Ekranda savaş görüntüleri

Tam yatak odası kaloriferinin havasını boşaltıp dilimlerini sabunlamıştım ki kapı çaldı. Bildiniz tabii Rukiyeciğim gelmiş. "Hayrola Rukiye, epeydir görünmüyorsun." "Sorma Ayşe, bu Irak savaşından vakit bulamıyorum ki!"

Haberin Devamı

Tam yatak odası kaloriferinin havasını boşaltıp dilimlerini sabunlamıştım ki kapı çaldı. Bildiniz tabii Rukiyeciğim gelmiş.

"Hayrola Rukiye, epeydir görünmüyorsun."

"Sorma Ayşe, bu Irak savaşından vakit bulamıyorum ki!"

"Seni duyan da General Tommy Franks'in yaveri sanar Rukiyeciğim!"

"Vallahi olabilirim Ayşe, valla olabilirim. Gözümü televizyondan ayıramıyorum ayol!"

"Sen BBG evini izlerdin, hayrola?"

"Bu orayı da geçti güzelim. Kim bakar BBG'ye? Savaş var ayol savaş!"

"Doğru söylüyorsun Rukiye. İnsan hem çok üzülüyor hem de garip bir heyecanla seyrediyor."

"Hah işte! Al benden de o kadar. Bende de garip bir heyecan oluyor. Bomba 'Ha şimdi düştü, ha şimdi düşecek' misali."

"Bize film gibi geliyor. Sanki oyuncular aktör, dumanlar ve patlamalar numara! İlginç değil mi?"

"Hele şu şeyleri izledin mi?"

"Neyleri?"

"Hani tanka binmiş Amerikalı gazetecileri? Hani onlara 'askerlerle yatağa girenler' diyorlarmış. Yahu bu ayıp bir durum değil mi?"

"Bak İngilizcede 'embedded' demek, 'gömülü' demektir. Nasıl biliyor musun? Elindeki yüzük var ya? Hani pırlantası, altın halkanın içine gömülmüş ya? İşte ona 'embedded' denir. Yani, 'koyun koyuna yatağa girme olayı' değil bu!"

"İyi ki söyledin. Ben de sandım ki, askerlerin kalabalığından, muhabirler de onlarla aynı yatağı paylaşmak zorunda kalıyorlar."

"Olur mu öyle şey Rukiye? Bak sana ne soracağım, sence bu harbin en sevimsiz yanı neresi?"

"En sevimsiz yanı? Ne bileyim, belki kimin hayatta kalıp kimin ölebileceğinin bilinmemesi?"

"O doğru. Ama benim itiraz ettiğim bir husus daha var. O da 'arazi mayınları!' Tabii onlar da çöl kumlarına veya toprağa gömülüyor. Yani 'embedded' oluyor ve asker fark etmeden basıp ayağını hatta bacağını kaybediyor. Bu aletin dünya üzerinde kullanımını men etmek gerek!"

"Katılıyorum sana Ayşe. Bunlara basıp sakat kalmış insanların bir belgeselini izlemiştim. Haklısın vallahi, bunlara yasak gelmeli."

"Savaşta her yol 'mubahtır' derler ya? Bence bu yöntem 'mubah' olmamalı!"

"Bence de bu mayınları döşemek yasaklanmalı. Açsana televizyonu Ayşe. Ben izlemeyeli bakalım savaşta neler olmuş?"

"Bak Rukiye! Kendini kaptırma bu kadar. Biz savaşta değiliz Allah'a şükür! Hepimizin işi gücü var. Onlan da aksatmamamız gerekiyor."

"Vallahi 'alışkanlık' yarattı bende. Ya devamlı ararsam?"

'Yahu geçenlerde ARKO kremlerinin yeni çıkarttığı ürünlerden bir takım elime geçti. Vallahi bayılırsın. Losyonu var, nemlendiricisi var..."

"Ayşe beni oyalamaya çalışıyorsun değil mi? Peki ben de bir takım ARKO alayım, peki!"


Dikkat... Dikkat...
İyi bir eleman kazanmak isteyenler!

Anadolu'nun güzel, şirin bir kentindeki yerel kanalda İngilizceye çok iyi vakıf olan, günde aralıksız 13 saat çalışan, Reuters'i tercüme eden, haber yazan, montaj yapan ve haber sunuculuğunu başarıyla yürüten, diksiyon dersleri almış, hoş bir bayan, ulusal bir TV kanalında iş aramaktadır. Bu elemanı kazanmak isteyenler beni arasınlar. (F. Hanım, lütfen bana telefon numaranızı fakslayınız!)

DİĞER YENİ YAZILAR