Hürriyet Gazetesi' nde okuyorum ki, Anayasa Mahkemesi, Gelibolu Milli Parkı içinde yere sönmemiş sigara atılmasına, Türkiye ve dünyadaki en yüksek hapis ve para cezasının verilmesini öngören düzenlemeyi onaylamış. Mahkeme gerekçe olarak, Çanakkale Savaşları'nda yaşamını kaybeden yüz binlerce insanın anısının yaşatılması hususunu göstermiş. Hapis cezası 2 yıldan az olmayacak para cezası ise 160 milyon liradan 800 milyon liraya kadar olabilecekmiş.
1995'te yaşadığımız büyük yangının ardından yerli ve yabancı üniversite öğrencilerinin ektikleri minik fidanlar henüz bir metre yüksekliğe gelebildi. Tepeler yeni yeni yeşillenmeye yüz tuttu.
Sigara fırlatmak
Eceabat ile Seddülbahir Köyü arasında uzanan Milli Park yolunda, nisan ve eylül ayları dışında çok fazla trafik görülmez. Ama bu aylarda otomobil camından kutu kola, plastik poşet, sigara fırlatmak alışkanlığı insanlarımızın zihninde, hiç de yapılması yanlış olan bir hareket olarak yer ermemiştir. "Adaaaaaaaaam sende! Kim görecek bu tabiatın içinde?" zihniyeti duruma hakimdir. Bu düşünce yapısını, yüksek (veya alçak) hiçbir eğitim süreci de değiştirememiştir. Pisliğini etrafa boca eden üniversite mezunları olduğu gibi pislik saçmanın yanlış olduğunu düşünen birçok ilkokul mezunu insan tanırım. Bütün mesele pisliğini, yanık veya sönük sigara izmaritini etrafa fırlatanları durdurma çabalarıdır.
Kaliforniya'da otobanda, otomobilinizden bir çöpü yola atarsanız ödemeniz gereken ceza miktarı 1000 dolardır. Dolayısıyla dünyadaki en yüksek para cezasının, Milli Parkımızda uygulanacağı hususu herhalde doğru değildir. Bence, yanık veya sönük sigara izmariti hiçbir surette, hiçbir mevsimde, otomobilden veya traktörden veya minibüsten veya yayalar tarafından yola atılmamalıdır. Bu madde bende öyle bir his uyandırıyor ki, sanki izmarit sönük olursa atılabilir ama yanık olursa atılamazmış gibi! Bu bana mı yanlış geliyor yoksa sizler de aynı fikirde misiniz? Zaten şimdi kaldırıldığını farkettim. Geçen yıla kadar Gelibolu Milli Parkımızın muhtelif köşelerinde dikili olan bir tabelada, "Sigaranızı söndürmeden atmayınız!" ibaresini birkaç kez bu köşeden sizlere de bildirmiştim. Yani söndürerek atabilirsiniz gibi bir tabelaydı o ve bence yanlıştı!
Sönük veya yanık, kuru veya ıslak, naylon veya teneke, plastik veya tahta, Milli Park ve tüm Türkiye dahilinde hiç kimse, "beni gören olmaz" diye pisliğini ve çöpünü yollara, kırlara almamalıdır. Belki cezalar daha da yükseltilmeli, medya aracılığıyla insanlanmıza daha çok duyuru yapılmalıdır.
Belki ispiyonculuk diyenleriniz olabilir ama bir kişinin etrafı kirlettiğini bildiren vatandaşa da küçük de olsa bir ödül verilmelidir. Ödüller çeşitli olabilir.
Hükümetin bu maddi zorluğunda, örneğin belki su veya elektrik faturalarında küçük bir indirim yapılabilir veya Milli Park Müdürlüğü restoranında kirlenmeyi bildiren kişinin ailesine bir yemek verilebilir.
Poşet dağıtılmalı
Bu fırsattan istifade tekrar belirtmek isteyeceğim bir husus da yöreyi ziyaret eden vatandaşlarımızın çöplerini yüzlerce şehidimizin can vererek çarpıştığı mahallerde bırakıp gitmemeleridir. Gelen her otobüsün yolcularına çöp poşeti dağıtılmalıdır. Veya yolcular yanlarında çöp poşetiyle gelmeliler, dolan torbalarını Milli Park çöp bidonlarına uçları bağlanmış çöp poşetleri halinde bırakmalıdırlar.
Bu yörede yüz binlerce insanın anısının bulunmasının, etrafı kirletmemek, düşüncesizlik içinde yakıp yıkmamak için geçerli bir sebep olacağı bir çağdaş Türkiye'nin özlemi içindeyiz.
Gelibolu Milli Parkı'nda yangın tedbirleri
Hürriyet Gazetesi' nde okuyorum ki, Anayasa Mahkemesi, Gelibolu Milli Parkı içinde yere sönmemiş sigara atılmasına, Türkiye ve dünyadaki en yüksek hapis ve para cezasının verilmesini öngören düzenlemeyi onaylamış
Haberin Devamı

