"Bürokratlar mani oluyor!", "Yolsuzluk dosyaları", "Türban krizi", "Dolar milyonerleri"... Vallahi bıktım! Başka bir boyuta girdim ve sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bilim adamının adı Bill Boynton. Mars gezegeninde su olduğunu ispat eden aleti keşfeden adam! Yılmadan yıllarca çalışıyor, havluyu atmıyor, inancını yitirmiyor, sonunda aleti Delta II roketiyle fırlatılıyor. NASA'nın Oddysey Probe aleti de bilgileri dünyaya göndermeye başlıyor.
Evet, Mars gezegeninde su var! Ama buz şeklinde var! Mars'ın bir iki noktası hariç, gezegen çeşitli yoğunlukta buz kılıfına girmiş durumda. Bazı yerlerde kilometrelere varan buzun alti su. Bu su bazen volkanik dağlardan fışkırıyor ama anında donuyor!
Bizim gezegenimizde Kuzey ile Güney Kutbu arasında, Atlantik Okyanusu boyunca bir çatlak olduğunu biliyorsunuz değil mi? Bu çatlak, Bermuda Üçgeni denilen yörede çok aktif. Güneş ışığının giremediği metrelerce derinlikte çekilen belgesellerde yerkürenin bu çatlaktan devamlı olarak çıkardığı lavlar, birikip birikip Afrika kıtasını durmadan ittiriyor!
Bu kapkaranlık derin noktalarda gelişmiş balık sürülerini görünce insanın şaşkınlığı gittikçe artıyor. İttire ittire bu birikimler önce Afrika kıtasını öteliyorlar, orası Suudi Arabistan Yarımadası'nı ittiriyor, oradan Anadolu Yarımadası'na. oradan Yunanistan'a doğru bir ittirmedir gidiyor. Kıtalararası bir hareket var. Depremlerin bir sebebi de bu! Meğer bu ittirmeler olunca sular da devirdaim yaparmış. Mars'da bu dolaşım olamıyor.
Acaba geçmişte oldu mu? Mikroorganizma fosilleri var mı? Uzay aracıyla gidip örnek alınabilinir mi? Nereye inse en çok fosil bulunabilir? Bugünlerde bu araştırılıyor. Karar verildikten sonra iki astronotla sırf yakıt yüklü bir araç gidecek. Oradaki buzların bünyesindeki hidrojenle oksijeni ayırarak yakıt haline getirip dönüşte kullanacak. İmdat!
Diğer bilim adamının adı Stephen Wolfram. İngiliz. Dahi çocuk. Son bilim adamı Kamen. Amerikalı. Dahi çocuk. Bu iki dahi el ele veriyorlar.
Birkaç alet keşfedip bol para kazanıyorlar. Özellikle Wolfram her işi bırakıp, Chicago'daki evinde "ses geçirmeyen odasında sadece geceleri, bilgisayarının başında" 10 yıllık bir çalışmaya başlıyor. Tüm arkadaşları alay ediyorlar. Aldırmıyor. "Yeni bir ilim tarzı" geliştiriyor!
Özellikle Wolfram'ın gerçekleştirdiği "doğada karşılaşılan tekrarlamaları (veya kopyalamaları), bilgisayarda uygulamak"tan ibaret bu sistemin, diğer bilim adamlarının çok dikkatini çektiğini belirtmek isterim. Wolfram, "En sonunda kâinatın nasıl meydana gelip geliştiğini, bu işlemin son derece basit, tekrar edilebilir bir yöntemle oluştuğunu ispat edeceğim" diyor.
Ben de soruyorum. Acaba üstümüzde sallanan tüm yanık ve sönük güneş, gezegen ve sistemler dünyamıza ve bizlere hazırlık için birer deney miydiler?
Okuyucu mektubu
Radyo-3 ve Radyo-4 dinleyicileri şikayetçi
* TRT, Türk uydusunda dijital yayına geçti. Ama radyo yayınlarını dinlerseniz Radyo-4'te sol taraftan Radyo-3'ün sesini, Radyo-3'te ise sağ taraftan Radyo-4'ün sesini işitiyorsunuz! Deneme yaym süresi de bitti. Yayın bozukluğu ise devam ediyor. Ses seviyeleri o kadar dengesiz şaşarsınız! TV'lere gelince, onlar da stereo yapmıyor! Dinleyebilene aşk olsun! (Murat Özaydın)
* Murat Özaydın'ın şikâyetlerine benzer birçok şikâyet daha aldım. Bu durumu yetkililerin dikkatine sunuyorum. Teşekkürler!
Acaba uzayda yalnız mıyız?
"Bürokratlar mani oluyor!", "Yolsuzluk dosyaları", "Türban krizi", "Dolar milyonerleri"... Vallahi bıktım! Başka bir boyuta girdim ve sizlerle paylaşmak istiyorum
Haberin Devamı

