Bizim ev Bebek'te. Geçen sabah camlarımız açık, nefis havayı koklayarak gazetelerimizi okurken birdenbire olağanüstü bir kuş sesi duymaya başladık.
Alıştığımız martı, karga, güvercin sesi değildi. Çok hoş ve değişik bir tonda, uzun uzun haykırıyordu. Ses çok yakından geliyor ama camdan bakındığımızda kaynağını keşfedemiyorduk. Yapraklarla donanmış tüm ağaçlar, bu olağanüstü sanatçıyı kıskançlıkla bizlerden gizliyorlardı.
Tam o haykırışlara kulaklarımız alışmıştı ki, o da ne? Birdenbire aynı kuş, bu defa üç notalı yeni bir melodiye geçti. Herkesin duymasını isterdim, inanılmaz bir konser başlamıştı.
Ben bu performansı daha önce duymuştum ama nerede? Meryl Streep'in oynadığı olağanüstü film "Out of Africa"da mı? Bir belgeselde mi?
Kuş hiç dur durak bilmeden, şarkısını söylemeye devam ediyordu. Eminim tüm Bebek halkı, işi gücü bırakmış, kendisini dinliyordu.
Derken hatırladım. Aylar önce sevgili Yüksel Uzel'i Güney Afrika'da ziyaret etmiştik ya? İşte onun bahçesinde bu kuşu dinlemiştim.
Ne olmuştu? Herhalde bu güzel kuş yol alırken sürüden ayrılmış, yolunu şaşırmış, Afrika'nın balta girmemiş ormanlarını ararken bizim Bebek'teki İpar Korusu'na konmuştu.
İşte o anda Bebek-Arnavutköy arasına yerleşmiş İpar Korusu'nün varlığına şükrettim. Çeşit çeşit ağaçlar, baharın gelişiyle coşmuş, değişik tür ve renk tonunda bin bir yaprak, olağanüstü bir yeşil doku geliştirmişlerdi. Bu vazifelerini o kadar mükemmel başarmışlardı ki, bakınız Afrika yolcusu güzel kuş yanılıp buraya inmişti.
Yabancı diyarlardan gelen kuş, üç notalı konserine devam ediyordu. Kendisine eşlik etmek isteyen bir iki köpek havlamaya başladı.
Kakofoni mi? Hiç değil. Vurgulu sazlar misali, olay bambaşka bir boyut kazandı. Rio'da olsaydık, fırfırlı etekli güzel bayanlar derhal pabuçlarını fırlatır, ortaya çıkar ve dansa başlarlardı. İnanınız böyle bir atmosfer oluşmuştu.
O esnada birden gök gürledi. Hava bulutluydu ama güneş vardı. Güzel kuş sustu! Bekledik ama bir daha şarkısını söylemedi.
Yaşamda böyle şarkılar susmasın istiyorum ama yapabilecek bir şey bulamıyorum.
Dikkat... Dikkat...
Bir yaşlı çiftin bana oynadıkları oyun!
Otomobilimle geçen gün Bebek'ten Etiler'e çıkarken kırmızı şıkta durdum, Sol tarafımdaki kaldırımda 70-80 yaşlarında olduklarını tahmin ettiğim biri bay diğeri bayan iki kişi gözüme çarptı. Tertemiz giyinmişlerdi. Bey siyah bir elbise, beyaz gömlek ve kravatlı, haram da tayyörlü ve zarifti. Birden yaşlı bey arabama doğru yaklaşmaya başladı. Herhalde buraların yabancısı, adres soracak diye düşündüm. Arabanın camını açtım. "Afedersiniz, Karımla çok mağdur durumda kaldık. Yardıma ihtiyacımız var. Yol paramız bile kalmadı. Lütfen bize yardım eder misiniz?" diye sordu.
Hemen cüzdanıma davrandım. Uzattım. Alırken, "Çok naziksiniz. Size müteşekkiriz" diye teşekkür etti. Yeşil ışık yandı ve ben de yoluma devam ettim. Bir saat sonra arabamı park edip, bir işim gereği taksiye bindim, Küçük Bebek meydanına geldiğimizde bir de baktım bizim iki ihtiyar da orada. Trafik tıkanmıştı, yaşlı bey benim oturduğum taraftaki cama geldi ve aynı senaryoyu tekrar etmeye başladı. Haberiniz olsun diye anlattım. A.Ö.
Beklenmedik bir konser!
Bizim ev Bebek'te. Geçen sabah camlarımız açık, nefis havayı koklayarak gazetelerimizi okurken birdenbire olağanüstü bir kuş sesi duymaya başladık
Haberin Devamı

