Diyanetin fetvaları neleri kapsıyor?

Santimetrekare olarak ölçülse Sayın Bekir Coşkun'un köşesi hiç de büyük değil. Ama kocaman kocaman düşüncelerini buraya bal gibi sığdırıyor. Hem de esprili bir biçimde yerleştiriyor

Haberin Devamı

Santimetrekare olarak ölçülse Sayın Bekir Coşkun'un köşesi hiç de büyük değil. Ama kocaman kocaman düşüncelerini buraya bal gibi sığdırıyor. Hem de esprili bir biçimde yerleştiriyor. Geçenlerde Bekir Bey'in Diyanet'in, Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk'ün saç ektirmesiyle ilgili muhteşem bir yazısı vardı. "Şayet Sayın Süleyman Demirel saç ektirseydi, Diyanet kaale bile almaz ama başa çıkamadığı aydın yorumlu Yaşar Hoca ektirirse derhal bir fetva çıkarırlar" mealinde bir yazı yazmış. Ellerinize sağlık diyorum.

Gerçekten, ülkede başka dert kalmamış gibi adeta Televole'yi andıran, medyanın altinı kalın çizgilerle çizdiği magazin türü bu haber hakkında Diyanet'in fetva çıkarması çok ama çok garip.

From dolduracaksınız
Biliyorsunuz artık herkesin nüfus cüzdanının yenilenmesi gerek. Bunu başarmak için bağlı olduğunuz nüfus memurluğuna gidecek ve bir form doldurup eskisini verip yenisini alacakmışsınız.

İtalyan asıllı bir okuyucum dikkatimi çekti: "Yeni cüzdanımı alırken ne sordular biliyor musun Ayşe hanım? Bağlı olduğunuz din hangisidir?" Bu çağda hâlâ bunu sorabiliyorlar. Başka hiçbir uygar ülkede insanlar fişlenir gibi sorgulanmadığı halde buyrunuz bizde antika bir sistemle gene soruluyor!

Ben nüfus cüzdanımı henüz yenilemediğim için uygulamayı bilmiyorum. Ancak insanların dini inanç sistemleri sorgulanıp, bu da nüfus kayıtlarına geçiyorsa bence saygısızlık yapılıyor. Kartlar yenileniyorsa bu sorunun çıkarılması gerek. Belki Diyanet İşleri, hocanın başındaki kıllar hakkında değil de bu konuda bir fetva verebilir. Bekir Bey'e yüzde yüz katılıyorum.

Ankara'dan okuyucum Mehmet Kılıç da şunları yazıyor: "Kitabımızı yeterince okuyup anlamamaktan ileri gelen durumlar, Müslümanların yeterince ve lâyık olduklan huzura kavuşmalarını önlüyor. Yüce kitabımız Kur'an'da türban ve tesettüre yer verilmemiştir. İşte ispatı: Nur Sûresi'nin 31'inci ayetinde, 'Mümin kadınlara da söyle. Gözlerini, bakılması yasak olan şeylerden çevirsinler. İffetlerini korusunlar (El, yüz, ayak ile bu uzuvlarda bulunan yüzük, kına ve sürme gibi). Kendiliğinden görünenler müstesna, ziynetlerini açmasınlar. Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar' büyütülmüştür. Kur'an'in başka hiçbir yerinde giyim konusuna değinilmemektedir. Ayrıca böyle giyinmeyenlerin
cezalandınlacaklarına dair hiçbir hüküm de bulunmamaktadır."

İzmir'den bir bayan okuyucum ise bunu teyit ediyor ve soruyor: "Durum böyleyken özellikle değişik renk ve biçimde bağlanan kabarık ve kat kat örtüler birer cazibe noktası haline gelmekte, saç kılları kapanmakta ama gerçek ziynetler (kalın altın zincirler, uçlarında sallandırılan büyük süsler, yüz makyajları, sürmeler, alınmış kaşlar, allıklar, rujlar, rimeller, pudra ve özel kokular... vs.). Kur'an a uyuyoruz gölgesi altında bir moda yaratma çabasından başka hiçbir şey değil midir bu? Bayan Gül, Türkiye'yi AİHM'ye şikâyet ederken gerçekten Kur'an'in emirlerini mi uyguladığını savunacaktır? Hem de önce boynundaki ziynetleri örtmeden!"

Ne mutlu bize ki, değişik görüşler, değerlendirmeler demokratik ve laik ülkemizde konuşulup tartışılabiliyor. Nur içinde yatsın Kemal Atatürk!


Okuyucu mektubu
Capitol'ün haberi yoktur
A. Gafur Alpaslan

* Kasım 2002'de Capitol Çarşı Mağazasından 139.950.000 TL vererek ÇAT marka bir ayakkabı aldım, iki hafta giydikten sonra derisi bozuldu. Aldığım yere götürdüm, değiştirmiyorlar.

* Capitol Çarşı Mağazası çok beğendiğim alışveriş merkezlerinden biridir. Nasıl oluyor böyle durumlar, anlamak zor. Yetkililerinin bîr yanlış iletişim sonucu durumdan haberdar olmadıklarını zannediyorum.

DİĞER YENİ YAZILAR