Bebeği istemiyoruz. Fişi çekin! diye yalvaran bir anne ve baba. Hamile sevgilisinin başını buz gibi kurşunlayan Hakan Çakmak!
Allah hiç kimseye yaşatmasın! "Ben Nina'ya gitmek istiyorum" diyormuş Hakan. Her istediğini düşünmeden yapüğı için bu isteğinin de yerine getirilmesini istiyor! Nina'yı nasıl kurşunladığını polise anlatmıyormuş! Acaba "utanç" duyguları mı yaşıyor?
Oysa güzel Nina'nın başında iki kurşun deliği var. Birisi önden girmiş. Herhalde çırpınmış olmalı çünkü Hakan "Yetmedi, dön arkanı bir de kafatasından vurayım!" mı dedi? Çünkü ikinci kurşun da arkadan girmiş. Polise yalvarmasını duyar gibi oluyorum: "Ben Nina'yı görmek istiyorum."
Anne-baba Nina'nın organlarını bağışlamak istiyorlar. Nina'nın arzusuymuş. Birisi hayat vermek için düşünceler taşırken diğeri buzzzz gibi düşünmeden hayat alıyor. Bu tezat insanın tüylerini diken diken ediyor! Kendimi Hakan Çakmak'in anne babasının yerine koyuyorum. Evlatları hayatta ama işlediği suçtan dolayı uzun yıllar hapishanede yaşayacağı muhakkak. Kimbilir ne hayalleri vardı Hakan için oysa şimdi çözülen bir yay gibi her şey bomboş! Kendimi Nina'nın anne ve babasının yerine koyuyorum.
Herhalde kâbuslar basıyordur. Kızları bir gence aşık oluyor, hamile kalıyor, yurt değiştiriyor ve şu anda bir hastane odasında başında iki kurşun deliğiyle bitkisel hayata girmiş, yatıyor. İki aile de perişan oldu. Vah ki vah, vah! Niçin? Neden? Nina, "Bu bebeğin senden olduğunu nereden biliyorsun?" demiş. Sanırım öyle bir haber okumuştum. Böyle bir cümle kızgınlık anında bile uydurulabilinir. Hakan'ın buzzz gibi iki kurşun sıkmasına yetmiş! Vah ki vah, vah! Hakan yakışıklı bir genç. Eğitimini öğrenemedim. Nina da dünya güzeli genç bir bayan. Ama güzellik yetmiyor işte!
Anne ve baba Klaus Topel, bitkisel yaşamla kızlarının hayatta bırakılarak bebeğin gelişmesini beklemek istemiyorlar. Kızımız öldü, bebeği de yanına gitsin diye düşünüyorlar. Dışarıdan hüküm vermek çok zor. Yerlerinde olmak lazım. Yasalarımız, "fişin çekilmesine izin vermiyor." Öbür yanda Hakan'ın anne ve babasının söylediklerini hiç duymadım. Onlar bu konuda ne diyorlar. Çünkü bebek doğsa bile Hakan hapiste olacağı için bakım Hakan'ın ailesine düşüyor. Her iki tarafa da bu dayanılmaz acıda sabır, Nina'ya da rahmet diliyorum.
Okuyucu mektubu
Hapisten çıkınca aynı suçu işliyorlar
Hacettepe Üniversitesi'nden Prof, Dr. Gürhan Çağlayan,
Geçenlerde, "Erkeklerin testosteronu yükselince" başlıklı yazınızdan dolayı sizi tebrik ederim. Rahmetli Prof. Dr. Şefik İnan, ırza geçme suçlarından yargılananların hadım edilme fikrini savunmuştu, Bugün kendisinin fikirleri dünyada demokrasi ve insan haklarına sahip çıkan ABD'de uygulanmaktadır. DİE verilerine göre 1987de 333, 1990'da 9184 ve 2000 yılında da 22 bin 963 ırza geçme vakası yaşanmıştır. Ülkemizin dünya kamuoyundaki itibarı düşmektedir. Konuyu gündeme getirdiğiniz için müteşekkirim.
* Bir veya iki yıl kadar hapis yattıktan sonra çıkanların tekrar kendilerini tutamayıp aynı suçu işledikleri İlmen tespit edilmiştir. Teşekkürler hocam.
Görülmemiş boyutta aile faciası
Bebeği istemiyoruz. Fişi çekin! diye yalvaran bir anne ve baba. Hamile sevgilisinin başını buz gibi kurşunlayan Hakan Çakmak!
Haberin Devamı

