Çivi çiviyi sökmek zorunda mıdır?

Bir insanın dünyaya gelişiyle gidişi arasındaki yaşam kalitesi ne kadar önemlidir? Buna karşılık bir ülkenin toprak metrekaresi, insanına sağlanacak yaşam kalitesinden daha önemli olabilir mi?

Haberin Devamı

Bir insanın dünyaya gelişiyle gidişi arasındaki yaşam kalitesi ne kadar önemlidir? Buna karşılık bir ülkenin toprak metrekaresi, insanına sağlanacak yaşam kalitesinden daha önemli olabilir mi? Bugün gelişmiş ülkelerde doğan erkek veya kız çocuğunu bekleyen şartlar, gelişmekte olan bir ülkede doğan çocuğu bekleyenlerden çok farklı mıdır? İnsanların çok değişik şartlarda büyümeleri, aynı manzaraya baksalar bile birbirinden değişik algılamalara sebep olur. Aynı manzaraya bakıp da olayları, olumsuz bir biçimde şartlanmalarınızın koyduğu limitler içinde görürseniz o ülkeye faydalı bir lider olmayabilirsiniz.

Atatürk'ün büyüklüğü
Faşist, demokratik, monarşist vs. zorla babadan oğula intikal veya seçimle iktidara gelenlerin hedefi ne olmalıdır? Bir ülkeyi idare etmeye talip olanların dünya görüşleri, bilgi ve birikimleri, vatandaşına duydukları saygı çok önemlidir.

Şayet idareciler, vatandaşının iyi hallere kavuşmasından çok kendi güçlerini pekiştirme peşindeyseler, bu duyguya marazi bir biçimde tutku halinde alışmış ve bırakmak istemiyorlarsa vatandaşın başı dertte demektir. Bu tür ülkelerde çiviyi ancak başka bir çivi sökebilmektedir.

Saddam, "elimdeki petrol kaynaklarına göz koymuş bir Amerikan yönetimi, bana savaş açıp kuyularımın üzerine oturmaya hazırlanmakta" diye mi olayları değerlendirmektedir? Yetiştiği ortam bu pencereden başka bir manzara görmesine imkân tanıyabilir mi?

İşte büyük Mustafa Kemal'in sahneye giriş kapısı buradadır. Mustafa Kemal, toprağa egemen olmaya Osmanlı yönetimleri kadar önem vermemiştir. Bugün üzerinde bulunduğumuz Misak-ı Millî sınırlarını daha 1911 yılında çizmiştir, inanmayanlar tarihçi Cemal Kutay'dan bunun kanıtını görüp öğrenebilirler! Mustafa Kemal toprak yerine insanı odak noktası haline getirmiştir.

Olağanüstü bir biçimde inandığı Türk insanının, vizyonlu ve çalışkan bir yönetimle dünyanın lider ülkeleri arasına katılabileceğinden hatta bu ülkelerin en büyüklerinden birisi olabileceğinden hayatının hiçbir noktasında en ufak bir şüpheye düşmemiştir.

Bu öyle eline bir tüfek alıp dan dan kurşun atıp, bıyık burmayla olacak iş değildir. Evvel emirde kadınlara tam eşitlik sağlanmasıyla, çağdaş eğitim sistemlerinin kurulmasıyla, demokratik ve laik bir sistemin oturtulmasıyla, sanatsal inceliklerin vatandaşların ruhuna işleme olanaklarının yaratılmasıyla, her vatandaşı kucaklayacak adil ve uygar bir hukuk sisteminin yerleştirilmesiyle, kızdığın dış komşularına bile yumuşak bir diplomasiyle duygularını kontrol ederek yaklaşmasıyla, Anadolu halkının kalkınmasının öne alınmasıyla dil, tarih ve bilime verdiği önemle, savaşın dertlerini bilerek barışa verdiği öncelikle, uygarlık kriterlerinin doğru tanınmasıyla... Daha o kadar çok olgu var ki burada bırakıyorum. İşte Türk farkı. Dünya kamuoyu da bu farkın bilincinde. Ama yeter mi? Gerilediğimizi hissettiğiniz anlar oluyor mu? Benim çok oluyor.


Okuyucu mektubu
Şişli Etfal'e övgüler yağdı
Nilgün Aksoy

* Babam Avni Kılıç'ı Etfal Hastanesi'nin 2'nci genel cerrahi bölümünde bir ay yatırmak zorunda kaldık. Yakın ilgi gördük. Ben de durumu yakından gözlemledim. Bu hastane mükemmel bir hizmet veriyor. Herkes bilsin diye size bu mesajı gönderiyorum. Hep eleştirecek değiliz ya bazen de takdir gerekir...

* Haklısınız, "Marifet iltifata tabidir" derler. Babanıza geçmiş olsun diyorum.

DİĞER YENİ YAZILAR