Duyduğumuza göre "Din Kültürü" dersinizi okul kütüphanesinde görüyormuşsunuz. Öğretmeninizin adı Salih Kaya Bey'miş. Kütüphanede sizlere filmler izlettiriyormuş. Senaryoda şöyle sözler geçiyormuş: "Çıplak yıkanmak sağımız ve solumuzdaki meleklerle, cinler bizi gördüğü için GÜNAHTIR"
Şimdi ben sizlerin yerinde bu filmi izliyor ve düşünüyor olsam, film biter bitmez derhal elimi kaldırır, öğretmenime soranm:
"Öğretmenim, çıplak yıkanmak GÜNAH İSE, giyinik nasıl yıkanacağız?"
Bu filmleri nereden bulup sizlere izlettiğini bilmediğim Salih Bey'in buna ne cevap vereceğini kestiremem.
İkinci sorum da şu olurdu: "Öğretmenim, çıplak yıkanmamızın günah olduğu Kur'an'ın hangi ayetinde belirtilmiştir?"
Bakın çocuklar. Kur'an hiçbir ayetinde 'giyinik yıkanın' demez. Şayet bu senaryo hadislere dayandırılmışsa bu noktada üç kere frene basıp durumu sorgulamanız gerekir. Öyle uydurma hadisler vardır ki, sizleri Kur'an'a yaklaştıracağına uzaklaştırır. Bir hadisin doğru olup olmadığını anlayabilmenin ilk yolu, Kur'an'da o söylemi destekleyecek bir ayet olup olmadığına bakmaktır. Şayet Kur'an'da da aynı yolda bir söylem varsa o hadis doğrudur. Allah sizin önce okuyan sonra düşünen, sorgulayan ve ondan sonra inanan bireyler olmanızı istiyor. Bu isteği Kur'an'da çok açık biçimde en başında belirtiyor. Şayet birileri sizin akıl ve vicdanınıza sığmayan sözler söylüyorsa bunları sorgulama ehliyeti tüm Müslümanlara verilmiştir.
Aşağıda yazacaklarımı Salih öğretmeninize okutun, bunları size izah etmesini rica ediyorum:
I have been lead to believe that you have been indoctrinating your high school students in ways and means that may not be compatible with the true teachings of our sacred book; in which event, you may be accused of leading potential true Moslems astray from the righteous path of our faith to a dark and devious road!
Şayet bu cümlemi size izah edemiyorsa bu durumun size empoze ettiği "Kur'an'ın üç anlamı vardır ve bu üç anlamı en doğru şekilde anlamak için Arapça okunması gerekir. Kur'an Tükçe okunmaz ve Türkçe ibadet OLMAZ" görüşü de geçerli değildir.
Yüce Yaradan'ın hedefi, anlamadığımız bir lisanda ezbere sesleri ağzımızdan çıkartmak değil, İslam'a bağlı, dürüst ve samimi bir Müslüman'ın Kur'an'ı okuyarak, anlayarak, düşünerek, sorgulayarak, aydınlanarak, nasıl yaşaması gerektiğini öğrenmesidir. Kur'an, Müslümanların gün be gün doğru yolda nasıl yürümeleri gerektiğini açıklayan bir formüldür!
Yaşar Nuri Hoca'ya göre de "Yaşam Prospektüsüdür." Hani her ilaç kutusunun içinde bulunan prospektüs denilen, o ilaç hakkında açıklayıcı bilgiler vardır ya... Kur'an'daki bilgiler de insanoğlunun her durum karşısında nasıl hareket etmesi gerektiğini açıklayan, seçimini insanın kararına bırakan, her türlü zorlamadan uzak, kendi iddiasına göre "kolaylaştırılmış", anlamamız ve uygulamamız için bizlere indirilmiş bir yol gösterici kitaptır. Kur'an'ın HİÇBİR GİZLİSİ, SAKLISI, DRAMATİK TINLAMASI, ÇINLAMASI, MİSTİK TONLAMASI olmadığı gibi, bu kitap, bu gibi havalar yaratılarak dinleyen Müslümanı etkileyip, anlamadığı, anlayamayacağı kulvarlara sürükleme hakkını HİÇBİR KULA VERMEMİŞTİR. VEREN olursa, günah işlemiş olur.
Nereden biliyoruz?
"Sizi Allah ile aldatmalarına izin vermeyin" diye Kur'an'da bir işaret vardır. İşte tam oradan biliyoruz.
Salih Kaya ve tüm Din Kültürü öğreten öğretmenlere ama asıl ve özellikle en önemli olarak, çok sevdiğimiz ve saydığımız öğrencilerimize bu konuda çok dikkat etmelerini ve Allah'ı kullanarak sizleri hiçbir kimsenin kandırmasına izin vermemenizi rica ediyorum. Kandınldığınızı hissettiğiniz anda elinizi kaldırıp, söylenenleri sorgulayınız. Cevap eğer aklınıza ve de vicdanınıza yanlış geliyorsa kabul etmeyin.
Çünkü Kur'an'da belirtildiğine göre Allah her Müslüman'ın böyle yapmasını istiyor. Yapanı da görüyor, yapmayanı ve yaptırmayanı da çok iyi biliyor.
Antalya Çağlayan Lisesi gençleri!!!
Duyduğumuza göre "Din Kültürü" dersinizi okul kütüphanesinde görüyormuşsunuz. Öğretmeninizin adı Salih Kaya Bey'miş. Kütüphanede sizlere filmler izlettiriyormuş
Haberin Devamı

