DSİ'ye alınmayan 'hanım' inşaat mühendisleri konuşuyor

Geçenlerde Devlet Su İşleri'ne alınacak inşaat mühendislerinin 'erkek' olması koşuluna dikkat çektiğimde, Genel Müdür Prof. Dr. Veysel Eroğlu beni bizzat aramış ve Doğu Anadolu'nun zor şartlarında yapılacak baraj inşaatlarına hanım inşaat mühendislerinin alınmamasını tercih ettiklerini belirtmişlerdi

Haberin Devamı

Geçenlerde Devlet Su İşleri'ne alınacak inşaat mühendislerinin 'erkek' olması koşuluna dikkat çektiğimde, Genel Müdür Prof. Dr. Veysel Eroğlu beni bizzat aramış ve Doğu Anadolu'nun zor şartlarında yapılacak baraj inşaatlarına hanım inşaat mühendislerinin alınmamasını tercih ettiklerini belirtmişlerdi. Bu konuda çok fazla faks, e-posta ve mektup aldım. Bu mesajların hiçbiri de DSİ'nin görüşü desteklenmiyordu. Yerim el verdiği nispette birkaç okuyucumun görüşünü özetle aşağıda sizlerle paylaşmak istiyorum:


"Bizler kadın inşaat mühendisleri olarak mesleğimizin gerektirdiği her türlü ortama uygun yetiştirildik. 2 yıldır tayin sıramın gelmesini bekliyorum. T. C. sınırları içerisinde hiçbir il ayrımı yapmadan çalışmaya hazırım. DSİ Genel Müdürü Prof. Dr. Eroğlu'nun size yaptığı açıklamayı şaşkınlıkla okuyup ne günlere kaldığımızı, bizlerle nasıl alay edildiğini, Türkiye'nin nasıl sabote edildiğini herkesin anlamasını istiyorum."


"Ben cumartesi günkü yazınızı okuyan ve konuya duyarsız kalamayan bir bayan muhasebe elemanıyım. DSİ Genel Müdürü'nün açıklamaları beni ve eminim ki aklı selim sahibi hiç kimseyi tatmin etmemiştir. Ben de aynı cinsiyet ayranından mağdur muhasebe elemanıyım. Devlet muhasebe elemanlarında 'erkeklik şartı' ararken acaba "Bayanların kafası hesap kitaba yatmaz. Onlar masa süsüdür. Onların 'narin' beynini bu işlerle uğraştırmayalım" diye mi düşündüler? Bence Prof. Dr. Eroğlu Bey hanımlara iş hayatında tahammülleri olmadığı için bu talihsiz açıklamayı yapmıştır. Bu zihniyeti tehlikeli buluyorum..."


"DSİ Genel Müdürü'nün konu ile ilgili yaptığı açıklama beni şoke etti! Bir iki sözcükle (biz hanımlara kıyamadığımız için onlar sadece büroda çalışmalıdırlar) ifadesinin altında yatan samimiyetsizliğini bu ülkede kimsenin yutmayacağı bir gerçektir. İfadeleri talihsizliktir. Hakarettir. Bizler okulda erkek arkadaşlarımızla eşit şartlarda okuduk. Şantiyelerde 'kız-erkek' ayrımı olmadan, yan yana ve omuz omuza staj yaptik. Bu açıklama ile Türkiye'nin nereye gittiği belli olmuştur."


"Cumartesi günkü yazınızı okurken profesörlük makamındaki bir şahsın bu kadar basit düşünmesi beni çok üzdü. Medyada takip ettiğime göre sadece inşaat mühendislerinde değil, alınacak toplam 160 memurdan 130'unda erkek olma şartı aranmaktadır. Yine aynı 'www.osym.gov.tr' sitesinde yayınlanmış olan ilanda Toprak Mahsulleri Ofisi de alacağı muhasebeci ve eksperlerde, Devlet Hava Meydanları İşletmesi de alacakları Hava Trafik Kontrolörü adaylarında erkek şartı aramaktadır. Acaba devlet bu arkadaşlan arazide mi çalıştıracaktır?"


"Benim ablam DSİ Genel Müdürlüğü Barajlar ve Hidroelektrik Dairesi Başkanlığı'nda uzun yıllardır çalışıyor. Verilen her göreve seve seve gitmiştir. Ne benim ablam ne de aynı bölümde yıllardır çalışan bayan arkadaşların hiçbiri, kendilerine doğuda veya batıda şantiye kontrol işi verildiği zaman sayın Genel Müdür'ün bahsettiği gibi mazeretler öne sürmemişlerdir. Terörün en yoğun olduğu dönemlerde bile Bingöl'deki Özlüce ve Kığı Barajları'na, Batman'daki Batman Barajı'na, Muş'taki Alpaslan Barajları'na gereken zamanlarda kontrol için gittiler ve hiçbir zaman 'ben bayanım, oralara gitmem' şeklinde bir mazeret ileri sürmediler. Birçok şantiyemizde bayan arkadaşları da zaten çalışmaktadırlar. Durum bu şekilde gelişiyorsa, Üniversitelerdeki inşaat bölümlerine bayan öğrenciler de alınmasın. Böylelikle mağdur olmazlar."


"DSİ Genel Müdürü'nün yaptığı açıklama çok komiktir. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu ve benzeri bir ayrımcılığa meyil verecek bir adım inanın tarihimize kara bir leke olarak geçecektir. Burada alınacak memur sayısı önemli değildir. Burada 'zihniyet' önemlidir. Atatürk'ün kurmuş olduğu Türkiye Cumhuriyeti'nde kadın-erkek aynmı yapılamaz. Bu iyi bilinmelidir. AB'ye girmek için çaba sarfeden hükümetin bu uygulama ile ülkemizi gerici, irticacı gibi göstermeye hiçbir hakkı yoktur. Biz toplum olarak yaşadıklarımızdan ders almalıyız. Bu uygulama, tabiri caizse bize sopa göstermektir. İlgili mercilerin yaptıkları hatayı görüp gerekli tedbirleri almalarını bekliyoruz."

DİĞER YENİ YAZILAR