Gaziantep Öğretmenevi'nde neler oluyor acaba?

Geçenlerde Gaziantep Öğretmenevi'nde bir hadise oldu. Bir bayan, dört yıldır devam ettiği, hiçbir sorunla karşılaşmadığı öğretmenevine gelmiş ancak bu kez kendisini kapıdan sokmamışlar. Bu nasıl oluyor?

Haberin Devamı

Geçenlerde Gaziantep Öğretmenevi'nde bir hadise oldu. Bir bayan, dört yıldır devam ettiği, hiçbir sorunla karşılaşmadığı öğretmenevine gelmiş ancak bu kez kendisini kapıdan sokmamışlar. Bu nasıl oluyor?

Öğretmenevinin önceki gün görevden alınan Müdürü Zekeriya Elifoğlu'nu dinliyorum:

"Efendim, hiçbir sorun yok. Böyle bir olay yaşanmadı. Bu haberler de nereden çıkıyor?"

Muhabir soruyor: "Ama efendim bir şeyler olmuş, bunu araştırmak bizim görevimiz."

"Hiçbir şey olmadı."

"Bir şey olmadıysa bu haberler nereden kaynaklanıyor?"

"Canım olmadı dediysem, basının söylediği gibi olmadı."

"Efendim, siz bize olanları söyleyiniz o zaman."

"Canım bir şey yok. Gelen arkadaşımızın üyelik kartı yanlış düzenlenmiş. Bundan kaynaklanan bir durum var ortada."

"Yani, üyelik kartı mı yanlışmış?"

"Evet. Yani burası için yeni üyelik kartları düzenlendi. Bu yeni kart kendisinde yokmuş."

"Bu yüzden mi yani?"

"Evet, bu yüzden, yeni kartı olmadığı için içeri alamamışlar."

"Siz kendisiyle konuştunuz mu?"

"Hayır, o gün ben konuşmadım, kendisiyle bugün konuştum."

"Bugün de mi geldiler? Efendim, lütfen anlatınız da bizler sizi bir daha rahatsız etmeyelim."

"Peki peki... Bakınız öğretmenevlerinde belirli bir kılık kıyafet uygulanır. Buraya gelenlerin yakınları da düzgün ve sade olmalıdırlar. Tutanaklarımıza göre bu hanımın üzerinde beyaz ince tül, yani tenini gösteren, iç çamaşırlarını gösteren bir bluz varmış. Pantolonu ayaktan basene kadar devam ediyormuş!"

Daha fazla dinlemeye dermanım kalmadı sayın okuyucular! Ekranda o esnada öğretmenevinden çıkan bir hanım dikkatimi çekti. Ocakta yemeğim vardı. Hemen mutfağa koştum.

Dikkat... Dikkat...
Evimizdeki telefonlar artık lüks mü?
Geçenlerde evindeki telefonu, hastanede yattığı süre boyunca kullanmadığı için Telekom'dan gelen yüksek faturaya itiraz eden bir beyefendinin şikâyetini bu köşede duyurmuştum. Durumu gözden geçiren Telekom Müdür Vekili Mükerrem Ekmen ve Basın Yayın Müdür Vekili Ayşe Aktaş'tan aldığım açıklayıcı yazıda, "... Hat kontrollerinde fazla ücret kaybına neden olabilecek herhangi bir olumsuzluğa rastlanılmadı. Ücrette hesap hatasının olmadığı hususu müşterimize 4.4.2004 tarih ve 4194 sayılı yazıyla bilgilendirildi" deniyor. Ayrıca, "2002 Aralık ve 2003 Ocak dönemi toplam ücretleri olan 184.100.000 TLnin ödenmemesi üzerine ihbar mektubu gönderilmiş, buna rağmen ödeme yapılmadığından..." diye uzun açıklamalar belirtilen mesajda neticede telefon iptal edilmiş ve faiz toplamı, şubat (31.500.000 TL.) ve mart (6.600.000 TL.) 2003 dönemleri masraflarına ilaveten icra masrafı, vekalet ücreti ve faiz ücreti de ilave edilmek suretiyle borç hesaplanmıştır. Eski yıllardan da başka borçları çıkartılan abonenin borçlarını tahsil etmek için durumun bir "anlaşmalı avukata" verildiği belirtiliyor. Son cümlede de "itiraza konu telefonun bağlı olduğu santralin teknik özellikleri nedeniyle görüşme ayrıntıları verilememektedir" deniyor. Ben Telekom'a bu ayrıntılı açıklama için teşekkür ediyorum. ABD'de de uygulanan bu "anlaşmalı avukat" sisteminden son derece çekindiğimi de belirtmek istiyorum. Başka söyleyecek söz de bulamıyorum. Artık telefonlarımız birer "lüks" aracı olma yolunda mı diye de merak ediyorum.

DİĞER YENİ YAZILAR