Hani Ümraniye'de salondaki bir düğünü anlatmıştım sizlere. Hani damat hafta sonları nişanlısına gidemiyordu çünkü çok masraf oluyordu.
Neyse bu arkadaşlarım evleneli 7 ay oldu! Geçen gün damatla karşılaştım. Biraz sohbet ettik. "Ne haber oğlum? Evlendiniz, mutlu musunuz? Kiranı ödeyebiliyor musun? Elektrik su paralarını karşılayabiliyor musun?"
"Onları ödüyorum Ayşe abla. Bu kış kömür için 180 milyon harcadık. Hepsini ödüyorum şükürler olsun."
"Hanımına evi döndürmek için yeterli para bırakabiliyor musun?"
"Zaten ne kazansam, olduğu gibi karıma veriyorum Ayşe abla. O da idare ediyor tabii. Bizim o taraflarda derdimiz yok Allaha şükür."
"Yani? Başka taraflarda mı derdiniz var?"
"Dertsiz insan olur mu hiç?"
"Anlat bakayım!"
"Benim iki derdim var Ayşe abla. Birisi bayan kuaförü olduğum için biraz kıskançlık var. Akşamları geç kalsam 'Nerede kaldın? Niye geciktin? Dükkândan kaçta çıktın? Sen geç kalınca benim canını sıkılıyor. Daha erken gel, geç kalma...' falan filan yani."
"Ama senin mesleğini biliyordu."
"Biliyordu ama eskiden bir şey demezdi. Evlendikten sonra şikâyete başladı. Ben de patronu yüzüstü bırakıp, haydi saat geldi diye dükkândan çıkamıyorum, ikisi arasında kaldım anlayacağınız."
"İkinci derdin nedir oğlum?"
"Ayşe abla, ikinci derdim de hafta sonları, 'Haydi gezdir beni, bir yerlere gidelim. Bütün hafta bunaldım, gezelim' ile başlıyor."
"Ama biraz haklı oğlum, pazar günü iş yok. Seninle beraber gezmek isteyebilir."
"Ama annesine gitmek istiyor. Bak sana hesaplayayım. Bir kere yol 10 milyon tutuyor. Vapur var, otobüsler var. Eeee eli boş gidilmiyor. Bir çiçek bugün kaç para biliyor musunuz?
Haydi gittik, bu sefer orada evde oturmak istemiyor, yine dışan çıkılıyor. Sinema biletinin biri 8,5 milyon. Haydi pastane, nescafe 4 milyon. Senin anlayacağım bizim her hafta sonu cebimizde ekstradan 40-50 milyon olmadan sokağa çıkmamız mümkün değil."
"Ah oğlum, hele bebek olunca, bu masrafınız kat be kat artacak. Yaşam çok pahalı be oğlum!"
"Bana mı söylüyorsunuz Ayşe abla? Bana mı?"
Okuyucu mektubu
Devlet neden sınavlar açıp duruyor?
* Bizler 2000 yılında "Oku ve Kurum Yönetici Seçme Sınavfnı kazanarak hizmet içi eğitimi başarıyla bitirdik. 3 yıldan beri atama bekliyoruz. Yüzlerce okul ve kurum vekillerle yönetiliyor. Atamalarımız yapılmıyor. Neden? Lütfen Millî Eğitim Bakanımıza sorar mısınız? Teşekkürler. (Mutlu Erdoğan)
* Ben bir sınava girmiş, onu kazanmış ve 3 yıldır tayin almamışsam umudumu keser, başka uğraş ve sahalara yönlenirim. Devleti daha çok personelle donatmanın faydasını göremiyorum. Siz de sorabilirsiniz: "O zaman devlet neden böyle sınavlar açıp duruyor?" Yerden göğe kadar haklısınız. Kimse açıklama da yapmıyor, özür de dilemiyor, sebep de göstermiyor. Kimse insan yerine konmuyor gibi, değil mi?
Cebinde 40-50 milyon lira yoksa sokağa bile çıkma!
Hani Ümraniye'de salondaki bir düğünü anlatmıştım sizlere. Hani damat hafta sonları nişanlısına gidemiyordu çünkü çok masraf oluyordu. Neyse bu arkadaşlarım evleneli 7 ay oldu! Geçen gün damatla karşılaştım. Biraz sohbet ettik
Haberin Devamı

