Çeltiksuyu Yatılı İlköğretim Bölge Okulu enkazı altında kalmış üç yeğeni hakkında konuşan bir vatandaşı dinliyorum.
"Bu Allah'tandır, kaderdir. Bunu biliyoruz. Sineye çekeriz..."
Yok sevgili arkadaşım değildir. Bu, Bayındırlık Bakanlığındaki bürokrat dostlarıyla anlaşarak ihaleyi kazanıp, çimento, demir ve kumdan çalarak okul inşaatını yapanlardandır! Aman doğru bil. Aman yanlış değerlendirme! Malzemeden çalarak cebine aktardığı paraları işbirlikçi dostlarıyla paylaşanlardandır! "Bu inşaat sağlamdır" raporu verenlerdendir! Gözünü seveyim bu yolsuzluğa güzel Allahımızı karıştırma.
Deprem doğadandır! Nasıl ki yağmur yağar, rüzgâr eser, deprem de onlardandır! Malzemeden çalınmamış, bilimsel metotlarla yapılan inşaatlarda bu hasar yoktur.
Çöken binanın yanındaki eski ilkokul binasına bak! Yerli yerinde durmaktadır. Bu eski inşaat, eksik malzemeyle inşa edilmemiştir. Çöken bina insan hatasıdır sevgili kardeşim. Senin yeğenlere gelen felâket Allah'tan değil, insandandır. Dün sabaha karşı 03.00 civarında Bingöl'de 39 yıl sonra tekrar meydana gelen deprem felâketi görüntülerini ekranlardan hepimiz üzüntüyle izliyoruz.
Bir ricam olacak. 39 yıl önce, yani 1964'teki son Bingöl depremine ait hangi gazete arşivlerinde görüntüler varsa bu fotoğrafları çıkartarak bugünküyle karşılaştırsınlar. 39 yılda Bingöl'de ne gibi gelişmeler olmuş, bunu hepimiz görelim! Ekranlarda gördüklerimle hafızamda kalmışlar arasında ben fark göremiyorum.
200 civarında öğrenci kendi yörelerinde ilköğretim okulu olmadığı için bu çatının altında buluşmuşlardır! Bunun da izahı gerekir.
Zorunlu eğitim. Tamam ama hangi tehlikeli şartlar içerisinde? Nedir bizim bu, 'insan hatası ve ahlâksızlığından' çektiklerimiz yahu! Yetmedi mi? O kadar güvensizim ki, şu anda başka bir yörede inşaatı devam eden başka bir bölge ilköğretim okulunun da sağlam inşa edildiğine hiç inancım yok! Kimbilir daha ne tuzaklar şu saniyelerde bile inşa edilmekte.
Çocuklarını, yeğenlerini, yavrularını kaybeden, her bir Bingöllü'ye başsağlığı diliyor, yaralanan yavrularıma da acil şifalar diliyorum.
Bayındırlık Bakanımıza da yolsuzlukları, bir bir araştırmasını, yolsuzluğa bulaşmış her kişiyi adalete teslim etmesini ve haksız yere hesabına mal ve para geçirmişlerin mallarına da el koymasını rica ediyorum.
Sayın Ali Müfit Gürtuna'ya sesleniyorum! İstanbul'daki her bir binayı depreme dayanıklılık ölçümünden geçirdiniz mi ki Hülya'nın beline kolunuzu dolayıp İbo posterleriyle "Ben İstanbulluyum" gibi lay lay lom projelerle meşgulsünüz? İstanbul'un lüks mekânlarında, müzikli geceler düzenleyip, aynı Ankara yönetiminin yıllardır Anadolu'nun çok köşesini ihmal ettiği gibi gecekondu yörelerimize konsantre olmamaktasınız?
Herkese başsağlığı diliyorum!
Okuyucu mektubu
Her kanal eğitici programlar üretmeli
* Yayında olan bu kadar özel kanal var. Hangisi insanımıza eğitici bir program sunuyor? Televole rezaleti hangi ülkede var? Bu insanımıza ne verir? Bence her kanal eğitici programlar üretmeli. Sosyal ilişkiler, sağlık programları, ilk yardım, el becerileri, sanat, müzik, resim, kültür, edebiyat ve tarihîmizle ilgili güzel yapıtlar göstermeli. Bir öğretmen
olarak bunun acilen yapılması gereğini görüyor ve inanıyorum. (Tomris Turan / Kırklareli)
* Mesajınızı köşemize alıyor ve yetkililerin dikkatini çekiyoruz.
Bu, Allah'tan değil arkadaşım!
Çeltiksuyu Yatılı İlköğretim Bölge Okulu enkazı altında kalmış üç yeğeni hakkında konuşan bir vatandaşı dinliyorum
Haberin Devamı

