Dev Türkiye'nin uyanışı geliyor!

Bu yazıyı kaleme aldığımda henüz TBMM'de oylama yapılmamıştı. Sınırlarımıza girmiş bulunan yabancı askerleri ve mühimmatlarını derhal çıkartmalıyız

Haberin Devamı

Bu yazıyı kaleme aldığımda henüz TBMM'de oylama yapılmamıştı. Sınırlarımıza girmiş bulunan yabancı askerleri ve mühimmatlarını derhal çıkartmalıyız.

Zaten çıkmak istediklerini, üslerimizi kullanmak istemediklerini belirttiler. Biz bundan böyle kendi yağımızla, kendi kendimize kavrulmayı öğrenmeliyiz! Yıllardır beceremediğimiz çok önemli bir işlem bu! Bölük pörçük, kıyıdan köşeden, küsuratlı yardımlarla, "Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz" hesabı, yuvarlanıp durduk. Bu durumlarla tam anlamıyla kalkınamayacağımız meydanda.

Bize daha zorlayıcı tedbirler gerek! Tam dibe vurmadık henüz. Vuralım bence. Hanya'yı Konya'yı başka türlü anlamamız mümkün değil. Bu belli.

Mustafa Kemal'in çizdiği misak-ı milli içinde, kendi arka bahçemizi, kendimiz toparlamaya mecburuz. Bir de kendi içimize kapanmayı deneyelim.

Belki o zaman devlet ve özel sektör ve büyük şehirlere kümelenmiş halkımız, gelişmemiş tüm yörelere dağılıp, oraların kalkınmasını sağlar.
Dünyanın gelişmiş ülkelerine bakınız. Hepsinin arka bahçesi derli toplu. Hepsi de kendi fikir ve zikirleriyle, gerek şeytani manevralar, gerek durmadan çalışarak, gerek suiistimallerle, gerek kolonileriyle, gerek yaratıcılıklarıyla ama hepsi ilk önce ülkelerinin her köşesini kalkındırdılar.

Artık sıra bizde! Her fırsatta haykırdığımız, "Önce Vatan" fikirlerimizi uygulamaya koyalım. Hani, "Memleketime aşığım, bu ülke için canımı veririm" diye yıllardır iddia ediyoruz ya? "Benim cennet vatanım" diye söylüyoruz ya? İşte bizlere ispat zamanı!

Bu sözleri söyleyenler büyük bir çoğunluk. Hem de çok yetkili vazifelerdeler. Kim bunlar mesela? Mesela, tüm bürokratlar, tüm medya mensupları, tüm siyasiler, tüm işadamları, tüm sanatçılar, tüm işçiler, herkes! Herkes! Herkesin bu ülkeye çok
ama çok derin bir tutku ve aşkla bağlı olduğunu biliyoruz.

Bu aşırı memleket tutkusuna rağmen, Mustafa Kemal'in gözünü yummasından beri, bir türlü kalkınamadık. Sebepler çeşitli. Kalkınamadığımız belli, işte bu aşırı memleket tutkusunu, doğru düzgün bir yapıcı enerjiye çevirmemiz için bizlere bir fırsat doğmuştur. ABD yönetimi ne diyor? Yeni dünya düzeni!

Bize ne gerek? Kalkınmış bir Türkiye! Kolay mı? Hiç değil! Biz de zoru başaralım istiyorum.

Korkunç bir değişim, devinim, çalışma, uyanma ve yeniden doğma! Hem de kimseye muhtaç olmadan. Kendi kendimize! Gururla!

Olağanüstü bir fedakârlıkla! Bu bir devin uyanışıdır bayanlar baylar! Bu bir devin uyanıp, silkinip, çalışıp, hak ettiği seviyeye kendi alın teriyle, demokrasi içinde, insan haklarıyla, gururlu bir biçimde uzanıp, ulaşmasıdır.

Dışarıdan gelecek onlarca acıtıcı okları karşılamaya hazır olmalıyız.

"Ya borçlarımız ne olacak? 73 milyar dolar ne olacak?" diye soranlar olursa, söyleyiniz onları takside bağlasınlar. Alimallah öyle bir öderiz, öyle bir öderiz ki, şaşar kalırlar!


Okuyucu mektubu
Sanırım kısa zamanda ödenecek

* Çanakkale 18 Mart Üniversitesinde çocuğu okuyan bir anneyim. Emekliyiz. Çocuklarımız Başbakanlık bursu ya da katkı kredileriyle ancak masraflarını karşılıyorlar. AK Parti hükümeti sözde bu desteği kaldıracakmış. 'Sürpriz kaynaklar bulduk!" dedikleri bu mu acaba? Yazıklar olsun. Lütfen bu paraları ödesinler. (Neriman Yılmaz)

* Hükümetin bu paraları ödememe karan alacağını hiç sanmıyorum. İki - üç ay önce de böyle bir gecikme olmuştu. Sanırım en kısa zamanda ödenecektir.

DİĞER YENİ YAZILAR