Bence yaşamda kişilerin büyük hatalara düşmelerine önemli oranda duygularının esiri olmaları sebep olmakta.
Burada bahsettiğim büyük hata gerçekten büyük hata olarak algılansın. Yoksa küçük hatalar çok önemli izler bırakmadan geçip gidebilmekteler.
Büyük hatalar yaşam temelinizi esaslı biçimde sarsarak durumları değiştirebilecek niteliktedirler.
Sizin kontrolünüz dışındaki sarsıntılardan bahsetmiyorum. Bunlar da mevcut ve çoktur ama kontrolünüz dışında geliştikleri için yapabileceğiniz bir şey yoktur. Örneğin ailenizle seyahat ederken karşıdan gelen bir otomobilin size çarpması sonucu eşinizi ve çocuklarınızı kaybetmeniz gibi...
Benim değinmek istediğim durum, sizin büyük bir tutku ve duygusallıkla, tüm mantığınızı camdan fırlatarak, hukuksal, sosyal veya geleneklere ters kabul edilen büyük risk olarak görülen bir durumu "isterim de isterim" diye tutturma durumunuzdur.
Başkalarının soğukkanlı öğütleri size fayda etmez. Söylenen her söz, her cümle size daha çok batmaya, sizi daha çok sıkmaya başlar. Çünkü duymak istediklerinizden uzaktır.
Bu, "Ne olur aklını çalıştır" konuşmalarının boşa kürek çekmek olduğunu konuşan bilir. Çünkü ha duvara konuşmaktadır, ha size.
İşte böyle bir açık denize açıldığınızda tutkunuzla siz yalnızsınızdır. İstediğinizi elde edersiniz. İstediğinizi elde ettiğiniz saniyeden itibaren de aşağı doğru düşüşünüz başlar.
Bu öylesine hızlı bir düşüştür ki yere çarptığınızda sizi derin bir çukura itecektir. Eskiden aklınıza bile getiremeyeceğiniz durumlara sokacaktır.
Sadece sizi mi? Hayır, yakınınızda kim varsa etkilenecektir. Beraberinizde onları da aynı çukurun çeşitli kademelerine indireceksiniz artık.
Bazen maddi hasar, kara bir çadır gibi etrafınızı saracaktır. Ruhunuzda açılan yaranız ise elle tutulamayacak, ilaçla tedavi edilemeyecek bir duruma gelecektir. Neden? Çünkü düşüşe geçtiğiniz andan itibaren tekrar çalışmaya başlayacak olan aklınız, size durmadan şu cümleyi tekrar edecektir:
"Keşke gecen zamanı geri getirebilsem. Keşke şunu yapmasaydım veya keşke bunu yapmasaydım."
Yitirilenler yitirilmiştir ve zamanın geçmesinden başka ilacınız yoktur. Sonra bir sabah bakacak, güneşi, gökyüzünü ve dallardaki yaprakları tekrar görmeye başlayacaksınız. Bir kedi miyavlaması, bir simitçinin bağırması, size yaşama tekrar sarılma motivasyonu verecektir.
İşte bu noktadan itibaren yaptığınız hatadan bir ders çıkartarak tekrarını önlemek adına hayata devam ediniz. En gerçek öğretmen tecrübedir.
Eski durumunuza gelebilmek, eski güneşli günleri geri getirebilmek gücünüz varsa, hiç durmadan gece gündüz deneyin. Başaranlar olmuştur. Ancak başaramazsanız da "Elimden geleni yaptım, olmadı" dersiniz ve yeni durumu kabullenirsiniz. İyi şanslar...
Okuyucu mektubu
Truva Mobilya size yardımcı olacaktır
* Truva Mobilya'dan koltuk takımı aldık. Bir iki gün sonra kumaşta defo gördük ve döşeme hatası vardı. Haber verdik. "Satılan mal geri alınmaz" dediler. Koltukları geri vermek istediğimizi rica ettik, 300 milyon iade gerekiyordu ancak 150 milyon verdiler. Bu para bizim için çok önemli. (Esma Tilki / Çanakkale)
* Truva Mobilya, Çanakkale'de en beğendiğim mağazalardandır ve eminim yeni çıkan Tüketici Hakları Yasası'nı biliyorlardır. Size yardım edeceklerdir. Çünkü AB'ye girmemiz için çıkan bu yasa, tüketici haklarını korumaktadır. Yükselen bu standartlar sayesinde Truva Mobilya ileride ürünlerini Avrupa'ya satabilecektir.
En gerçek öğretmen tecrübedir
Bence yaşamda kişilerin büyük hatalara düşmelerine önemli oranda duygularının esiri olmaları sebep olmakta
Haberin Devamı

