GAP projesi niçin başlatılmıştı?

Türkiye, dünyanın gıda sepeti olmaya aday tarımsal üretimi başarmak ve kuraklık çeken doğu yörelerimizi sulayarak mümbit topraklar elde ermek için GAP projesini başlatmadı mı?

Haberin Devamı

Türkiye, dünyanın gıda sepeti olmaya aday tarımsal üretimi başarmak ve kuraklık çeken doğu yörelerimizi sulayarak mümbit topraklar elde ermek için GAP projesini başlatmadı mı?

Atatürk Barajı büyük merasimlerle açılmadı mı? Tüm vekil vükela açılışta bulunmadı mı? Yerden, havadan, içerden, dışardan fimler, belgeseller çekilmedi mi? Dış ülkelerden gelen itibarlı konuklarımıza bu gelişme gururla gösterilmedi mi? GAP projesi ve ülkeye sağlayacağı imkânlar yıllarca gündemin en üst köşesine yerleşmedi mi? Son yıllarda GAP'dan "çıt" çıkmadığının da farkındayız.

Geçen gün Vedat Yenerer'in konuğu olan "Cumhuriyet"in Yurt Haberler Müdürü, "Suyu Bekleyen Toprak" kitabının yazan, aslen Urfalı Mehmet Faraç'ı dinliyorum. Durmadan anlatıyor. "Yörede devlet yok, jandarma yok, kontrol yok!" diyor.

2,5 milyar dolar
Harran Ovası'ndan nasıl bir mahsul almaktayız? Yöre vatandaşları pamuk, buğday, arpa, sebze; hangisini ekip biçerek geçimlerini sağlamakta?

"Hintkenevirinden esrar üretilir. Dünya, Harran Ovası'ndan tüm esrar ihtiyacının yüzde 74'ünü elde etmektedir" diye iddia ediyor Mehmet Faraç bey.

"Suyu Bekleyen Toprak" kitabını alıp hemen okumam gerekiyor.

Bir istatistik öğreniyorum. Türkiye'nin tarımsal ürün ihracata yılda 2,5 milyar dolanmış. Bunlar da fındık (dünya birincisiymişiz), kuru üzüm vs. Buna karşılık bizim tarım topraklarımızın sadece yüzde 20'si büyüklüğündeki Danimarka, tarım ürünleri ihracatından takriben 5 milyar dolar kazanç elde ediyormuş. Yani bizim iki mislimiz.

Amerika ve Almanya gibi ülkelerin gıda ürenleri ihracatını duymak bile istemiyorum. Hektar başına bizim aldığımız verimle onlarınkinin karşılaştırılmasından yüzüm kızarıyor.

Su anda Başbakan'm etrafının gıda teknolojisi taze / dondurulmuş / konserve gıda eksperleri; gıda paketleme / sevkiyat uzmanları, ekoloijik tarım ekipleri ve tanm mühendisleriyle sanlmış olması gerekmez mi? Bütün bu arkadaşlar koordinasyonlu bir biçimde gece gündüz, dur durak bilmeden, çalışmak zorunda değiller mi? Yoksa köylünün karşısına dikilip, "En kazançlı çıkmak için ne ekmeniz gerekiyorsa onu ekiniz" deyip ortadan kaybolamazsınız.

Uzmanlarınızla siz karar veriniz! Nereye, ne kadar ne, nasıl ekilirse en uygun verim elde edilir, ihraç edilir ve para kazanılır? Yıllardır yokluk içinde tarlasına ya buğday, ya mısır ekmiş binlerce çiftçi arkadaşım bilemez. IMF "zeytini kes, kivi yetiştir dedi" ile olmaz bu işler.

Her karış toprağımız analiz sonucu tanınmalı. Dünyadaki ihraç ürünleri gazete manşetlerimizi süslüyor. Colombia'dan bir salkım üzüm bilmem kaç lira! Biz niye aynı üzümü yetiştirip ihraç edemiyoruz? Neden bizim sarımsağımız ithal kadar iri dişli ve kolay soyulabilir değil?

Gıda petrolden daha önemlidir. Bilmez misiniz? Buna bir de su potansiyelini ekleyiniz. Joker olarak da turizmi çakınız! Daha tekstil ve sanayiden hiç bahsetmedik. Sadece bu iki koz kartla, dünya bizimdir.

Kimse Türkiye'yi yenemez. Bunu anlamak zor mu? Bu saydıklarım sizin "duble yolunuzdan, döviz iniş çıkışlarından, Bilderberg toplantılarından" daha önemlidir.


Dikkat... Dikkat...
Dr. Kriton Curi anısına konser

Yarın, Kadıköy Belediyesi Sağlık ve Sosyal Dayanışma Vakfı, Prof. Dr. Kriton Curi (nur içinde yatsın!) anısına, Kozyatağı Çamlık Parkı Gönüllüleri Çamlık Korosu Şef Tolga Özkabakçı yönetiminde Türk Sanat Müziği konseri düzenledi. Saat 20.30'da başlayacak bu konsere istanbul dışında olacağımdan katılamayacağım. Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk ve yetkilileri bu güzel girişimleri için kutluyorum. Herkesin giderek keyifli bir akşam geçirmesini diliyorum.

DİĞER YENİ YAZILAR