Acaba roman yazarı mı olsam?

Boş zamanlarda koltuğa yaslanıp hayal kurmaya bayılırım. Bakın geçenlerde nasıl bir hayal kurdum! Mesela ben gazoz kapağı yapan bir atölye sahibiyim ...

Haberin Devamı

Boş zamanlarda koltuğa yaslanıp hayal kurmaya bayılırım. Bakın geçenlerde nasıl bir hayal kurdum!

Mesela ben gazoz kapağı yapan bir atölye sahibiyim. On yıldır 15 kişilik bir eleman grubuyla, suyun üzerinde kalarak, çok büyümeden ve tam batmadan işime devam ediyorum. Oysa etrafımda her şirket gelişiyor, taşınıyor, yeni bina yapıyor.

"Ayyy keşke ben de şirketimi büyütebilsem" diye düşünüyorum.

Nasıl büyütürüm? Almanya'da kapak şirketleri yeni bir makine geliştirmiş. Bu makine, bizim şirketin üç günde yaptığı üretimi üç saatte yapıyor.

Fiyatı ne kadar? 750.000 dolar. Nerede bende o para? Hay Allah! Ne yapsam! Bankadan kredi alsam.

Şu bilmem ne bankasının bilmem ne şubesi müdürü Hulusi var ya. O benim ilkokul 3'ten arkadaşımdır. Yıllardır görmedim ama olsun. Ziyaret ediyorum.

"Ayşe nasılsın? Görüşmeyeli çok oldu. Hayrola bir ihtiyacın mı var?"

"Hulusi, ben Almanya'dan makine getirteceğim ama fiyatı 750.000 dolar. Bana kredi verebilir misin?"

"Ayşeciğim, sen emredersin de vermez miyim, tabii ki veririm. İpotek edeceğin bir yer var mı?"

'Yok valla. Atölyem bile kiralık. Kaç paralık ipotek gerek?"

"Boşver üzme canını. Bak sana nasıl yardım ederim. Şu Tekirdağ-Keşan yolu üzerinde 15 dönüm arazi var. Kuş uçmaz kervan geçmez. Yolu bile olmayan, üstü fundalık bir dağdır. Değeri 5.000 dolar ama gel ben sana bunu 50.000 dolara satayım."

"Hulusi bende öyle para yok."

"Boşver ben sana 850.000 dolarlık kredi çıkarırım. Elli binini bu arsaya yatırırsın."

"Ama hani değeri 5.000'di?"

"Canım aynı durumda birisine aynı arsayı aynı paradan 4 sene önce satıp, ipotek gösterip kredi verdik. Adam aldığını geri ödeyemedi. İpoteğin uydurma olduğu anlaşılmasın diye zaten bizim bu arsayı o fiyata satmamız şart. Onun için gel bu işi yapalım."

"Peki ama neden 850.000 dolar?"

"Artık Ayşeciğim onu da seninle ben biraz kırışacağız be güzelim. Hayat her gün pahalılanıyor ama bizim maaşlar şinanay."

"Ama Hulusi, müdürleriniz de çok gündemde ya birisi işgillenir, yaptığımızı farkederse?"

"Hiç merak etme, böylesine işlem dosyaları o kadar çok ki Türk bankalarında, üzümünü ye bağını sorma Ayşeciğim, sorma!"

Hah hah! Öyle komik hayallere dalarım ki ben. Acaba hayali roman yazarı mı olsam?



Okuyucu mektubu
Kürekçi kızımızdan anlamlı bir çağrı var!

* Kızlarımdan biri Fethiye Belediyespor kürek takımında. Bizler böyle branşlara pek alışık olmadığımızdan gülüp geçmiştik. Fakat kızımın her antrenman dönüşü yaptıklarını neşeyle anlatması beni de mutlu ediyor. Belediye başkanımızın desteğiyle kısıtlı şartlarda çalışan çocuklarımız, Türkiye ve Gençler Şampiyonası'na hazırlanıyorlar. Ancak yarışacakları teknelerin çok eski olması çocukların hevesini kırabilir. Bir Fenerbahçe fanatiği olan kızım bana, "Baba, Türkiye'nin en büyük kürek takımı Fenerbahçe'de, Belki onlarda eski bir tekne vardır. Bize göndermezler mi acaba?" diye sordu. Ben de sizin vasıtanızla Fenerbahçe yetkililerine seslenmek istedim. Teşekkürler. (Ramazan Onay / Fethiye)

* Fenerbahçe (veya Galatasaray veya Modaspor) yetkililerinden bir yardım eli uzatılırsa (ancak sekiz tek mi, dört tek mi, bilgi vermemişsiniz. Herhalde ne olursa olsun diyorsunuz) hemen sizinle irtibatlandıracağız. Kızınızın çok popüler olmayan, hatta ülke çapında pek bilinmeyen ama çok zevkli spor dalına yönelmesi çok hoş. Başarılar dilerim.

DİĞER YENİ YAZILAR