yerinde yediği soğanı hatırlıyor musun?"
"Doğru, doğru! O fotoğraf da 'halka inen' bir politikacı imgesiydi."
"Hani pazarcı bir yumrukta soğanı parçaladı, cücüğünü Başbakan'a uzattı..."
"Bir de ne demişti? 'Bal gibi tatlıdır' veya 'Şeker gibi tatlıdır.' Başbakan da böyle bir ikramı reddedecek değil tabii."
"Yapay yanı yok"
"Bence bu da Clinton'ın jesti kadar önemli bir imge. Bence bu hareketin hiç de yapay bir yanı yoktu."
"Tabii yoktu. Çünkü Başbakan ısırdıktan sonra gülerek, 'Mahvoldum yahu! Hiç de şeker gibi değilmiş' mealinde bir şeyler söyledi pazarcıya."
"Buna Türk usulü' siyasilerin 'halka inmesi' diyebilir miyiz?"
"Diyebiliriz bence. Neden biliyor musun? O soğanı, o şekilde ağzına atamayacak siyasiler var Büyük Millet Meclisi'nde."
"Kim mesela?"
"Bence her CHP üyesi aynı biçimde ısıramaz o soğanı. Yanlış mı düşünüyorum söyle?"
"Haklısın. Hatta belki AKP içinde bile öyle cuppadak o soğanı ısıramayacaklar vardır."
"Sence, ısırmamak için ne gibi bir özür belirtir siyasiler?"
"Dur bakayım! Şöyle diyebilir: 'Hanım kızar!' veya 'Soğana alerjim var!' veya 'Meclis'i kokutmak istemem'..."
"Sence ısırılması doğru muydu?"
"Türkiye'ye yakıştı. Halk rahatlıkla benimsedi. Hani bir çobana sormuşlar, 'Zengin olsan ilk ne istersin?' diye. O da, 'Soğanın cücüğünü yemek isterim' demiş. Bence soğanın cücüğü bizim için harikulade bir simge. Başbakan doğru yaptı."
"Bence de! Türkiye'nin bugünkü konjonktüründe 'halka inmek' isteyen siyasi varsa soğanın cücüğünü ısırabilmesi lazım."
Okuyucu mektubu
İGDAŞ'tan Sarı Sokak sakinlerine mujde
* 7 Haziran 2004 tarihinde, "Söz verildi ama hâlâ doğalgaz gelmedi" başlıklı haber köşenizde yayınlanmıştı. Yeni Çamlıca Sarı Sokak sakinlerinin doğalgaz talepleri şirketimize ulaştı. Değerlendirilme sonucunda Sarı Sokak'ın 2004 yılı yatırım programına alınmasına karar verildi. İGDAŞ, doğalgazın ekonomikliği, rahatlığı, konforu ve güvenliğinden tüm İstanbulluların faydalanabilmesi için elinden gelen gayreti sarfetmektedir. Hassasiyetinize çok teşekkür ederiz.
(İGDAŞ Basın Müşavirliği)
* Yeni Çamlıca Sarı Sokak sakinleri namına ben sizlere teşekkür ediyorum. Son zamanlarda İGDAŞ'ın basın bildirileri, hizmetin genişletileceği yönünde oldu. Bu arada Çanakkale yöresi kullanıcılarının da benzer taleplerini dikkatlerinize sunmak isterim. Vatandaşın sorularını çabuk cevapladığınızı da takdir ettiğimi buradan belirtiyorum.
'Halka inmek' isteyen siyasiler
"Bill Clinton'ın depremzedeleri ziyaretinde Erkan bebeği kucağına aldığı fotoğrafı hatırlıyor musun?"
Haberin Devamı

