Yağlıboya bir resim aldım, acemi ressamlara hayranlığım arttı. İmzası tam okunamayan bir Rus ressama ait bu tablo natürmort çalışması (Çoğu Rusların eserleri gibi). Şimdi size biraz tarif etmek istiyorum çünkü Haluk ile ben, devamlı bu tabloyu konuşuyoruz. Çözemediğimiz noktaları çözmeye çalışıyoruz. Av sonrası bir sahneyle karşı karşıyayız. Beyaz örtülü diktörtgen bir masanın sağ kenarında ölmüş bir keklik, bir bıldırcın ve bir ördek yatıyor. Ördeğin kafası bayağı kırılmış olmalı ki L harfi gibi duruyor. Bu üç kuşun tam altından bir ip çıkmış, masanın kenarına kadar gelip aşağıya sarkıyor. İyi güzel! Olabilir. Belki de tam ölmemiş ördeği bu iple mi hallederler? Hiç bilmediğim bir konu bu! Gene kuşların sol tarafından bir bez bükülüp masa kenarından aşağıya sarkıtılmış. Ancak bezin üstü, altın sarısı ince çizgili desenlerle kaplı. Desenli kumaşı büküp büküp koyarsanız ne olur? Bir sarı çizgi burada olur, diğeri başka bir hizada, v.s.
Bu da iyi. Hiç itirazım yok.
Ortada toprak rengi bir kase ve yanında aynı topraktan bir sürahi. Gayet hoş. Zaten resmi özellikle bu sürahi için aldım. Son derece tatlı bir taba renginde olan sürahinin doyurucu bir görünümü var. Tam bu ikilinin arkasında iskemleye dayanmış bir tüfek kabzası görünüyor. O da toprak rengine yakın ama çok acayip ve amatörce. Bunu boyamak için ressam olmaya hiç gerek yok gibi. Yani, belki ben de yaparım. (İmdat, Kenan Paşa! Hah! Ha!) Sürahinin yanında çok beğendiğim gümüş zarf içinde bir bardak. Belli ki eski bir usta elinden çıkmış. Harika. İçi sarı, parlıyor. Ya pirinç ya da zeytinyağı dolu. Bu da güzel. Bardağın önünde beyaz bir peçete. Dörde katlı. Yalın. Yansı masadan sarkıyor. Gölgelemeleri, kat yeri, dikiş izleri yerinde. Gelgelelim, o peçetenin arkasındaki eşyaya günlerdir, haftalardır, aylardır bakıyoruz ama Haluk ile o cisme hiç bir mana veremiyoruz. Haluk diyor ki: "Bu, bir beyaz kuşun tek kanadının koparılıp oraya bırakılmış olmasının resmidir." Ben katiyetle kabul etmiyorum ve diyorum ki: "Bu, esaslı bir baş sarımsaktır. Pişirilirken soyulup tencereye koyulacaktır." Haluk bu görüşü derhal reddediyor ve diyor ki: "Rica ederim Ayşe. Dikkatli bak. Bu aslında bir peçete halkası olabilir." "Ne peçete halkası Haluk, baksana bu dümdüz bir topaç, altından da bir meşin futbol pabucu çıkmış ve bize tekme atıyor." İşte resim bu minval üzerine bizleri durmadan konuşturuyor. Acemi ressam kardeş, öyle bir eser yaratmış ki her an o çözemediğimiz maddeyi konuşup duruyoruz. Acemi ressamlara bayılıyorum.
Acemi ressamlara bayılıyorum!
Yağlıboya bir resim aldım, acemi ressamlara hayranlığım arttı. İmzası tam okunamayan bir Rus ressama ait bu tablo natürmort çalışması (Çoğu Rusların eserleri gibi)
Haberin Devamı

