Geçen akşam Lütfi Kırdar Kongre Salonu'nda Anadolu Ateşi grubunun gösterisine gittim. Bugüne kadar bölük pörçük şöyle veya böyle izlemiştim ama tam kadro bütün gösteriyi ancak geçen akşam izleyebildim. Bir kere çok turistik bulmuş olduğum "Dansın Sultanlan" isminden Anadolu Ateşi adına geçmeleri kadar isabetli bir karar olamaz diye düşünüyorum. Çünkü yalın ve basit bir biçimde olay budur!
90 kıvrak ve yetenekli genç, bir alev yakıyorlar, durdurabilene, üfleyebilene, söndürebilene aşkolsun. Tam rahmetli Mustafa Kemal'in istediği gibi! Aynısı! Biliyorsunuz Atatürk, bir Türk folklor hayranıydı. Hepsini de çok güzel tanırdı. Yaşasaydı, Anadolu Ateşi gibi bir gösteri yapılmasını emrederdi. Benim özel kanaatimdir bu. Bu sebeple böyle dev bir çalışmayı ele almış olan Mustafa Erdoğan'ı ve olağanüstü ekibini iki kez kutlamak isterim.
Efendim, dünyanın herhangi bir noktasında dünya haritasını önünüze açıp, tarihsel açıdan, üzerinde en çok uygarlık kurulmuş, izini bırakıp sahneden çekilmiş bir toprak parçası arasanız, Anadolu Yarımadası ve Trakya ile hiç kimse başa çıkamaz. Hem de nasıl çıkamaz bilir misiniz? Daha böyle kazılmamış haliyle gerçek ziynetleri arkeologlar tarafından gün
yüzüne çıkarılmamış haliyle bile başa çıkamaz! Bence, bugüne kadar, bu toprakların, şurası burası sadece hafifçe kazılmıştır. Bu halde bile ortaya çıkanlanlara bakar mısınız? İnsanoğlunun yaşadıkları ve yarattıklarına ilaveten parmak izlerinden oluşan olağanüstü malzemelerle dolu bu müzenin bekçileri olarak, tabii ki bizlere vazifeler düşüyor.
Seyircileri sarıyor
Mustafa Erdoğan ve ekibi, Anadolu Ateşi ile işte bu vazifelerden birisini yerine getirmiştir. Başlangıç anından, en son nota ve ayak hareketine kadar bu gösteri, alev alev sahneyi ve seyircileri sarıyor, sarmalıyor, coşturup ayağa fırlatıyor, el çırptırıyor, avaz avaz bağırtıyor, uzun lafın kısası, neticede insanı bitap düşürüp, evine yolluyor!
Bu gösteriyle, New York'un meşhur Radio City Music Hall yetkilileri meşgul oluyorlarmış. Aman aman, yaşasın! Frank Sinatra şarkısında söylediği gibi, "If you can make it there, you'll make it, anywhere, it's up to you, New York, New York!" (Şayet New York'ta başarırsan, dünyanın her yerinde başarırsın, yeter ki New York'ta başar.)
Radio City Music Hall ve oranın meşhur kızları "Rocketts"i defalarca izlemiş birisi olarak biliyorum ki, Anadolu Ateşi orada bir gösteriye başlasın, bütün bir sezon devam eder. Bu yetmez oradan, Amerika ve dünya turnesi başlar. Bu yüzden, bu konudaki girişimlere ben de yardımcı olmaya söz verdim.
Her bir yetenekli, çalışkan, üretken gencin alnından öpüyorum. Kostümleri hazırlayanlara, müziği olağanüstü seçip, hazırlayıp, çalanlara, bravo diyorum. Bizler ele alınca, tam alırız! Zaten Mustafa Kemal Atatürk de bunu çok iyi biliyordu. Anadolu Ateşi'ni görseydi, gözünden yaşlar gelirdi. Tam istediği gibi olmuş.
Bugün ve yarın sanırım, Çanakkale yöresinde gösteri yapacaklar. Hem 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı hem de 25 Nisan Anzak Günü kutlanacak. Sayın Vali'nin davetine ben ve eşim katılamayacağız ama Çanakkale yöresindeki herkes bu gösteriyi izlemelidir. Elinize sağlık Mustafa Erdoğan, bravo emeği geçen herkes. Gözlerimizi yaşartıyorsunuz. İyi de ediyorsunuz!
Okuyucu mektubu
Müşteri memnuniyetine önem verenler daima kazanır
■ Çarşı Mağazası'nın Profilo şubesinden Harley Davidson marka bir çift ayakkabı aldım. Ancak daha sonra fark ettim ki, ayakkabılardan birinin derisi ince diğerininki kalındı. Mağazaya geri götürdüm. Yeşil Kundura'ya gönderdiler. Sökükler dikildi ama deri farkı aynıydı. Bu müesseselere güvenmeyip nereye güvenmeliyiz? (N. V.)
* Sanırım bir yanlış anlama olmuş. Çünkü bu firmalar, Tüketici Hakları Yasası'nı bildikleri gibi müşteri memnuniyetini de en iyi takdir edenlerdendir. Bence size yardımcı olacaklardır. Biraz bekleyin lütfen.
Anadolu Ateşi'ni görmelisiniz
Geçen akşam Lütfi Kırdar Kongre Salonu'nda Anadolu Ateşi grubunun gösterisine gittim
Haberin Devamı

