Bu kadarına da pes doğrusu!

Geçen gün Ataşehir de Tellioğlu Ailesi'ne ait bir binanın belediye yetkililerince yıkılışını izledim. Durumun zor olduğunu takdir ediyorum ancak ailenin yaklaşımı hayret vericiydi

Haberin Devamı

Geçen gün Ataşehir de Tellioğlu Ailesi'ne ait bir binanın belediye yetkililerince yıkılışını izledim. Durumun zor olduğunu takdir ediyorum ancak ailenin yaklaşımı hayret vericiydi. Haberden gerçek durumun ne olduğunu öğrenemiyoruz. Tellioğlu Ailesi, bağlı olduğu belediyeye izin için başvurdu da izin alamadı mı? İzin alamamasına rağmen 4-5 katil binayı neden inşa etti? Bu bir "Ben yaptım oldu" meselesi mi?

Peki! Belediye yıkıma gelmeden önce, durumu bir kaç kez Tellioğlu Ailesi'ne bildirmedi mi? Aile buna karşın binayı niçin terk ermedi? Bu sorular açıkta dururken ben aile fertlerinin davranışlarına dikkat çekmek istiyorum. Bir genç çıkmış çatıya bağırıyor: "Benimle ölmek isteyen içeri gelsin!"

Hoppalaaa! Kim ölmek ister ki seninle? Bir bina için, üç pencere dört duvar için kim ölmek istesin ki? Bu genç biraz sonra elinde kaya veya taş parçalarını yere doğru fırlatırken görünüyor. Yani? Yani, nişan aldıklarına zarar vermek istiyor. Attığı kaya ve taş parçaları o kadar kocaman ki inanınız kim o darbeyi yese feci şekilde yaralanır. Bu ne şiddet bu ne ne celal?

Ataşehir'e o yükseklikte ve genişlikte bir bina yapmışsan belli ki paranız vardı. Paranızı sağlam yere bağlamak varken neden belediyeyle anlaşabileceğiniz bir yöreye inşaat yapmadınız? Ben şimdi çıkıp Arnavutköy-Bebek arası boş bir arsaya değil 5 katlı, tek katlı bir bina yapmaya başlasam kıyamet kopar mı, kopmaz mı? Ben bu hareketi yapmakla karşıma çıkacak kıyameti beklemeli miyim? Bal gibi beklemeliyim!

Diğer bir bey, aşağıda ithamlara devam ediyor: "Bu, CIA'in işi!" Yok canım. CIA'in işi başından aşkın, Ataşehir'deki bina inşaat ruhsatlarını mı kontrol ediyor veya hükümete "tüm ruhsatsız binaları yıkın" mı diyor?

Ben diyorum ki, elinizde inşaat izni olmadan; belediyeyle görüşmelerinizde inşaat izni verilmeme ihtimali kuvvetli olan yörelere paralarınızı harcayıp bina yapmayınız. Herkes her istediği yere bina yaparsa ve bu inşaat izinleri belli bir plan ve program dahilinde verilmezse kentlerimizde hem anarşi hem de öyle keşmekeş bir görüntü kirliliği olur ki şaşarsınız! Yıllardır şaşadurduğumuz gibi. Ben hiç böyle bir inşaat yapamadım. Örnek vereyim!

Bebek sırtlarında, iddia edildiğine göre Sayın Erdal İnönü'nün de bir dairesi bulunan apartmanın yanından geçtiğim bir gün, kendi kendime demiştim ki: "Çok güzel bir manzarası var bu apartmanın. Önü de bomboş çayırlık. Şu çayıra bir gecekondu yapsam, kim bana ne diyebilir?" Sanırım o günlerde de televizyonlarda gecekondu yıkım sahneleri izlemiştim. Sordum bu soruyu kendime ve cevabı derhal aklıma geldi. İlk önce apartman sakinleri gürültüye uyanır ve polise haber verirlerdi. "Evimizin önüne, tapusu kendisine ait olmayan birileri gecekondu yapıyorlar." Polis hemen beni tutuklardı. Hem gecekondumu yapamaz, hem de hapis yatardım. Belki para cezası da keserlerdi. Şimdi benzer durumlardaki arkadaşlarım neden benim gibi düşünmüyorlar bunu anlamaya çalışıyorum! Veya ben neden onlar gibi düşünemiyorum? Neden ben bunu suç olarak görüyor ve kendimi frenliyorum da o arkadaşlarım bunu bir suç olarak görmüyorlar?

Ataşehir'e bakan belediye, Tellioğlu Ailesi'nin tüm itirazlarına rağmen sarı binayı yıktı. Yanında bir de türbe veya çeşme gibi bir bina daha yıkıldı. Sanırım arkada bir kaçak bina daha çıkmış ortaya. O da yıkılacakmış.

Ben de, "Pes doğrusu" diyorum.

Okuyucu mektubu
Kadıköy'deki duraklarda çöp kutusu yok
* Geçenlerde Kadıköy'de otobüs durağında beklerken ayakkabılarımın altının yapış yapış olduğunu hissettim. Bir "sakız dağı"na basmışım. Biz neden böyleyiz. İstanbul belediyesi otobüs duraklarını yeniledi. Kim bilir ne kadar para harcandı. Hiç kimse, duraklara çöp sepeti koymayı düşünemedi mi? Otobüs beklerken elimizdekileri yere atmak zorunda kalıyoruz. Bu durum beni şaşırtıyor. (Türkmengil Samet)

* Doğrusu beni de şaşırtıyor! Çöp kutuları her durakta mutlaka bulunmalı. Sakız, sigara paketi, eski otobüs biletleri gibi çöpler kutulara atılırsa yerler kirlenmez. Belki sizin önerinizi belediye ciddiye alır ve bu hizmeti vatandaşlara ulaştırır. Çok teşekkür ederim.

DİĞER YENİ YAZILAR