'Bize de davetiye gelirse' fantezisi

"Ayşe durmadan dönüp duruyorsun, uykun mu kaçtı? Ne oldu?" "Kaçtı vallahi Haluk ..."

Haberin Devamı

"Ayşe durmadan dönüp duruyorsun, uykun mu kaçtı? Ne oldu?"
"Kaçtı vallahi Haluk. Affedersin seni de uyandırdım ama aklıma bir şey takıldı, düşündükçe gözlerim faltaşı gibi açılıyor!"
"Hayrola? Gel kalkıp birer çay içelim. Endişelerini bana anlat. Bir yolunu buluruz."

Kalkıp iki bardak poşet çay yaptım, ikimiz de balkondaki koltuklara yerleştik.

"Nedir aklına takılan?"
"Vallahi geçenlerde gazetede bir haber okudum, o gün bugün aklımdan çıkmıyor."
"Hangi haber?"
"Hani Recep Tayyip Erdoğan Bey oğlunu evlendiriyormuş ya?"
"Olsun, evlendirsin."
"Davetiyeler basılmış bile. Haberde, düğüne 7000 kişinin davet edileceği belirtiliyor."
"Ne var bunda?"
"Yahu davetli sayısı 7000 olunca, düşünüyorum da muhakkak bize de bir davetiye gönderilecek."
"Gönderilirse gönderilsin. Ne olacak yani?"
"Sana kolay. Çünkü derin düşünmüyorsun. Peki hediye ne götüreceğiz?"
"Surda tuttuğumuz 12 adet taze izmariti götürecek değiliz elbette. Buluruz bir şey."
"Çok bulursunuz Haluk Bey, çoook! Başbakan'ın hangi hediyeye alışık olduğunu biliyorsun değil mi?"
"Hangi hediyeye alışıkmış?"
"Çil çil altınlara alışık Recep Bey. Çil çil altınlara."
"Aaaaa, şimdi anladım. Demek daveti kalabalık tutmaları bundan. 7000 atan gelir tabii."
"Hem de fazlası. Çünkü göze girmek isteyen birçok kişi beşi bir yerde getirecektir. Bizde nerde altın alacak para?"
"Dur bakalım Ayşe, bekleyelim. Şayet davetiye gelirse biz de 12 adet izmariti götürür, herkese fark atarız. Başbakan hemen 'Bunu kim verdi?' diye sorar, dikkat çekeriz."
"Doğru söyledin Halukçuğum. Herkes altın getirince, kim hangisini getirmiş, kesinlikle farkında bile olunmaz ama taze ve ayıklanmış izmariti Başbakan derhal sorar, 'Bunu kim getirdi?' diye. İyi ki sana danıştım yahu. Sağolasın. Haydi gel şimdi uyuyabiliriz."



Okuyucu mektubu
'Çözüm, Sosyal Güvenlik Fonu kurulmasında'

* Dağdan kar indirip, ısıtıp, eritip, çamaşır yıkayan kadını anlatıyorsunuz yazılarınızda. Şimdi şu 5-6 yıldızlı otellere de bir bakınız. Bizler nasıl kalkınacağız?

Seçilen siyasetçilerin yetersiz olduklarını düşünüyorum.

Bence seçilen siyasetçilerden hiçbirisi ama hiçbirisi sorunları nasıl çözebileceğinim, nasıl kalkınabileceğimizi bilmiyor. Durumu idare ediyorlar. IMF; "Kaynak bulursan zam yap" diyor. Ben buldum. Sosyal Güvenlik Fonu kurulsun. Herkes insan gibi yaşasın. (Adı bende saklı)

* İnanır mısınız, bazen ben de sizin gibi rahat konuşuyorum. Sanki her sorunu bir anda halledebilirim gibi düşünüyorum.

Oysa hiç dışarıdan göründüğü gibi değil. Çünkü her gelen, önce bir sürü çareler sıralıyor. O koltuklara oturunca daha önceki hükümetin bizlere açıklamadığı hatta bile bile sakladığı durumlarla karşılaşınca apışıp kalıyor. Ne yapacağını şaşırıyor. Başlıyor bir enkaz edebiyatı, zam uygulamaları... Görüşlerinizi paylaştığınız için teşekkür ederiz.

DİĞER YENİ YAZILAR