Ey yüce ve tarihi Mardin! Sen kimlere reklam oluyorsun?

Önce şaka bir haber zannettim. Ama CHP Mardin Milletvekili Muharrem Doğan'ın yaptığı, Naomi tablosunu güzel mankene takdim ediş resimlerini görünce, "Pes doğrusu, haber doğruymuş" dedim

Haberin Devamı

Önce şaka bir haber zannettim. Ama CHP Mardin Milletvekili Muharrem Doğan'ın yaptığı, Naomi tablosunu güzel mankene takdim ediş resimlerini görünce, "Pes doğrusu, haber doğruymuş" dedim. Neresinden başlasak? Derdimizi kimlere anlatsak? Bence, o resim Naomi'nin resmi değil. Güneşte çok yanmış, bronzlaşmış, sapsarışın bir hanımın kumsalda oturmuş mayolu görüntüsü. "Nü... Resim nü" diye yaygara koparılıyor. Yani "çıplak" deniyor ama ben bikini gördüm. Belki de resim siyah beyazdı, anlaşılmıyor. Bırakın Naomi'yi bir tarafa, resim tıpkı Ahu Tuğba'ya benziyor! Bir tek Ahu denize girerken ve güneşlenirken boynuna böylesine birkaç kolye, kollarına da bilezikler takar. Saçını da arkalara aslan yelesi gibi bir tek Ahu atar! Şimdi sayın CHP milletvekili kameraları çağırıyorlar, nü bir tablo da söz konusu. Mardin'i dünya haritasına yerleştireceğiz diye de kutsal bir gerekçe uydurulmuş. Tabii medya geliyor. Hiç şüphesiz Naomi'nin menajeri de etkili ve bilgili Türk danışmanlarca ikna edilmiş (yıllardır dünya basınını izliyorum ve bence zaten o menajer, Naomi'yi her yere sürüklüyor). Muharrem Bey'in bu ilgi odağı altında, mesajını vermesi kalıyor.

"Kendim boyadığım bu resmi Mardin halkı adına Naomi'ye hediye ediyorum." Buyrunuz! Acaba soruldu mu Mardin halkına? Devam ediyor CHP milletvekili: "Mardin'in tarihi ve kültür zenginliğini dünya ölçeğinde tanıtmak için UNESCO nezdinde... " Tam buralarda bir yerde bende ipler kopuyor sevgili okuyucular! Standartlar yerlerde geziyor! "Amaaaan, boşver! Muharrem Bey Mardin'in reklamını yapıyor işte" diyenleriniz olabilir. Bence Mardin dışında birilerinin reklamı yapılıyor!

'Fahri hemşerimiz olun'
Medya yoğunluklu bu tarihi fırsatı fitilinin dibine kadar değerlendirecek ya Muharrem Bey? Devam ediyor cümlesine: "... UNESCO nezdinde fahri hemşerimiz olmanızı istiyoruz!" Gelin de Aziz Nesin'i rahmetle anmayın şimdi! Ne cevap versin kız? "Memnuniyetle kabul ediyorum. Mesleğimin dışında UNESCO gibi bir kuruluş nezdinde görev önerdiğiniz için (yani UNESCO görevlerini genellikle Muharrem Bey önerirmiş gibi) kabul ediyorum!" Bu takdimi müteakiben Naomi'den çok ciddi bir soru geliyor: "Mardin'e gelmek için özel uçak tutmana gerek var mı?" El cevap: "Gerek yok! Sizi en iyi şekilde ağırlarız. Yeterki siz Mardin'e bir kız öğrenci yurdu ya da okul yaptırın." Bendeniz yerin dibindeyim! Yüzüm utançtan kıpkırmızı! Naomi gittikten sonra menajeri aramış: "Mardin'de 5 yıldızlı otel var mı?" Muharrem Bey de demiş ki: "Kendisini tarihi konakta ağırlayacağım." Şimdi bizler bu tarihi konaklarımıza alışığız. En nihayetinde bizler, "Yurdum insanıyız" ama İstanbul'da kaldığı otelde binbir kaprisine uygun oda hazırlattırmazlarsa gelmeyeceğini belirten, hatta medyanın anormal ilgisi karşısında hava limanında "Geri dönerim bak" tehditlerini savuran Naomi, Mardin'deki tarihi konakta ne yapacak, merak ediyorum.

Muharrem Bey'in eşleri Seyhan Hanım da eşini kıskandığını ama bu işlerin Mardin için yapıldığını bildiğinden, yıllardır süren birlikteliklerine güvendiklerini söylemişler. İşte bu bilgiyi alınca rahatladım. Muharrem Bey bir de çengi gibi bir Türkan Şoray, bir de erkeğe benzeyen Mona Lisa tabloları yapmış! Görmeniz gerek! Kimbilir daha ne eserleri var? Memlekette sorunlar alev alev etrafı sarmışken bu tabloları yapmaya nasıl vakit buluyor, hayret ediyorum. Ey koca tarihi Mardin! Sen kimlerin reklamı için nelere katlanıyorsun? Derin üzüntünü anlıyoruz ve katılıyoruz.

DİĞER YENİ YAZILAR