Benim bu kafa yapımla biz AB'ye çok zor gireriz

Bundan 2-3 yıl önce, uzuuuuuun tatillerin reva görüldüğü ülkemizde, bir bayramı geçirmek için bütün aile, Portekiz'in başkenti Lizbon'a gitmiştik

Haberin Devamı

Bundan 2-3 yıl önce, uzuuuuuun tatillerin reva görüldüğü ülkemizde, bir bayramı geçirmek için bütün aile, Portekiz'in başkenti Lizbon'a gitmiştik. Gidenler bilir, Lizbon'un kuzeyinde bir yer var, ismini şu anda hatırlayamadım. Fakat bu bölgede çok şık restoranlar ve kabareler var. Bilenler dediler ki: "Muhakkak şu kabareye gitmelisiniz. Harika bir revü var." Hep beraber gittik! Bizim masa balkon kenarındaydı. Balkon deyince, alt kattan bir - iki metre yüksekte olduğunu anlamanızı istiyorum. Bendeniz de en başta oturuyorum. Tam altımızda da çok hoş giyinmiş, sarışın hanımların, yakışıklı ve nefis takım elbiseli beylerin oluşturduğu bir yemek masası var. Onlar da bizim gibi 8-9 kişiler. Son derece neşeliler. Çok konuşuyor, çok kahkaha atıyorlar. Süratle boşalan şarap şişeleri de devamlı yenileniyor. Harikulade yemeklerimiz geldi ve kabare başladı. Gerçekten nefes kesen bir revü. Işık, müzik derken antrakta geldik. Aşağıdaki masaya göz attığımda tam benim hizamda oturan 30-35 yaşlarındaki bir beyin elinde beyaz bir bloknot ve dolmakalem gördüm.

Beyefendi hemen kâğıda bir şeyler çizmeye başladı. Bunun üzerine gelinim Ayşe'ye sordum: "Ayşe, baksana aşağıdaki bu adam karikatür mü çiziyor?" "Evet, Ayşe Hanım. Seçemiyorum ama durmadan karikatür tipi bir şeyler çiziyor herhalde." Adam sayfayı kopartıp, masada herkese göstermeye başladı. Eline alan kahkahalara gömülüyor! Bakan gülmekten iki büklüm oluyor. Karikatürler elden ele dolaşırken herkes yerlere yatıyor. Gelin de merak etmeyin şimdi. Tam ben bakarken karikatürist bey başını kaldırıp beni gördü. Zarif bir selâm verdi. Ben de verdim. "Görmek ister misiniz?" gibilerinden kâğıdı işaret etti. Başımı salladım. Ayağa kalktı, kâğıdı alıp bana uzattı. Ben de aldım. Baktığımda yüzüm kıpkırmızı oldu! Efendim, 5 adet hayatınızda görebileceğiniz en müstehcen karikatürlerle dolu bir sayfa bana bakıyordu! "Anne, bize de göstersene neler çizmiş bakalım bu adam." Ne yapacağımı şaşırdım. Elden ele gezebilecek tür şeyler değil. İnanın bana. Nutkum tutuldu. Adama baktım, başka şeyler çizmekle meşgul. İstifimi bozmadan kâğıdı aşağıya attım. Döndü, kaydı adamın önüne düştü. Başını kaldırıp bana baktı. Ayağa kalktım, iki elimle bir alkış tutturdum. Beni gören ailem de kalktı. Onlar da alkışlamaya başladılar. Aşağıdaki masadakiler de gülerek ayağa kalktılar, onlar da adamı alkışlamaya başladılar. Nasıl gülüyoruz, nasıl kahkahalar içerisindeyiz anlatamam. Bereket ışıklar söndü ve revü tekrar başladı.

DİĞER YENİ YAZILAR