'Çocuklarım olduğu için Irak'a gittim'

Geçtiğimiz pazar günü, Larry King Live'da Sean Penn'in Irak'a yaptığı 3 günlük seyahatten sonra gerçekleştirdiği ilk röportajı canlı olarak izledim

Haberin Devamı

Geçtiğimiz pazar günü, Larry King Live'da Sean Penn'in Irak'a yaptığı 3 günlük seyahatten sonra gerçekleştirdiği ilk röportajı canlı olarak izledim.
Sean Penn'i, Madonna'nın ilk kocası olmasından öte tanımıyordum. Babası Leo Penn, McCarthyizm mağduru olmuş, oğlunu sağlam yetiştirmiş, milliyetperver bir yönetmenmiş. Gelelim Sean Penn'e ve Irak seyahatine. Sözlerinin önemli noktalarını mealen sıralayacağım:

Yumruğu yemiş bile
* Teknolojide bu kadar ilerleme kaydettik ama enspektörler hâlâ kitle imha silah varlığının ipuçlarına ulaşamadı. Hükümetimiz, bu silahlar hakkında bildiklerini bizlerle paylaşmalı. Halk olarak bir şey bilmiyoruz.
* Amerika, dünyanın polisi olmak zorunda mı?
* Irak'ın bombalanmasından sonra Arap ülkeleri bize gerçekten tehdit oluşturacak teröristleri desteklemezler mi?
* Üç gün içinde gördüğüm Irak'ta şoka girdim. Dicle nehrine hergün 2 ton çöp dökülüyor ve suyun içilir, kullanılır hali kalmamış. İlaçsız, gıdasız, inanılmaz kalabalık sınıflarda yetişen bir çocuk nesli var ki, bunlar yarın benim çoluk çocuğumun karşısına çıkacaklar.
* Irak halkının tek kabahati Saddam'ı desteklemesi. Oysa biliyorlar, bal gibi biliyorlar ki Saddam, hergele tavırlarına rağmen suratının ortasına yumruğu yemiş durumda. Nasıl mı? Irak halkı biliyor ki tüm havasına rağmen enspektörler, Saddam'ın saraylarının yatak odalarına bile girip çıkabiliyor. Bu onlar için öyle bir zul ki! Yani Saddam zaten burnunun üstüne yumruğu yedi.
* Şu anda Kuzey Kore, Afrika, çevre kirliliği, binlerce sorun gözümüzün önünde dururken Amerika "savaş" diye tutturmuş durumda. Bunun yanlış olduğuna
kesin olarak inanıyorum.
* Hükümetimiz, cumhuriyetçilik ilkelerine sığmayan bir yaklaşım içinde. Cumhuriyetçilik ihanetsizliktir, anayasanın sınırlan içinde kalmaktır, elinden geldiğince yaptığın işin en iyisini yapmaktır, milliyetçiliktir. "Tarih olgusunun" kaale alınmasıdır. Rumsfeld benim seyahatimi desteklemiş ancak Başkan tasvip etmemiştir.

Felaket bir durum
* "İyi ki burada yaşamıyorum dedin mi?"
Oraya lüks bir daire almaya gitmedim. Uygulanan ambargo neticesi meydana gelen felâket durumu görünce hasta bir yavrunun odasından çıkarken dikkat etmek bakımından, kapısını bile sert kapatmamaya özen göstermemiz gerekirken, üstüne bombalar yağdırma ihtimali ve icraat planı içinde olmamız beni çok endişelendiriyor.

* "Evlisin, çocukların var. Eşin sana, 'Gitme, çocuklanmız var. Kendini tehlikeye atma' demedi mi?"
Ben çocuklarım olduğu için oraya gittim.
Bu söyleşi bana ilginç geldi. Sizlerle paylaşmak istedim. Daha çok uzun ama yerim kalmadı.

DİĞER YENİ YAZILAR