ABD'nin yeni Başkanı Kerry mi?

ABD Demokrat Parti'nin başkan aday adaylarından John Kerry'nin rakiplerini fersah fersah geçtiği iddia ediliyor

Haberin Devamı

ABD Demokrat Parti'nin başkan aday adaylarından John Kerry'nin rakiplerini fersah fersah geçtiği iddia ediliyor. 15 yıllık bir senatör olan John Kerry'yi dinliyorum:

"Başkan George Bush, bizlere yalan söyledi.

1- Irak konusunda Birleşmiş Milletler'e gitmeye söz verdi, gitmedi.

2- Kabul edilir bir koalisyon kuracağım dedi, kurmadı.

3- Müttefiklerimizle aramızı iyi tutacağını belirtti, tutmadı.

Bize verdiği sözleri tutmayan bir başkanımız var Beyaz Saray'da. Her şeyi değiştirmemiz lâzım. Her şeyi düzeltmemiz gerek. Sağlık sigorta durumumuz ele alınmalı. Dış siyasetimiz, eski başarılı günlerine döndürülmeli. Irak'a açtığı savaş sayesinde ekonomimiz ne hallere düştü. Güçlü tuttuğunu iddia ettiği silahlı kuvvetlerimizin acınacak hallerine bir bakın."

John Kerry, Demokrat adayı olarak değil de sanki başkanlığın seçim kampanyasını yürütüyor. Orta halli Amerika'nın değerlerini savunuyor. "Adil olmamız gerek, ülkemizi sevmemiz şart, çok çalışmamız lâzım" dedikçe oy oranlarını arttırıyor.

John Kerry, 5 hafta önce yüzde 3 ile başlayan oy desteğini Tennessee ve Virginia'da bugün yüzde 51'e yükseltti. Yüksek oy oranıyla başlamış aday Dean ise bugün yüzde 4 ile yüzde 7'ye düştü. Clark yarıştan çekildi. Çok yakında Dean, Edwards ve diğerlerinin de çekilmesi bekleniyor. Hazır ol George Bush, Beyaz Saray'a girmek isteyen John Kerry adında yaman bir rakip geliyor!

Birleşmiş Milletler'de ameliyat mı var?
Bu yazıyı kaleme alırken henüz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Kıbrıs Rum kesimi heyetleri ikinci gün görüşmelerine başlamamışlardı. Birinci toplantılarını izlerken yandık, bittik! İkinciyi kaldırabilir miyim? Emin değilim. Sanki ameliyattan çıktık ve yoğun bakımdayız!

Bir kanalda esaslı bir grup bilge bey, olayı bir pencereden değerlendiriyorlar. Diğer kanalda bir akil adam, durumu tam tersi bir pencereden yorumluyor.

Üçüncü kanalda bir erdemli kişi, mevcut nazik durumu bambaşka bir açıdan ele alıyor. Bağlantılar, bağlantılar. New York, Ankara, havalimanları, stüdyolar, görüntüler, telefon bağlantılan... İnanınız bana, kafam çorbaya döndü! Değişik görüşleri savunanlar. Sanki attınız Türk halkını bir çamaşır makinesine ve bastınız tuşa.

Bütün bunlara dayanmaya çalışırken Denktaş ve Türk heyetinin birden odadan çıkışı, arkadan Rum heyeti. Kimse bir açıklama yapmıyor. Yapsalar dünya yerinden oynayacak sanki. Derken De Soto mikrofonda:

"Hiçbir şey söylememe sözüme sadık kalmam gerek." Peki neden çıktın kamera karşısına? Bayılıyorlar kameralara.

Vallahi billahi bayılıyorlar. Kısa bir süre de olsa, dünyanın gözünü üzerlerinde hissetmek. Karşılığında hiçbir ipucu vermemek ama gene de kameraların önüne geçmek. Yenemedikleri bir duygu gibi geliyor bana!

İstanbul'a kar fırtınası geliyormuş
Sayın Valimiz açıklama yaptılar. Fena bir fırtına geliyormuş. Bu sefer gafil avlanılmayacak. "Mecbur olmadıkça evden çıkmayınız." Tüm okullar tatil. Yolların en kenarlarındaki acil şeridini işgal edenlere büyük cezalar ve mahkeme kapıları var. Evden çıkmaya mecbur olanlar zincir bulundursunlar.

Hepsi iyi ve güzel. Ama benim merak ettiğim bir husus var. Çok kar ve yağmur yağdığı vakit, hatta açık havalarda, Bebek, Arnavutköy gibi yörelerde müthiş bir elektrik kesintisi meydana geliyor. Arızaya sorduğumda, "Büyük bir arıza var. Nereden geldiğini de bilmiyoruz. Araştırıyoruz" diyorlar. Bu özrü ben 4-5 aydır dinliyorum. Son kar yağdığında da elektrik kesildi. Trafo dendi, rüzgâr dendi. Bu feci fırtınaya girerken hiçbir teknisyen bu arızayı buldu ve tamir etti mi? Çünkü etmediyse EYVAH!!! Yine bize kara ve soğuk günler kaldı!

DİĞER YENİ YAZILAR