Bu ada artık ikinizin!

Mr. Annan, Mr. De Soto ve bu plan üzerinde gece gündüz çalışan BM ekibine teşekkür ederiz

Haberin Devamı

Mr. Annan, Mr. De Soto ve bu plan üzerinde gece gündüz çalışan BM ekibine teşekkür ederiz. Başbakan Tayyip Erdoğan ve Türk hükümetinin kararlı ve olumlu yaklaşımdan vazgeçmemesine teşekkür ederiz. Sayın Mehmet Ali Talat ve Sayın Serdar Denktaş ve Kıbrıs Türk tarafının akılcı, ısrarcı ve olumlu ekibine teşekkür ederiz. Sayın Rauf Denktaş'a teşekkür ederiz. Adada bulunan Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına teşekkür ederiz. ABD Başkanı W. Bush ve Dışişleri Bakanı Colin Powell'a teşekkür ederiz. İngiltere Başbakanı Blair'e ve Dışişleri Bakanı Jack Straw'a teşekkür ederiz. AB'den Mr. Romano Prodi ve Mr. Verheugen'e teşekkür ederiz. Sayın Papadopulos, Klerides ve ekiplerine teşekkür ederiz. Yunanistan Başbakanı Sayın Karamanlis e teşekkür ederiz. Yerim el vermediği için takdirlerimi burada kesmek zorundayım.

11 Eylül katliamı ve diğer terörist hareketlerin meydana gelmesiyle değişmeye başlayan dünya konjonktürü, çarşamba gecesi, Bürgenstock'da anlaşmanın lehimize sonuçlanmasında çok etkili olmuştur. Bu sonuçta Türkiye'nin ve Kıbrıs Türk yetkililerinin yeni ve çağdaş vizyonlu ekiplerinin, yapıcı yaklaşım sahibi olmalarının rolü hiç inkâr edilemez.

"Zamanında bir deli kuyuya taş atar, kırk kişi çıkartamaz" atasözünü hatırlıyorum. Allah bir daha hiçbir ülkeye böyle deliler musallat etmesin diyorum. Enosis hayallerine kapılanların attığı bir taş parçası, neredeyse kırk yıl sonra adil bir biçimde çözülebildi. Türk askerî çıkartmasının başladığı gün, Haluk ile Brüksel'deydik. Havaalanlarımız kapanmıştı. İçimi bir telaşın kapladığını, eski duruma hemen gelinmesini istediğimi hatırlıyorum. Sayın Ecevit, görüşmeler yaparken yabancı bir muhabirin sözleri içimi üşütmüştü.

"Bu meseleleri çözmek aylar, yıllar alır. Ben, bu tür durumları çok takip ettim. Bu mesele iki günde halledilemez." Bakınız kaç kanlı, üzüntülü, bunaltıcı yıl geçti aradan. İş referanduma kalmış durumda. Türk tarafının, Kıbrıs Türk halkının 24 Nisan'da atmasını destekleyeceği oyların "evet" olacağı bellidir. Ancak Kıbrıs Rum tarafı bu yolu seçecek midir?

Önemli bir nokta
"Nasıl olsa 1 Mayıs'ta AB'ye gireriz" düşüncesi doğru değildir. Bunun doğru olmadığını De Soto'nun basın toplantısında, Yunanlı bir gazetecinin sorusuna karşı verilen cevapta sezinledim. Basın mensubu sordu: "Biz zaten 1 Mayıs'ta AB üyesiyiz. İşimiz mi yok, bu anlaşmayı kabul edip referandumda evet oyu verelim?" De Soto sakin bir biçimde cevapladı bu soruyu. Orada Türk basını da vardı, dikkatliydi: "Adadaki yoğun asker varlığı, büyük ölçüde azalacak. 100 bin Kıbrıslı Rum, eski yuvasına kavuşacak. Bu sizin için önemli değilse, söyleyeceğim bir şey yok." Yani? Yani bunun çok önemli bir husus olduğu besbelliydi. Hatta sonra sorulan benzer sorulara da De Soto hep bu iki ihtimali havuç misali yineledi. Yönetimi paylaşımdan ziyade, bu iki ihtimal Kıbrıs Rum halkının kararında etkili olacaktır diye düşünüyorum.

Şimdi, en önemli noktaya geldim. İki taraftan evet tercihi çıksa da çıkmasa da harekât esnasında adadan kaçarak Londra ve ABD'ye yerleşmeyi tercih etmiş tüm Kıbrıslı Türk ailelerine seslenmek istiyorum.

30 yıl boyunca, yepyeni ve tahsili bütün gençler yetiştirdiniz. Bu gençlerin adaya dönmelerini ve iş yaşamına katılmalarını gerekli görüyorum. Kıbrıslı Türk iş adamlarının ne derece yapıcı, yaratıcı, çalışkan ve üretici olduklarını biliyoruz. Yıllardır izole edilmiş Kuzey Kıbrıs'ın, sizlerin katkılarıyla çok kısa zamanda hakettiği yere tırmanacağından eminim. Bu vatan borcunuzdur. Bu kadar çaba, bu denli uğraş, adada durumu sizlerin geliştirebileceği bir seviyeye getirmeniz için yapılmıştır.

Artık kimseye el açmak durumunda kalmamanız için şartlar yerine gelmektedir. Kıbrıslı Rum meslektaşlarınızla işbirliğine gitmelisiniz. AB üyeliği gerçekleşir gerçekleşmez, Avrupa ülkelerinden ve Türkiye'den cezbedilebilecek muhtemel iş ortaklıkları planlarını şimdiden yapmalısınız.

25 Nisan'da Kıbrıs'ta yepyeni, adil ve güneşli bir gün başlayacaktır. Bu gaye uğrunda şehit olmuş tüm kahramanlarımızın, hedefleri de zaten buydu. Hangi heves uğruna kapılmış olurlarsa olsunlar, yaşamlarını yitirmiş Kıbnslı Rum gençlerin de adada durumların düzelmesini isteyeceklerini hissediyorum. Anaların göz yaşları artık dinmelidir. United Cyprus Republic (Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti), tüm dünyaya hayırlı olsun diyorum.

DİĞER YENİ YAZILAR