En nezih köşe Haliç olmalı!

Geçenlerde VATAN gazetesindeki bir haber dikkatimi çekti. Haliç'teki tersanelerin bu noktada ne işi olduğu sorgulanıyor

Haberin Devamı

Geçenlerde VATAN gazetesindeki bir haber dikkatimi çekti. Haliç'teki tersanelerin bu noktada ne işi olduğu sorgulanıyor. Doğrudur, İstanbul'un en gözde bölgesi olması gereken, tarihte yerini "Altın Boynuz" olarak almış bu güzel coğrafyada çok eski tarihlerden kalma Haliç Tersanesi ve diğer özel tersanelerin yarattığı görüntü kirliliğini artik görmemiz gerek. Biçimsiz ve paslanmış demir yığınları görüntüsünü andıran bu güzel nokta aslında ne kadar alımlı, cazip ve ferah bir görüntü verebilir. Endişem nedir bilir misiniz, kişiler, görüntü kirliliğine alışıp vurdumduymaz olabiliyorlar. Yıllardır Unkapanı Atatürk Köprüsü'nden geçenler, bu çirkin görüntüye alıştılar diye korkuyorum. Sanki aynı manzaraya bakıp bakıp, görmemezlik durumuna geçiyorlar. Oysa durum çok çirkin ve rahatsız edici.

Bu yetmezmiş gibi bir de yangın tehlikeleri yaşanıyor. Bakınız geçen hafta burada tamir gören şehir hatları vapuru "Suadiye"de bir yangın çıktı. Saatler sonra kontrol altına alınabildi. Bir tek bu sebep, tersanelerin başka bir yöreye taşınmaları için yeterlidir bence.

Belediye yer gösteremiyormuş. Yetkileri dahilinde değilmiş. Deniz müsteşarlığı karışırmış. Nuh Nebî'den kalma yasalarla bu işler nasıl değişecek? Belediyenin sorumlu olduğu topraklarını işgal ederken her şey iyi güzel de taşınmaya gelince belediye karışamazmış.
Yeni deniz müsteşarımızı takdirle izliyoruz. Bu konuya bir çözüm getirmesini bekliyoruz.

Diyelim başarıldı ve tersaneler Haliç'ten taşındı. Alternatiflerin hemen üretildiğini öğreniyorum. Eski valimiz Erol Çakır bu alanı bir polis eğitim merkezi için kullanmak istemiş. Üniversite burayı kampus yapmak istemiş. Kasımpaşa Derneği kültür, spor, turizm merkezi olmasını istemiş.

Hepinize bir, "Durun bakalım!" diyorum.

Buranın ne olmasına şehir planlamacılarımız karar vermelidir. Öyle, "Boş yer buldum, göz koydum"la olmamalı işler. Estetik kaygılarımız olmalı. Bir ihale açılmalı. Hatta uluslararası bir konkur da olabilir, herkes katılmalı ve kazanan proje Haliç'i gerçekten hak ettiği konuma kavuşturmalı.

Bence bu yapım için Dünya Bankası gibi kuruluşlardan finansman alınabilinir. Çünkü "Golden Horn" koruma altına alınabilecek kadar dünya halkları tarafından tanınan bir yerdir.

Haliç kıyı şeridinin her noktası mükemmel olmalı. Yemyeşil, tertemiz ve estetik, görüntüleri o kadar cazip olmalı ki İstanbul kartpostallarının arasından en çok Halic'in fotoğrafı olanlar satılmalı.


Okuyucu mektubu
"SSK işkencesi ne zaman sona erecek?"

* Sayın Tayyip Erdoğan'a köşenizden sesleniyorum, önceki hükümet döneminde SSK'ya bağlı vatandaşların, sağlık ocakları gibi ayakta teşhis ve tedavi hizmeti veren tesislerden, sevk işlemine gerek olmaksızın doğrudan yararlanması öngörülüyordu. Ya uygulama? Ülkede "uygulansın" diye çıkarılan bir çok yönetmelik uygulanmaz, SSK yetkilileri, "vatandaş kuyruğa girsin, bize muhtaç olsun" felsefesini güdüyor. Yönetmelik neden uygulanmıyor? SSK kurumlarında muayene olmak için günlerce telefon başında uğraşıyoruz. Oysa sağlık ocaklarında bu hastalar rahatlıkla muayene olabilirler. (Kazım Tekin)

* SSK yetkililerinin, "vatandaş bize muhtaç okun" felsefesi olduğuna hiç katılmıyorum. Teşekkürler.

DİĞER YENİ YAZILAR