ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, malûm fotoğraflar ortaya çıktığından beri ilk olarak basının önüne geldi ve sorulara cevap verdi.
"ABD, bu durum karşısında Irak halkından ve dünya kamuoyunda özür dileyecek mi?"
Soru, son derece net ve direkt bir biçimde soruldu. İşte fırsat, işte tam yeri. Bekledim. Rumsfeld biraz durdu, biraz düşündü, bir iki "hııkkk" ve "eee"den sonra (mealen söylüyorum) dedi ki: "Irak'ta işkence yapılmamıştır. Durum istismar edilmiştir. Bu istismarı yapanlar hakkında soruşturma açılmıştır. Yapılan bu istismar hiçbir şekilde ABD halkının anlayış, yaklaşım ve normlarını yansıtmamaktadır. Tüm dünyaya bu yapılanların normal olmadığını anlatmak zorundayız.
"İzole vakalardır"
Kontrol ve kumandada bir kırılma meydana gelmiştir. Ancak bu durum şimdi düzelmiştir."
"Ama benzer durumların başka hapishanelerde de yaşandığı ciddi şekilde iddia ediliyor?"
"Bizim kuvvet güçlerimizin eğitim sisteminde değişiklik yapıldı. ABD vatandaşları, harikulade insanlardır. Silahlı kuvvetlerimiz de aynı. Görmüş olduklarınız, izole vakalardır. Aralık ayında yapılacak seçimlere kadar zor zamanlar yaşanacaktır. Önceki rejim, ölüm tarlalarını andırıyordu. Toplu katliamlar yapılıyor, toplu mezarlar açılıyordu. Iraklıları çok zor bir devre beklemektedir. Koalisyon güçlerine karşı konulmaya devam edilecektir.
Hem Irak'ta hem de dünyanın diğer bölgelerinde. İspanya gibi saldırılar devam edecektir. Konseyin aralık ayına kadar koalisyon güçlerinden devralacağı geçici idareyi beğenenler, beğenmeyenler olacaktır. Bazısı kızacak, bazısı beğenecektir.
Ama, herkesin aralık ayındaki seçime kadar bu idareyi kabul etmesi gerekecektir. Gerçek idare seçimden sonra iş başına gelecektir."
Gördüğümüz gibi bu rezil fotoğrafların ortaya çıkmasıyla vantilatöre çarpan pislik karşısında, Rumsfeld Irak ve dünya kamuoyundan özür dilememiştir. Zaten bu tür söylentiler uzun zamandır kulaktan kulağa dolaşmaktaydı. Fotoğraflar söylentilerin doğru olduğunu kanıtlıyor.
Daha da önemlisi, hapishanelerdeki tutukluların yaklaşık olarak yüzde 60'ının tutuklanma sebepleri bilinmiyormuş. Bunların arasında kadınlar ve delikanlılar varmış. 10 yaşlarında küçük kızlara kelepçe bile takılıyormuş. Bütün bu bilgileri CNN International'ın yorumcularından alıyorum.
ABD'nin olağanüstü bir olumsuz imaj batağına saplandığı apaçık ortadadır. Ortaya atılan iddialara göre Rumsfeld ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Richard Myers, bu fotoğraflar ortaya çıkmadan önce yapılanlardan haberdarmış.
Soru Rumsfeld'e, gene bir basın mensubundan geldi:
"Duyduğumuza göre siz bu fotoğrafları ve haberleri daha önceleri duymuşsunuz fakat buna karşın tedbir almamışsınız?"
"Hayır. Bir rapor vardı. Evet. Biliyorum. Hepsini okudum mu? Gözden geçirdim ve sonuç bölümünü okudum. Ama fotoğraflara gelince, hayır, bu fotoğraflann kopyaları bana gelmedi."
Tam bu sırada Rumsfeld, yardım istercesine yanındaki Genelkurmay Başkan Yardımcısı'na dönerek adeta sessizce "Bana yardım et" diyor. Ama generalin yüz ifadesi allak bullak. Son derece derinden üzüldüğü gözlerinin ifadesinden besbelli. Adeta ağlamaklı. Sessiz kalıyor.
Konuyu kapatıyor
Fotoğraflardan hiç haberi yokmuş gibi yapıyor. Önüne bakıyor. Susuyor. Yeni bir soru alan Rumsfeld, konuyu kapatıyor.
Burada ABD medyasını kutlamak istiyorum. Çok açık ve yalın biçimde eleştiriler yapılmakta ve durum kınanmaktadır. Arap halkın kalbini ve fikrini kazanmak ve El Cezire televizyonuna rakip olmak amacıyla ABD tarafından kurulan Arapça kanalda yapılan yorumları da ABD medyası eleştirmekte hiç gecikmedi.
"Amerika'nın borazanı" lakabı takılan bu kanalda, her durumun çok yumuşatılarak verildiği belirtildi. Evet! Pislik, vantilatörün en hızlı döndüğü bir dönemde kanatlara çarptı. Her taraf allak bullak.
Ebu Garip Hapishanesi'nde çekilen fotoğraflar
ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, malûm fotoğraflar ortaya çıktığından beri ilk olarak basının önüne geldi ve sorulara cevap verdi
Haberin Devamı

