Margarit, Hollanda'da varlıklı bir anne babadan doğdu. Özel okullarda eğitim görürken diğer kızlardan farklı olduğunu anlamıştı. Okulda kırmızı renkli elbiseyi bir tek o giymeye cesaret edebiliyordu. Margarit 17 yaşındayken iflas eden babası evi terketti, annesi de birkaç ay sonra öldü. Margarit dünyada yapayalnız kalmıştı.
Özel bir yuvada küçük çocuklara bakma işine girdi ama okulun yaşlı müdürüyle cinsel ilişkide bulunduğu için bir skandal kopunca işten atıldı.
İlanla evlendi
Cinselliğin gücünü faketmişti. Kendisinden 20 yaş daha büyük Hollandalı bir kaptan, gazeteye ilan vermişti: "Java adasındaki işime evli dönmek istiyorum. Zarif, güzel, halim selim bir bayanla evlenmektir niyetim." Margarita derhal cevap yazdı. En çarpıcı resmini de eklemeyi unutmamıştı. İlk karşılaşmalarında kaptan, kendisine vuruldu. Evlenip, gemiyle Java'ya geldiler.
İki çocuk sahibi olan genç ve güzel kadın, evde bunalıyordu. Çocuklarını dadılara bırakıp Java yerlilerinin arasına karışıyor, onların ilginç dans figürlerini öğreniyordu. Kaptan ona nasıl giyinmesi, nasıl konuşması ve nasıl yürümesi gerektiği hakkında devamlı ikazlarda bulunuyor ama netice alamıyordu. Sumatra'ya tayin oldular. Taşındıktan birkaç ay sonra bebeklere bakan Javalı dadı, erkek olanı zehirleyerek öldürdü.
Baba yıkılmıştı. Margarita Hollanda'ya döndü. Boşandılar. Kaptan, kızını kendi yanına almayı başardı.
Dahiyane fikir
Margarita'nın ilk işi Paris'e gitmek oldu. Birinci Dünya Savaşı yılları yaklaşıyordu. Aklına dahiyane bir fikir geldi.
Java'da gördüğü dansları burada segileyebilirdi. Parlak taşlı bir sutyen taktı. Bedenine çok ince bir çorap giydi. Görenler onu çıplak zannediyordu. Basınla arasını çok iyi tuttu. Bir de hikâye uydurdu: "Sutyenimi çıkaramıyorum çünkü bir göğsümde diş izi bulunuyor!"
Sahne hayatına bu isimle başlayamayacağını belirten gazinocular kendisine Mata Hari adını taktılar. Bir gecede sansasyon yarattı. Puccini kendisine aşık oldu. La Scala'da dans etti. Fransız Savaş Bakanı 'nın da sevgilisiydi. Zengin beylere özel danslar sunuyor, karşılığında müthiş paralar kazanıyordu. Harp patladı. İşler durgunlaştı. Fransızlara gidip, Almanlara casusluk yapmayı önerdi, 1 milyon Frank istedi. Sonra Almanlar kendileri için çalışmasını istediler.
Tüfekler patladı
8 günlük casusluk eğitiminden geçti. Bir keresinde Fransızlara şu bilgiyi verdi: "Almanlar, Türklerle birlikte Fas'a çıkacaklar!" Casusluk hayatının topu tüfeği bu kadardı. Ama Fransızlar 'çift taraflı ajan' olduğunu anlayınca hapse attılar.
15 Ekim 1917'de şafak vakti Mata Hari'yi ormana getirdiler. Başında zarif bir şapka, üstünde son moda bir palto, çok hoş bir bakışla askerleri süzdü.
El salladı ve arkasını döndü. Tüfeklerin hepsi patladı. Mermilerin sadece biri kalp hizasına isabet etmişti. Bu cazip, güzel ve gururlu kadına 14 asker ateş etmemişti.
Bu olağanüstü cazibe sahibi hanımı tanıyanınız var mı?
Margarit, Hollanda'da varlıklı bir anne babadan doğdu. Özel okullarda eğitim görürken diğer kızlardan farklı olduğunu anlamıştı. Okulda kırmızı renkli elbiseyi bir tek o giymeye cesaret edebiliyordu
Haberin Devamı

