Emine Erdoğan Hanım'ın, Washington gezisinde ziyaret ettiği Kadın Sığınma Evi'nde Afrika asıllı Amerikalı bir hanımın hikâyesini dinlerken çok duygulandığı dikkatimi çekti. Amerikalı hanımın hikâyesi eminim çok hüzünlüydü. Kimbilir nasıl deneyimler yaşamış, başına neler gelmişti? Yanılmıyorsam çok duygulanan Emine Hanım'ın gözünden yaşlar da süzüldü.
Dünyanın her noktasında kadınların üzüntülü durumlarla karşılaştığını, bunlarla başa çıkmaya çalıştıklarını, çaresizliklerinin son noktasında bu durumdan kurtulmak için Kadın Sığınma Evleri'ne başvurduklarını hepimiz biliyoruz. ABD'de Kadın Sığınma Evleri, başlı başına kurumlar halinde ülkenin her köşesinde tesis edildiği için oradaki kadınlar bizimkilerden daha şanslı. Bu evlerde kendilerine sadece başlarını sokacakları bir çatı ve bir sıcak çorba temin edilmemekte, hırpalanmış vücut ve ruhlarının tamiri için hem doktorlar, hem psikologlar, hem de hukuki haklarını savunmak için gerekli avukat ve danışmanlar hizmet vermektedir.
Kendimi Emine Hanım'ın yerine koyuyorum da böyle hassas bir deneyim yaşadıktan sonra ülkeme dönsem, "Ben ne yapardım?" diye düşünüyorum. Sanırım ilk önce Ankara civarındaki bir kadın sığınma evini ziyaret eder, oradaki hanımların dertlerini dinlerdim. Sonra İstanbul'da Mor Çatı'ya uğrar, oradaki hukukçu ve psikologların hangi durumlarla karşılaştıklarını öğrenirdim.
Mesaj gönderdim
Bütün bu bilgileri topladığım zaman da aynı ABD'de olduğu gibi bizim ülkemizde de bu tür kurumların her kasabamıza yerleşmesi gerekliliğine inanırdım.
İşte tam bu noktada ülkemizdeki tüm belediye başkanlarımıza bir mesaj gönderir, hangi ilimizde kadın sığınma evi olduğunu, hangisinde olmadığını tespit ederdim. Bundan sonra başkanlarımıza bu sığınma evlerinin kurulması gerektiğini, bir kampanya başlatacağımı ve bu kampanya sayesinde çeşitli etkinlikler düzenleyerek maddi imkânlar elde ettikten sonra bu evlerin yapımı için belediyelere yardım edeceğimi bildirirdim. Bu araştırmalar sonucunda belki de belediyelerimizde bu evleri açabilmek için yeterli maddi güç vardır, bilemem. Tek bildiğim husus, bu evlerin açılma gerekliliğidir.
Bu evlerin açılmasına gerek olmadığını belirten her belediye başkanına yanlış düşündüğünü, her uygar ve çağdaş ülkenin bu hizmeti sağladığını, Türkiye'deki muhtaç hanımlara bu hizmetin temin edilmesinin şart olduğunu belirtirdim.
Örneğin, geçen yaz Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek Bey, yeni kadın sığınma evleri açacağı hususunda bana söz vermişti. Bu köşeden kendisine hatırlatma yapmama rağmen bir daha hiç o konuya dokunmadı. Belki Emine Hanım kendisini ararsa harekete geçer. Bu konuda Emine Hanım'ın çabalarını, ezilmiş ve ezilmekte olan ama çaresizlikten çıkış yolunu intihara kadar götürmeyi bile düşünebilen tüm dertli kadınlarımız beklemektedir.
Okuyucu mektubu
"Memurlara Sicil Affı ne zaman çıkacak?"
* Devlet Bakanımız Sayın Mehmet Ali Şahin, eski kamu görevlileri için küçük bir hatadan veya suçtan görevden alınma durumlarını kapsayacak "Sicil Affı" ne zaman çıkacaktır? Çok küçük hatalardan dolayı mağdur olmuş binlerce memur var. Hepimiz "Sicil Affı"nı bekliyoruz. Lütfen bizleri daha fazla mağdur etmeyiniz. (Adı bende saklı)
* Böyle bir af beklendiğini bilmiyordum. Muhakkak sizin gibi benzer durumda çok memur vardır. Devlet Bakanı Sayın Mehmet Ali Şahin hassas bir kişidir. Böyle bir affın söz konusu olup olmadığını bizlere muhakkak bildirecektir. Bu af çıksa da çıkmasa da buradan duyuracağız çünkü bekleyenler ya boşuna ümitlenmesinler ya da hangi tarihte çıkacağı hakkında bir fikir sahibi olsunlar.
Emine Erdoğan Washington D.C.'de!
Emine Erdoğan Hanım'ın, Washington gezisinde ziyaret ettiği Kadın Sığınma Evi'nde Afrika asıllı Amerikalı bir hanımın hikâyesini dinlerken çok duygulandığı dikkatimi çekti
Haberin Devamı

