Atatürk'ü takdir eden kaç Müslüman hanım var?

Bugün pek alışık olmadığım sularda gezmek mecburiyetindeyim. Hata yaparsam beni affetmenizi rica ediyorum. Yıllardır üniversitelerimizde yaşadığımız türban sorunu konusuna yaklaşmak istiyorum

Haberin Devamı

Bugün pek alışık olmadığım sularda gezmek mecburiyetindeyim. Hata yaparsam beni affetmenizi rica ediyorum. Yıllardır üniversitelerimizde yaşadığımız türban sorunu konusuna yaklaşmak istiyorum. Yeni Diyanet İşleri Başkanımız Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, "Bugün yaşanan türban sorunu din ile alakalı değildir" diyor.

Aynı soruna Fransa'da rastlandığını görüyoruz. Fransa'da 5 milyon Müslüman yaşıyormuş. Bu kişilerin çocuklarını gönderebilecekleri sadece 2 tane Müslüman okulu varmış. Fransız yasalarına göre kamu alanlarında KİŞİNİN DİNİNİ belli edecek görüntü vermek yasak olduğundan, Müslüman inancına geçmiş iki kız kardeşin okula kabul edilmeyerek yaşadıkları soruna dikkatinizi çekmek istiyorum. Ama bu kardeşlerin durumu çok ilginç. Anlatayım.

"Bu benim inancım"
Anne Hıristiyan, baba Musevi ve bu iki kız kardeş İslamiyet'i seçtikleri için başlarını örtmüşler ve okulun yolunu tutmuşlar. Gelgelelim, yasalar gereği başları örtülü bir biçimde eğitim almaları mümkün değil! Kız kardeşlerin görüntüleri arkadan çekilmiş, anne-babanın görüntüleri de ekrana gelmiyor.

"Benim inancım, ne karışıyorsunuz" cümlesiyle müdafa edilen bu başlangıcın Burgazada'daki orman yangını misali, nerelere uzanacağını düşünmekten bile çekiniyorum. Vatikan'a pantolonla gittiğimde beni içeri almadıklarını hatırlıyorum. Yasaları böyleymiş. İkinci gidişimde elbisemi giymiştim. Benzer bir şekilde Washington'da, Temsilciler Meclisi'ndeki toplantılarda hanımlar etek-ceketten oluşan tayyör giymemişlerse salona bile alınmıyorlar. Girmişlerse, güvenlik görevlileri tarafından çıkartılıyorlar!

Bazı gelenekçi erkek Müslümanlara gelmek istiyorum. Bazılan boyunbağı veya kravat takmıyorlar. Takmamanın da bir "İslam duruşu" olduğu iddiasındalar (Yüce Allah buna ne der dersiniz?).

Ama Meclis'e bakınız! Çağdaşlığı tam göbekten yakalamış, uymuş, bir İtalyan erkeği kadar bakımlı ve şık görüntüdeler. Milletvekillerimiz bu görüntüde olmayıp, örneğin Sayın Dilipak gibi giyinseydi, Meclis'e o şekilde girebilir miydi? Bir de Bush'un katıldığı Filipin Parlamentosu'nün görüntülerine dikkat edin. Milletvekillerinin hepsi organze bir beyaz gömlek giymiş ve bir tek ABD Başkanı kravatlı. Filipinler'de Müslüman da var Hıristiyan da. Yasaları böyle işte.

Ahhh bacılarım, ahhh! Allah sizin kıllarınızla mı uğraşır sanırsınız? "Ziynetlerinizi örtün" dediğinde, çarpık erkek düşüncesine kapılarak göğüslerinizin mi kastedildiği heyecanına kapılıp kamu alanında da bu görüşe sarılırsınız? İki metre kumaşı başına örtenlerin cennete, örtmeyenlerin cehenneme gideceği martavalına cidden inanır mısınız? Yüce Yaradan'ın elindeki binbir değişik cetvelden hiç mi haberiniz yoktur? "Aklınızı işletin" dediğinde, sizce ne kastedilmektedir?

En akıllı, beyni en gelişmiş, yetenekli, düşünceli, anlayışlı varlık olduğuna en ufak şüphem olmayan kadın bu istikamette ilerleyerek bir kimlik sorununu mu halletmektedir? Neden ve niçin sorularını sormamakta direnmektesiniz?

Diğerlerindeki gibi
Kamu alanı dışında hiç bir tehdit veya sınırlama yaşanmayan bu ülkede, diğer tüm değişik inançlı ülkelerde olduğu gibi kamu alanlarında sınırlamalar varsa bunu kabul edip uymak mantığı dururken neden bile bile ısrar içine girer, koşturmanızın önüne duvar örersiniz?

Mustafa Kemal'in aydınlattığı çağdaş yoldan gitmek isteyip de sosyal devrimini yapamamış ülke halklarının tehdit ve kısıtlama duygularını yaşamamışlar olarak yanlış yere yanlış şeyleri takdir ediyorsunuz demek istiyorum. Allah'ın kalbinizi bu konuda ışık, bilgi, takdir, minnet ve duyguyla doldurması için durmadan dua ediyorum. Korkarım, kadınların bu iki metre kumaşı dünyanın başına daha büyük işler açacak. Korkarım!

DİĞER YENİ YAZILAR