Geçmiş olsun Sakıp Bey...

Dört beş yıl önce çocuklarım, Monte Carlo Rallisi'nin görüntülerini almak için Monaco'ya gidiyorlardı. Bana da "Anne sen de katıl bize" dediler

Haberin Devamı

Dört beş yıl önce çocuklarım, Monte Carlo Rallisi'nin görüntülerini almak için Monaco'ya gidiyorlardı. Bana da "Anne sen de katıl bize" dediler.

Çocuklarımı kıramadım! Uçağa bindik, gidiyoruz. Baktım Sayın Sakıp Sabancı yanımıza geliyor.

"Ayşe Hanım, bayılıyorum şu televizyonda yaptığın programlara. Türkan Hanım da ben de zevkle izliyoruz, bilmeni isterim."

"Teşekkürler efendim."

"Hele hele o kahkahan yok mu? Mest ediyor bizi, mest!"

"Efendim çocuklarımla tanıştırayım sizi. Bu kızım Canan, bunlar oğullarım Ahmet ve Ali. Sakıp Bey siz nereye gidiyorsunuz böyle?"

"Biraz Nice'de dinleneceğim. Bak ne diyeceğim. Yarın bana hep beraber kahvaltıya davetlisiniz. Muhakkak bekliyorum" dedi ve yerine döndü.

Nice havalimanında bizi, çocukların arkadaşı bir İtalyan asilzade ailesi ferdi olan Kont Emmanuele karşıladı ve otelimize götürdü. Öğleden sonra çekimler yapıldı. Ertesi sabah Sakıp Bey'le kahvaltıya Emmanuele'yi de davet ettik. Hep beraber yola koyulduk.

Emmanuele, Fransızları ve Monte Carlo'yu çok sevdiğini her fırsatta belli ediyordu. Bir ara, "Societe General" diye bir banka ismi ilişti gözüme. "Bak Emmanuele, bu ciddi bir banka ismine benziyor" dedim.

"Non, non Madam Özgün. Benim hesabım (şimdi adını unuttuğum bir Fransız bankasının ismini söyledi) şu bankadadır. En iyi banka odur. Ondan başkasına para yatırılmaz" gibisinden bazı methiyelerde bulundu.

Nice'in en görkemli otelinde sözleştiğimiz üzere Sakıp Bey'le buluştuk. Tahmin edebileceğiniz gibi çok kahkahalı ve neşeli geçen kahvaltı masasında Sakıp Bey'e dedim ki:

"Efendim, bu İtalyan arkadaş, bir Fransız bankasını methedip duruyor. Oysa ben Societe General diye bir banka ismi gördüm. Sorduğumda kendi hesabını sadece şu Fransız bankasında (o anda Fransız bankasının ismini hatırladım ve söyledim) tutarmış, diğer hiç bir bankaya şans tanımıyor. Ne dersiniz?"

Sakıp Bey bir gülmeye başladı, bir gülmeye başladı, kahkahası bir türlü bitmiyor. Hepimiz şaşırdık. Neşesinin geçmesini bekledik.

"Söyle o İtalyan'a, o banka bizim bankadır. Parasını doğru yerde tutuyor!" Bu bilgiyi Fransız hayranı Emmanuele'ye böbürlenerek bir açıklayışım var, gerçekten duymanız gerekirdi! Yakışıklı genç kontun gözleri fal taşı gibi açıldı. Çay fincanını kaldırıp Sakıp Bey'i onore etti.

Şu günlerde New York'ta nekahet devresini geçirmekte olan Sakıp Bey'e ve tüm ailesine bu biçimde bir "geçmiş olsun" demek istedim.



Okuyucu mektubu
Havai fişekli bir açılış israf mı sayılmalı?

* Geçen akşam Bağdat Caddesi'nde bir yürüyüş yapmak istedim. Beş dakika geçmeden sanki havadan bombalar yağıyor gibi bir gümbürtü koptu. Caddebostan'da bir plaj açılıyormuş, havai fişek atıyorlar. Bu kadar fukaralık, yokluk varken bu masraf neden yapılır? Kaç okulun badanası, boyası eksik, paralar nerelere gidiyor? Biz ABD miyiz? Kimsede vicdan kalmadı mı? (Hasan Erçelik)

* Havaî fişeklerin çok masraflı olduğunu biliyorum. Kadıköy Belediyesi bu masrafı muhakkak karşılayabilecek bir bütçeye sahip olmalı ki, gençleri sevindirici bu etkinliği gerçekleştirdi. Havai fişek gösterilerini genelde çoluk çocuk, genç, yaşlı, herkesin zevk ve heyecanla izlediğine şahit oldum. Ancak size de katılıyorum. Yalnız şunu söyleyeyim, bu pencereden bakınca tatmadan, bakmadan yaşayabileceğimiz yüz binlerce mal var etrafta. Her şeyi kısıtlayalım mı?

DİĞER YENİ YAZILAR