Haberi okuyorum: "Emniyet Genel Müdürlüğü Sözcüsü Ramazan Er, geçen yıl meydana gelen şiddet içerikli 132 bin 120 olayda 20 bin 755 çocuğun mağdur olduğunun belirlendiğini kaydetti."
Zurnanın tam "zırt" dediği yere hoşgeldiniz! Şiddet eken fırtına biçer! Yıllardır ekranlardan sizlere açıkladım. Çocuklarınızı dövemezsiniz! Sizden daha küçükler diye kolları, elleri sizlerden daha çelimsiz diye siz onun üç mislisiniz, vurdunuz mu yapıştırırsınız diye çocuklarınızı dövemezsiniz!
Çocuklarımızı daha çok annelerimiz dövüyor. Gelin şunu itiraf edelim. Annenin sinirlendiği anlarda onu çileden çıkaran çocuk olsun olmasın; eşi de olabilir, kaynanası da olabilir, ağabeyi de olabilir, komşusu da olabilir ama bu kızgınlık genelde muhakkak çocuğa yapılan fiziki saldırıyla son bulmaktadır.
Alkol alan babaların gözlerinin hiçbir şey görmediğini; görmediği bir tarafa, istediği hayali şeyleri gördüğünü göz önünde bulundurursak sarhoş babaların eşlerini, çocuklarını nasıl dövdüklerini; avuç yetmedi, kol yetmedi, baston yetmedi, ip yetmedi, halat yetmedi odun parçasıyla kovalayıp dövdüklerini biliyoruz.
Yazıklar olsun!
Sokak çocuklarıyla yaptığım birçok programda kalabalık aile çocuklarının ev ortamına (üvey anne veya üvey baba ortamı da olabiliyor) dayanamayıp evden kaçtıklarını ve sokaklarda sefil biçimde yaşamaya başladıklarını gördük. Aileler bu çocuklarını arama zahmetine bile girmiyorlardı.
Her ülkenin gurur konusu çocukları, bizde sorun konusu olduğu için yüzüm kıpkırmızı, utanç içindeyim. Yazıklar olsun bizlere, düşünmeyen kafaya, düşünmelerini istemeyen, düşünmeden çocuk yapmalarını, kendi menfaatleri için teşvik eden çağdışı zihniyetlere! Yuh olsun size!
Çocuklarımız bizim her bir doğal kaynağımızdan daha önemlidir. Hazinemizdeki milyonlarca dövizimizden, yollarımızdan, tesislerimizden, gelecek turistten, IMF heyetinden, sizlerden çok daha önemlidirler. Beyler!
Bakın ne hallere düşürdünüz en değerli varlıklarımızı, bakın!
Çocuk bakım evleri, ülkenin her kasabasında kurulmalıdır. Çocuğunu döven cezaya çarptırılmalı, çocuklar muhakkak koruma altına alınmalıdır.
Okuyucu mektubu
Tekirdağ, Saray İlçesi sakinleri gece uyuyamıyor!
* Şimdiye kadar çok sakin olan ilçemiz son aylarda rastgele arka arkaya açılan barlar sebebiyle bu özelliğini tamamen yitirdi. Bu yerler ikamet alanlarının hemen içerisinde. Müzik yayını bazen gece saat 02.30'a kadar sürüyor. O kadar kuvvetli ses yayılıyor ki, bırakın uyumayı, koltuklarımızda bile oturup bitmesini bekleyemiyoruz. Emniyete şikâyet ediyoruz ama gelen memurların bu yer sahipleriyle samimi diyalog içine girdiklerini görüyoruz. Evimizin tam ortasında durmadan bir davul çalıyor! Sabah okula gidecek çocuklarımız, yaşlı hastalarımız işe gidecek aile fertlerimiz var. İzin verilirken "gerekli ölçüm yapıldı" diyorlar. Ne ölçümü? Kaç desibel olduğunu sordum haberleri bile yok! Üstelik kapı önlerimizde gençlerin geç saatlerde kavga etmeleri, küfürlü konuşmaları, nara atmalarını da işin bir başka boyutu. Ayşe Hanım, lütfen sesimizi duyurup bize yardım ediniz.
* Şikayetinizi derhal köşemize alıyoruz. Yetkililerden açıklama bekliyoruz.
Çocuğunu döven bir halkız!
Haberi okuyorum: "Emniyet Genel Müdürlüğü Sözcüsü Ramazan Er, geçen yıl meydana gelen şiddet içerikli 132 bin 120 olayda 20 bin 755 çocuğun mağdur olduğunun belirlendiğini kaydetti."
Haberin Devamı

