Atatürk'ün torunları kalmadı mı bu ülkede?

Kocaman tebrik ve teşekkürlerimiz, Vakıfbank eski Genel Müdürü Hasan Kılavuz'a! Yolsuzluk Komisyonu'na verdiği ifadeleri Milliyet'te okuduk ve söyleyeceklerini tahmin ettiğimiz halde tüylerimiz diken diken oldu!

Haberin Devamı

Kocaman tebrik ve teşekkürlerimiz, Vakıfbank eski Genel Müdürü Hasan Kılavuz'a! Yolsuzluk Komisyonu'na verdiği ifadeleri Milliyet'te okuduk ve söyleyeceklerini tahmin ettiğimiz halde tüylerimiz diken diken oldu!

Geceyarısı saat 02.00 ve Başbakan'ın yanından telefon geliyor.

"Şu firmalara kredi ver CANIM!"

Şu ifade tarzına bakınız! "Canım!" Yani? Yani, bu saatte benimle zıtlaşma, ne diyorsam onu yap! Çünkü beyefendiler sanki bankadaki KENDİ hesapları için talimat, emir veriyorlar! Demek Sayın Yılmaz ve arkadaşları o saatlerde bu planların içinde ve hesabındalar!

Anadolu'da binbir zor şartların içinde inim inim inleyen vatandaşların yaşam koşullarını düzeltmek için mi toplantılar bu saatlere kadar devam ediyor? Hayır! Kimbilir hangi katakullili işlemler için bir araya geliniyor!

Kılavuz itiraz ediyor. Çünkü kredi vermesi istenen firma zaten batmış! Batık, batık!!!

"Veremem!" diyor. El cevap, biraz da kızgın ve açıklama istendiği için kırgın, 'Yahu (!) BİZİM için önemli!"

Siz kimsiniz efendim? Biz bu ülkenin iktidardaki bir partisiyiz! Sizi oraya kim çıkardı? Kim olacak? Halkımızın oylarıyla çıktık!

Elleyip faydalanmak istediğiniz paralar kimin? Sizin mi? Partinizin mi? "HIKKK, PIKKK..." Belli kızıyor. İki kaş arası çizgiler!

Partiden kimi gönderip şu Kılavuz'u ikna edelim diye düşünüyorlar! Bu işi becerebilecek yetenekte çok kişi var! Eşyanın tabiatı, falan!

Nihayet değerli bakanımız Eyüp Aşık'ta karar kılınıyor ve Aşık 2,5 saat dil döküyor Kılavuz'a! Hiçbir şey para etmeyince, son hamlesini yapıyor.

Biraz da kızgın, biraz da kırgın, iki kaş ortada birleşmiş. Çizgi yerine yerleşmiş! "Yahu bırak! Eskiler (!) kullandı bu bankayı (Ne olur Eyüp Aşık, bize detayıyla açıklasanıza nasıl, ne kadar, kim, niçin kullandı?), biraz da biz kullanalım kardeşim!" (canım, burada kardeşim oluyor, taktik hep aynı!)

M. Demirel, H. Özkan, Recep Önal hepsinin hikâyelerinin çok küçük de olsa bir dilimi açıklanmış gazetede.

Vatandaş olarak tiksiniyorum. Daha konuşulmamış neler var kimbilir? Vatandaşın parasını kendisi için kurulmuş bir fon olarak gören bir zihniyet, yıllardır hakim. Sülük gibi, hepsi atar damarımıza yapışmışlar, em babam em! Soyulmuş özel bankalar yok mu acaba?

Yolsuzluk Komisyonu'na girmeden, konuşacak MERT İNSANLAR YOK MU BU ÜLKEDE?

Atatürk'ün torunları KALMADI MI BU ÜLKEDE? Kulaklarımızı diktik, bekliyoruz. Ama ÇABUK OLUN, LÜTFEN ÇABUK OLUN!



Okuyucu mektubu
Akıllara durgunluk verecek bir olay!

* Ben, Erdek'teki bir kooperatifte daire sahibiyim. 70 yaşmda emekli memurum. Dairem, adını sanını bilmediğim kişilerce kapısı çilingirler tarafından kırılarak işgal edildi. Akıllara durgunluk verecek bir olay yaşıyorum, ilgili mercilere haber verdim ama şu ana kadar hiç bir cevap alamadım. Şaşkınım. (Mesut Çetin)

* Böyle bir olay duymadım! İlgili makamlar nasıl sizin sorununuza çare bulamaz? Nasıl kayıtsız kalabilirler?

Başka karışık durumlar yoksa, akıllara durgunluk verecek bir olayla karşı karşıyasınız. Belediye, jandarma o yörede çok mükemmel çalışır. Bence bu haberi okuduktan sonra derhal harekete geçeceklerdir.

DİĞER YENİ YAZILAR