CHP Mardin Milletvekilimiz Muharrem Doğan Bey aradılar. Geçenlerde manken Naomi'ye takdim ettikleri resimle alakalı yazıma değinerek sanırım iki saate yakın konuştular. Mardin'in UNESCO listesinden çıkarıldığı haberinin doğru olmadığını belirttiler. 4-5 ay önce UNESCO'dan bir bey gelip Mardin'i gezmiş. Sonunda Mardin Belediye Başkanı'na demiş ki: "Mardin çok kirli, çok pis ve yokluk içinde bir yöre. Buraların toparlanması gerek. Bu gerçekleşmeden bir şey yapamayız." Buna ilaveten, "Zaten biz daha UNESCO'ya müracaatımızı bile yapmadık ki reddedilsin" dedi Milletvekilimiz.
Ben, tarih ve kültür mirası zengini Mardin'in Jamaica doğumlu bir mankenin, hayatta hiç görmediği bu kentin fahri hemşerisi olmasıyla tanınamayacağını, bilakis bu saptamalarla bir ihtimal yanlış bile yorumlanacağı endişesini taşıdığımı, çağdaş dünyada tanıtım faaliyetlerinin bazı ev ödevlerimiz yerine getirildikten sonra ele alınması gerekliliğini bildirdim.
"Herkes her şeyi bilemez. Siz mimarsınız, o konuda uzmansınızdır ancak tanıtım başlıbaşına bir konudur ve bilenler tarafından ele alınması gerekir. Kaş yapayım derken göz çıkarma misali, bilmediğiniz konularda bilenlere danışmanız en akıl kârı olandır."
"Ben Naomi'nin resmini yaptım, bu vesileyle de..."
"Siz Madonna, Elvis Presley, İngiltere Kraliçesi, David Beckham gibi şöhretli kişilerin tablolarını yapan dünyada kaç kişi olduğunu biliyor musunuz? Bunların hepsi de bu fırsatı benzer emeller için değerlendirmeye kalkışsalar ve buna izin verilse şöhretler her yerin sponsoru olurlar. Bir kişi hiç gitmediği, bilmediği bir Anadolu kentinin fahri hemserisi nasıl olabilir?"
"Elektrik ve su yok"
"Ben ona broşür verdim. Bir de kitap, hem İngilizce hem de Türkçe."
"Aslen Jamaica'lı olan Naomi'nin ülkesine zatiâliniz hiç gittiniz mi?"
"Hayır gitmedim."
"Oranın sorunlarını bilir misiniz?"
"Hayır bilmem."
"Naomi kendi ülkesine mi yardım etmeli yoksa Mardin'e mi?"
"Bilmem. Peki, hata yapmış olabilirim ama Mardin'i de tanıtmak istiyoruz. Tarihi binaları ele alalım. Eski taş evlerin tuvaletleri hep bahçelerdedir ya! Şimdi geliyor bugün oturanı, terasın bir kenarına kıytırık bir tuğla örüyor, burası tuvalet oluyor. Önüne gelen de bu yeni tuvaleti gönlü hangi rengi çekerse boyuyor. Kimisi mavi, kimisi yeşil, kimisi turuncu. Olur mu ya? Hem şu anda döndükleri evlerinde elektrik ve su olmayan binlerce köylümüz var. A. Latif Şener Bey maddi imkân sağlamamaktadır. Buraya bir fakülte kurdurmak istiyoruz, o da yapılmıyor. Ne yapacağız biz?"
"Bakın sayın Milletvekilimiz. Siz başınızı yastığınıza koyup uyuyabilecek bir durumda değilsiniz demek. Çünkü vatandaşlanmızın eksiklikleri giderilmeden, Mardin tertemiz olmadan, çarpık inşaatlar durdurulmadan, sanırım size huzur yok. Sadece size değil, AKP'li ve CHP'li ve de bağımsız hiçbir milletvekilimize huzur yoktur. Bu güzel ülkemizin her gelişmemiş yöresi gelişmeden, 550 milletvekilimize huzur yoktur. Ateşten gömlek budur işte Milletvekilim. Naomi tablosu değildir efendim."
"Sayın yazarım, sen de geliyorsun geliyorsun hep o Naomi tablosuna geliyorsun. Tamam, yaptık bir hata işte. Şimdi ne yapacağız?"
"Karanlıkta yaşayan ve susuz vatandaşların dertleri giderilecek, sokak, kaldırım, ev, mahalle hepsi temizlenecek. Mardin yatinmcılar için cazip bir biçime sokulacak. Mardin'den çıkmış, bugün Avrupa'da refah içinde yaşayan kimbilir kaç işadamı vardır. Onlardan yardım istenecek. Yapacak iş çok sayın Milletvekilim, çooook!"
CHP Mardin Milletvekili ile yaptığım telefon konuşması
CHP Mardin Milletvekilimiz Muharrem Doğan Bey aradılar. Geçenlerde manken Naomi'ye takdim ettikleri resimle alakalı yazıma değinerek sanırım iki saate yakın konuştular
Haberin Devamı

