Bakımsız topraktan ne beklenir?

Geçen gün Seddülbahir'deki evimin bahçesinde tüm aile, artı misafirler otururken bir de ne görelim? Bizlerden 5-6 metre uzaktaki iğdelerin altından bir tilki hiç çekinmeden, hiç endişelenmeden, hiç korkmadan yavaş yavaş bahçenin öbür kanadına doğru yürüyor!!

Haberin Devamı

Geçen gün Seddülbahir'deki evimin bahçesinde tüm aile, artı misafirler otururken bir de ne görelim? Bizlerden 5-6 metre uzaktaki iğdelerin altından bir tilki hiç çekinmeden, hiç endişelenmeden, hiç korkmadan yavaş yavaş bahçenin öbür kanadına doğru yürüyor!! Doğadaki her canlı, büyük bir açlık ve susamışlık içinde. Tilki aç olduğu için "kelle koltukta" o kadar yanımıza yaklaştı.

Örümcekler aç oldukları için bizim kuş havuzundaki suya tehlikeli açılardan eğilip, çoğu kez boğuluyorlar. Ağaçlar, çimenler, çiçekler hergün yağmur bekliyor. Bitmez tükenmez bir açlık ve susuzluk, bir çok canlıyı motive ediyor ancak yapılabilecek pek bir şey yok!

Bizim gibi ülkeler penceresinden bakarsak, insanoğlu diğer canlı alemlerden çok farklı değil. Genelde büyük bir yokluk ve açlık karşısında didinip, bu ihtiyacı gidermek için büyük riskleri bile göze alarak yaşayan, karnını doyurmaya, susuzluğunu gidermeye çalışan insanlarla dolu bir dünya. Bazı ülkeler ise gelişmişler, yeni şartlar ortaya atmışlar ve insanoğlunu olmazsa olmalarla karşı karşıya getirmişler.

Eğitim, hukuk, sağlık, barınak, yiyecek diye başlamışlar otomobil, uzay aracı, Versace kravat, gökdelen, mikrodalga fırın, Fransız danteli, lokanta olarak işleri büyütmüşler de büyütmüşler.

Onların yıllardır sadece akıllı ve dürüst hükümetlerce yönetildikleri için başarılı ve zengin olduklarını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Kalkınmalarının en önemli unsuru çalışkanlıklarıdır. ABD'de nasıl çalışılıyor biliyor musunuz? Hergün işyerine giden her Amerikalı, ortasından yeni kesilmiş bir yarım taze limon gibi girer ofisine. Bir de çalışma süresi sona erince baksanız, limonun sonuna kadar sıkılmış olduğunu görürsünüz.

Başka türlü olabilir mi? Düşününüz! Mümkün mü? Sizce, ABD halkının yüzde kaçı, doğduğu ve anne babasıyla büyüdüğü evin yakınında oturmakta? Çok küçük bir yüzdesi! Hepsi ülkenin binbir köşesine dağılmış durumdalar.

Mutlular mı? Kök salabiliyorlar mı? Hayır. Ticaret? "Evet" ama bir de bu yüzden McDonalds, Holiday Inn Otelleri, Kentucky Fried Chicken zincirleri ABD'ye ve sonra dünyaya yayılmış. "Üzülme, bak aynı ailenle olduğun zamanki gibi. Biz burada, yanındayız." ABD'de bir müdür ve işçinin işten atılması an meselesidir. Pembe bir kâğıt getirip koyarlar adamın önüne. "İki haftalık maaşını vezneden alabilirsin. Git ve gelme."

Dış kapıda senin işini kapmaya hazır 300 kişilik bir kuyruk vardır. Yasal olarak hiç bir şey yapamazsın. İşsizlere para veriliyor ama gerçek kazancından o kadar az ki. Nefes alabilmen için. O kadar.

Küçük bir saksıya, bahçemden biraz toprak doldurdum ve bir domates fidesi ektim. Komşum da ekti ancak o koyduğu toprağı gübreyle harmanladı, eledi, suladı yani kısacası terledi durdu. O terlerken ben de onu seyrettim. Aynı Selo'yu seyredenler gibi. Zamanı gelince onun domatesleri kocaman kıpkırmızı ve lezzetli oldu, benimkiler ise tam kızarmadı bile, çöpe attım. Bu topraktan bu kadar kardeşim!

Okuyucu mektubu
Bir teşekkür mesajı daha...
* Yaklaşık iki ay önce Arcadium Migros'tan Show marka, 84 ekran bir televizyon almıştım. Ekranda renk dağılması başlayınca hemen aldığım yere geri götürdüm. İstanbul'daki fabrikaya gönderdiler ve yeni bir televizyonla değiştirdiler. Hem Migros'a hem de Show TV fabrikasına köşenizden teşekkür etmek istiyorum. (Yılmaz Sarıkaya)

* Keşke her şikâyetçi müşteri sizin gibi olumlu tepkilerle karşılaşsa. Geçmiş olsun!

DİĞER YENİ YAZILAR