Geçen akşam kızım Canan ve arkadaşı Eva, Kuzey İtalya'nın Toscana bölgesinde yapılan bir düğünden döndüler. Damat, Eva'nın Cambridge'den okul arkadaşıymış.
Gelinin babası Amerikalı annesi İtalyan. Damat İsrailli. Son zamanlardaki trend'e uygun olarak düğün (hem Hıristiyan hem de Musevi geleneklerine uygun olarak yapılmış) mekanı olarak Toscana'nın San Gimignano köyündeki Villa Pıtiana Şatosu seçilmiş. Bu yeni moda düğünlerde tüm arkadaş ve akrabalar, seçilen yöreye kendi imkânlarıyla gidip, bir hafta sonu süren etkinlikler için kaldıkları otel ve otomobil kiralama masraflarını da kendileri karşılıyorlar.
Güzel bir köy
Canan anlatıyor: "San Gimignano, parke taşlı dar sokakları, gri renkli yığma taş evleriyle çok estetik görünümde bir köy. Sivil nikâhın gerçekleştirildiği yapı, olağanüstü güzellikte. Fresk ve heykellerle süslenmiş bir bina."
Buradaki kemanlı merasimden sonra, 1039'da inşa edilmiş Villa Pitiana'ya geçilerek bu muhteşem şatonun görkemli bahçesinde şampanya partisine katılmışlar.
Kutlamadan sonra herkes oteline dönerek akşam için erkekler smokin, bayanlar tuvaletlerini giymişler.
Villa Pitiana'daki 10'ar kişilik yuvarlak yemek masalarındaki belirtilmiş yerlerine oturan herkes, mikrofona gelen gelinin babasını dinlemeye başlamışlar.
"Kızım Laura, küçüklüğünden beri çok zeki ve başarılıydı (alkışlar). Her sınıfı birincilikle bitirdi (alkışlar). London School of Economics'de iş idaresi master'ını aldıktan sonra, 'Baba bu bana yetmiyor, Cambridge'de bir doktora yapmak istiyorum' dedi (alkışlar). Eğitime doymak bilmeyen bir zekası var kızımızın. Cambridge'den diplomasını aldıktan sonra şu anda Birleşmiş Milletier'in Cenevre ofisinde çok yetkili bir pozisyonda çalışıyor (alkışlar). Bir gün bana telefon ederek şöyle dedi: 'Baba, birisiyle tanıştım. Onu çok seviyorum. Evlenmek istiyoruz. Adı Josi.' Biz de Josi'yi çok sevdik ve ömür boyu mutluluklar diliyoruz."
Alkışarla kız babası kürsüden iniyor ve bu kez damadın babası mikrofona geliyor.
"Bizim oğlan, okul zamanları vaktini hep plajda geçirirdi, (kahkahalar). 'Oğlum, ne yapıyorsun? Eğitim ne olacak?' diye her sorduğumda, 'Merak etme baba, herşey kontrolüm altında' derdi. İte-kaka, geçe-kala liseyi bitirdi. Geldi dedi ki: 'Baba, bir şeyler öğrenmem gerek galiba. Londra'ya gidip biraz tahsil göreyim haaaa? Ne dersin? 'Şaşırdık kaldık. 'Sen nasıl Londra'da okursun? Bu notlarınla seni almazlar okula.'
Hoşuma gitti
Gerçekten inanmıyordum. 'Merak etme baba. Her şey kontrolüm altında.' Bir de baktık ki, bizim oğlan, İngiliz Eğitim Bursu diye her şeyi kapsayan bir burs bulmuş, yola çıkıyor. İnanılır gibi değildi. Sonra bir gün telefon etti: 'Baba, bir kız sevdim. Kendisi Amerika'ya gitti. Vaktimi onu beklemekle geçiriyorum.' Tam bu sırada gelin Laura, avaz avaz bağırıyor: 'O ben DEĞİLDİM! Ben değildim o!' Ay pardon Laura! Neyse, işte bugün evleniyor Josi. Çok mutluyum."
Bunu takiben anneler ve kardeşler de konuşma yapıyorlar. Bu yaklaşım benim çok hoşuma gitti.
Böyle bir etkinlikte gelinle damadın odak noktası olması çok yakışmış diye düşünüyorum.
Allah mesut etsin!
Okuyucu mektubu
Ford Otomotiv, kaparoyu iade etti...
* Emekli öğretmenim. 5 Ağustos 2003 tarihinde Aydın Ford Otomotiv'den bir araba satın aldım. Gerekli kaparoyu da verdim. Koşulları uymadığı için bir gün sonra bu arabayı almaktan vazgeçtiğimi telefonla yetkililere bildirdim. Satış Yönetmeni Şevki Şahinci, benden bankamatik numaramı isteyip verdiğim kaparoyu iade etti. Sizin vasıtanızla kendisine sizin vasıtanızla teşekkür etmek istedim, (Raşit Ayaydın / Düzce)
* Teşekkürler Ford Otomotiv. "Satılan mal geri alınmaz" levhalı günlerimiz çok gerilerde kalıyor diye seviniyorum. Bu tip mesajlar gün geçtikçe artıyor. Tüketici yasalarının değişmesi iyi oldu. Şevki Şahinci'ye teşekkür ediyorum.
Bir Hıristiyan ile Musevi evleniyor
Geçen akşam kızım Canan ve arkadaşı Eva, Kuzey İtalya'nın Toscana bölgesinde yapılan bir düğünden döndüler. Damat, Eva'nın Cambridge'den okul arkadaşıymış
Haberin Devamı

