Dün CNN International'a bile konu olan bu olay hakkında görüş belirtmek istiyorum. Yetenekli sporcumuz Alpay, tek başına yeni bir Midnight Express Sendromu yaratmayı başardı! "Geceyansı Ekspresi" filminin hâlâ zihinlerden silinmediği bu günlerde, kaçırılan bir penaltı üzerine, zaten üzüntüden kahrolduğunu en iyi bildiğinden emin olduğum, meslektaşı Beckham'a Alpay'ın tam olarak ne dediğini ben anlamış değilim. Birileri, "Victoria'dan ne haber?" diye sorduğunu söylüyor.
Şayet sormuş ise gerçekten haksız bir biçimde belden aşağıya vurarak çarpık ve sıhhatsiz bir düşünce tarzıyla sakat bir muhakeme kabiliyetini dünya aleme sergilemiş. Kınıyorum! Bazılarına göre de, "Bak, Allah da golü atmana izin vermedi çünkü bu penaltı haksızdı" demiş. Bu da yanlış! Yakışıksız ve yersiz bir değerlendirme. Neyse haklıdır, haksızdır. Geçiniz bunları diyorum. Türkiye ve Türk halkı, olumsuz bir imajla karşı karşıyadır.
Geceyası Ekspresi filminin altı, kalın kara çizgilerle çizilmiştir.
Bunu silecek silgiyi bilen varsa bana görüşlerini bildirmelerini rica ediyorum. Yalnız yazınız da, "Ama önce o şu konuda şunu söyledi, bu da buna karşılık..." Bu noktadan itibaren bunlar beni hiç ilgilendirmiyor. Çok kirlenmiş bir Türk imajıyla
tekrar karşı karşıyayız. "Aman canım, biz haklıyız. O da ona vurdu, bu da şunu dedi. Zaten bizim hakkımızı İngilizler hep yerler" bakışını da benimsemiyorum.
Dünya kamuoyunda daha önceleri kazandığımız efendi, uygar ve çağdaş bir imajımız olsaydı, bu düdük ötebilirdi. Bence cevabı Beckham'da yatıyor.
Ben Alpay'ın yerinde olsam, mesleğimi, eşimi, çocuklarımı ve Türk halkının düştüğü durumu derin derin düşünür, Beckham'a telefon eder, "Afferdesin. HATALIYDIM David. Bu bana büyük bir ders oldu" diyerek özür diler, eski statüme tekrar kavuşabilmek için yardımını isterdim. Vereceğinden de eminim! Alpay'ın (ve halkımızın büyük bir yüzdesinin) bunları söyleyemeyeceğinden emin olduğum kadar EMİNİM!
Tamer Karadağlının Atina başarısı İster sanatçı, ister sporcu, isterse iş adamı veya iş hanımlarımız olsun, uluslararası başarılara atılan her imza, benim yüreğimde çiçekler açtırır. Geçenlerde duyduğum benzer bir haber de kalbimde aynı etkiyi yarattı.
Geçtiğimiz pazartesi günü, Tamer Karadağlı'nın tabip binbaşı rolünde oynadığı, 1964 mübadele yıllarıyla ilgili, "Matrix" filminin yapımcı firması Village Road Show'un yapıtı A Touch of Spice (Bir Tutam Baharat) filminin Atina'da galası yapıldığını ve hem izleyiciler hem de eleştirmenler ve basından çok olumlu değerlendirmeler alarak büyük beğeni kazandığını öğrendim.
Tamer Karadağlı'nın çok yetenekli bir aktör olduğuna inanıyorum. Ana dili gibi kullandığı İngilizcesi, bu oyun gücüyle birleştiğinde kendisinin uluslararası sinema platformunda daha büyük başarılara imza atacağını düşünüyorum.
Açıkça söyleyeyim, Tamer Karadağlı bence, Ömer Şerifin tahtına oturmaya en yakın adaydır.
Neden olmasın? Başak Köklükaya'nın da rol aldığı Bir Tutam Baharat filminin aralık ayı başında Selanik Film Festivali'nde gösteriminden sonra dünya sinemalarında gösterime gireceğini öğrendim.
Türkiye'de Mart 2004'te vizyona girmesi beklenen filmdeki bu çalışmalar hem Başak hem de Tamer'in portföylerinde değerli bir referans olacaktır diyor, ikisine de başarılar diliyorum.
Alpay, Beckham'a ne dedi?
Dün CNN International'a bile konu olan bu olay hakkında görüş belirtmek istiyorum. Yetenekli sporcumuz Alpay, tek başına yeni bir Midnight Express Sendromu yaratmayı başardı!
Haberin Devamı

