Başbakan'ın "gül ve diken" sözleri üzerine!

"Bizim Türkiye'ye sevdamız adeta bülbülün güle, gülün bülbüle duyduğu aşk gibidir" demişsiniz. Yetmemiş, devam etmişsiniz: "Aşk, kişinin sevdiğinde yok olabilmesidir."

Haberin Devamı

"Bizim Türkiye'ye sevdamız adeta bülbülün güle, gülün bülbüle duyduğu aşk gibidir" demişsiniz. Yetmemiş, devam etmişsiniz: "Aşk, kişinin sevdiğinde yok olabilmesidir."

Allah Allah!? Tutkulu ve marazi bir aşk romanı mı okuyorum? Başbakan'ı mı dinliyorum??? Devamı var: "Çile, feryat, diken vs..."

Yahu neler oluyoruz? Şunun şurasında seçim sonucu iktidara geldiniz, hem de öyle yüzde 65 -70'le falan değil!!! Halk yıllardır çektiği çilelerden bıkmış, usanmış, AKP'ye şans tanımış. Henüz süre bitmemiş, karne hazırlanıp ellerinize verilmemiş. Verilse bile, geçseniz ve ikinci dönem iktidara devam etseniz bu aşk, meşk sözlerine ne gerek var?

Tevazunuzu mu kaybediyorsunuz nedir? Başınızı mı döndürdü olaylar? Lütfi Kırdar'a 4 adet, TC. Başbakanı'nın özel ricasını kırmayı göze alamayan ülke başkanı gelip kızınızın nikâhında şahitlik yaptı diye değişen bir durum mu var? Yine Türk halkının geneli FAKİR, FUKARA, GARİP, GUREBA! O vakit bunlar ne tür açıklamalar? Kimler söyler böyle sözleri? Aşktan sarhoş olanlar mı? "Aşk, kişinin sevdiğinde yok olabilmesiymiş!" Ne biçim ifadeler bunlar? Ne siz yok olunuz Türkiye'de, ne de Türkiye Cumhuriyeti yok olsun AKP iktidarında.

Efendim, yıllardan beri çatır çatır ilerleyen, kendilerine G8 diye hitap edilen kalkınmış ülke başkanlarının hiçbir gün, hiçbir yerde, hiçbir biçimde sizin gibi sözler sarfettiğine şahit olmadım. Olamam da! Neden? Çünkü bu devlet adamları işlerini bilirler, dürüsttürler, çalışkandırlar, doğru kararları doğru zamanlarda verirler ve ülkelerini sürekli olarak kalkındırıp dururlar. Bu işin normalidir! Bakmayın siz, Türk milletinin idaresini ele alanların 10 Kasım 1939'dan beri yaptıklarına, ettiklerine! Onların birçoğu, sizlerin aynı hatalara düşmemeniz için birer abide gibi karşınızda dikili durmaktadırlar.

Aynı öncelikler gibi
Fakir, fukara, garip, gureba da aynı onların vaktinde durdukları gibi bugün de yokluk içinde yerli yerlerinde durmaktadırlar. Son zamanda sizin yanlılarınız biraz daha zenginleşmiş olmalılar.

Aynı öncekilerinin yakınlarının zenginleştikleri gibi! Türkiye olarak çoğunluk hâlâ beklemede. Ülkenin çetin şartlarında hâlâ milattan önceki konumda yaşayanların durumlarını rahatlatmak için aldığınız tedbirleri henüz duymadık.

Vergi gelirlerini artırmak için yapacağınız hamleler henüz açıklanmadı. Hâlâ 1 milyon 750 bin öğrenci sınava katılmakta ve 250 bini üniversitelere girebilmektedir. Her yıl mezun olan öğrenciler işsiz. Bakmayın siz kızınızın nikâhına teşrif eden 7 bin misafire! Onların tuzu kuru olabilir. Olmayanlar büyük çoğunluktadır ve beklemededirler. Bundan sebepten dolayı hırsızlık, kapkaç, ahlâksızlık toplumda her gün artmaktadır. Borçlarımız neyle ödenecek? Maaşlar nasıl artırılacak? Millet cinnet geçiriyor siz ise "Gülün aşkı bülbüle, bülbül gülmüş gülbüle!.."

Tamam, iktidardasınız. Tabii ki işi bilmeniz gerekir. Tabii ki dürüst ve çalışkan olmanız şarttır. Tabii ki işleri halletmeden yastığa başınızı huzurla koymamalısınız. Her düzgün devlet adamı gibi durumları doğru görünüz ve vazifenizi, "aşkla, tutkuyla, dikenle, gülle" karıştırıp şiirsel fantazilere boğmayınız.

Aman rehavet çökmesin içinize. Yanlış pencerelerden bakmayın olaylara. Bu düşüncelere dalamayacak kadar endişeler içerisinde olmanız gerekir. Unutmayınız ki elinizde fedakâr ve yetenekli bir ulus, güçlü bir ordu ve çok zengin bir doğa olgusu var. Konjonktür lehinize. Zamanımız ise çok az. "Nereye gidiyoruz ki?" diye sorarsanız, "G8'i, G9 yapmaya" derim. Çıta daha aşağıda olamaz. Yıllar kaçtı gitti ellerimizden.

Haydi görelim sizi ve ekibinizi! Şiire ve şarkıya daha çooooook zamanınız var. O da özel meclisinizde, kamuoyu önünde değil.

DİĞER YENİ YAZILAR