Bizi AB'ye almazlar be abla!

"Ne tarafa Ayşe Abla?" "Sultanahmet. Yerebatan Caddesi'ne lütfen." "Abla, televizyonda seni çok özledik valla." "Çoluk çocuk var mı şoför bey?" ...

Haberin Devamı

"Ne tarafa Ayşe Abla?"
"Sultanahmet. Yerebatan Caddesi'ne lütfen."
"Abla, televizyonda seni çok özledik valla."
"Çoluk çocuk var mı şoför bey?"
"İki kız bir oğlumuz ellerinden öper. Kızlar 17 ve 18, oğlan ise 2 yaşında. Ama nasıl biliyor musun? Ayşe Abla inanmazsın, Atatürk'e benziyor valla. Saçlar sarı, gözler mavi. Böyle bir tutuyor insanı, sallıyor, sallıyor. Dün benim yüzüme üç kere şaplak attı. Ablalarını dövüyor. Çok zeki yani."
"Şoför bey, inan bana, zekâ böyle ölçülmez. Bu kadar sene sonra aileye böyle bir nurtopu karışınca, korkarım hepiniz ona çok hoşgörülü olmuşsunuzdur. Yalnız böyle hoşgörülü bir tutumu toplum ona gösterir mi bilmem? Şimdiden, özgürlüğünün sınırları olduğuna alışması gerekir bence."
"Abla çok hiper yahu! Doktora götürdük, 'Hiper değil' dedi ama bence hiper! Bakalım ileride daha neler görecez. Ama aslında pek aldırmıyorum biliyor musun abla? Ben ailemi kurmuşum. Bak bu takside çalışıyorum. Eskiden bir çikolata fabrikasında çalışırdım. Meşhurdur bu şirket ve 10 yıl çalıştırdığı elemanını derhal çıkartır."
"Anlamadım, neden çıkartır?"
"Yüksek tazminat ödemesin diye be abla. Artık sadece sözleşmeli personel alıyor. Ben de işten çıkarılınca 22 milyarı bir daireye yatırdım, gerisini taksitle ödedim gitti. Allah'a çok şükür."
"Tebrik ederim sizi."
"Diğer şoför arkadaşlar soruyorlar bana: 'Abi, şoförlükle ev alınmaz, nasıl yaptın?' Ben de, 'akıllıca çalıştım' diyorum. Şimdi onların evinde 5 nüfus var, tek kişi çalışıyor. Bizde ise hanım da çalıştı."
"Haklısınız. Eşiniz nerede çalıştı?"
"Ayşe Abla, bir gün geldi bu, bana dedi ki: 'Evde oturmaktan içim bulanıyor. Ben de çalışacam.' Ona iş aramaya başladım. Erkekler arasında olmasın istedim. Bir deri kemercide hanımlar arasında iş buldum, orada çalıştı."
"Etrafında eğer erkek olursa, işler zorlaşır mı?"
"Bak abla, ben doğma büyüme İstanbulluyum, tamam mı? Ama Anadolu'nun bin bir köşesinden gelmiş kültürsüz adamlar..."
"Onlara 'kültürsüz' diyemezsiniz. 'Sizden farklı kültürde yetişmiş' demeniz gerekir."
"Neyse, benden farklı kültürlülerle yan yana çalıştıramam karımı ablacııııım."
"Sakıncası ne oluyor?"
"Aç abla aç. Cinsel açlık, görgüsüzlük var. Saldırgan oluyor, anlıyor musun abla? Bak etrafına. Şimdi, bizim iki kız çok güzel tamam mı? Anneleri de Rumeli göçmeni zaten. Geçenlerde geldiler bana, 'Saçımıza jöle süreceğiz' dediler. Bak şimdi! Dedim ki: 'Kızlarım siz güzelsiniz zaten. Etraftan, değişik kültürlüler sizi rahatsız ederler. Bırakın şu jöle işini.' Bıraktılar
tabii. Demek istediğim, bir plaja gidiyorsun, şey gibi bakıyorlar. Anlatabiliyor muyum? Aslında bir çalışabilseler. Bir akıllarını kullansalar. Kullanmıyorlar. Bak abla, bir şey diyeyim mi sana?"
"Söyle bakalım."
"Ablacım, Türk milleti olarak biz bir kere tembeliz, tembel! Çalışmayı sevmiyoruz. Tamam mı?"
"Peki Avrupa'daki işçilerimiz, nasıl üstün başarılı kabul ediliyorlar?"
"Abla, bizi AB'ye almazlar be ablam. Ben de olsam bizi almam be Ayşe Abla! Sen alır mısın?"
"Ya alırlarsa?"
"Kandırıyorlar be ablam. Kanmayalım be Ayşe Ablam. Yerebatan Caddesi burası abla, hangi bina?"
"İstanbul İl Genel Meclis Binası, işte solda. Ben sağda ineyim. Buyrunuz. Çok teşekkür ederim. Tüm ailenize selamlarımı iletiniz."

DİĞER YENİ YAZILAR