Başbakan Erdoğan ve TÜSİAD aralarındaki buzları erittiler mi?

Haberin Devamı

Başbakan Edoğan ile TÜSİAD arasında sert tartışmalar yaşanmış ve Başbakan Erdoğan, TÜSİAD’la arasına mesafe koymuştu. Erdoğan bununla da kalmamış, TÜSİAD’a karşı Anadolu kaplanları diye tabir edilen Anadolulu sanayiciler ve TÜSİAD’a alternatif olarak düşündüğü MÜSİAD ile TUSKON’a kucak açmış, yeni iş âlemi oluşumunu bunlara göre dizayn etmeye çalışmıştı.

Tıpkı Türk Amerikan İş Konseyi gibi.

Başbakan Erdoğan, uzun aradan sonra dün ilk kez TÜSİAD toplantısına katıldı ve TÜSİAD üyelerine hitaben bir konuşma yaptı. TÜSİAD üyelerine özellikle ekonomi alanında dünyada ve ülkede yaşananları kendi yorumu ile anlattı. Dış politika ve siyaset alanında da ince mesajlar verdi.

Erdoğan TÜSİAD üyeleri arasında bulunan otomobil üreticilerini ve özellikle de KOÇ’u işaret ederek “Babalar burada, artık yüzde 100 yerli malı kendi otomobilimizi yapmalıyız. Yerli malı üretimimizde A’dan Z’ye her şey yerli olmalı” şeklinde konuştu.

Başbakan Erdoğan’ın bu talebi, TÜSİAD ile aralarındaki buzları eritmeye yönelik bir adım olarak algılandı. En azından Başbakan Erdoğan’ın, TÜSİAD ile kavga yerine uzlaşmayı düşündüğü şeklinde yorumlandı. Babalar ve oğulları, Başbakan Erdoğan’ın önerdiği yerli malı otomobil üretimini gerçekleştirebilir mi gerçekleştiremez mi bilemem. Ancak görüştüğüm birkaç TÜSİAD üyesi otomobilci, bunun şu aşamada çok zor olduğunu söyledi. Yine de bu proje üzerinde kafa yormakta yarar olduğunu düşünüyorum.

***


Başbakan Erdoğan, TÜSİAD üyelerine yönelik konuşmasının bir bölümünde, yüksek yargıya da çok sert mesajlar gönderdi.

Başbakan Erdoğan, Danıştay’ın 2 gün önce yürütmesini durdurduğu ALES sınavlarında türbanı devre dışı bırakan karara yönelik olarak da Danıştay üzerinden yüksek yargıya verip veriştirdi. Eleştirinin dozu da oldukça yüksekti.

Başbakan Erdoğan’ın TÜSİAD’a dost eli uzatması bence olumlu bir gelişme, ancak yüksek yargıya eleştirisinin dozu oldukça sertti. Keşke Başbakan Erdoğan sert eleştiriler yöneltmek yerine, yüksek yargıya da onları hem ikaz eden, hem de kucaklamaya ve uzlaşıya yönelik mesajlar verseydi.

***


Dünyada herkesin üzerinde oyun oynadığı bir ülkeyiz. Bizi hem içeriden hem dışarıdan bölmeye ve karıştırmaya yönelik ne tuzaklar ve o tuzakların başında bekleyenler olduğunu bilmeyenimiz yok. Yüksek yargı ile hükümet arasında sorunlar varsa, ki vardır, bunları karşılıklı görüşerek, belli bir noktada uzlaşarak çözmek ülkenin çok daha yararına olur. Hükümet güçlüdür. Bu aşamada tüm kurumlara karşı olduğu gibi yüksek yargıya da birçok yaptırım uygulayabilecek konumda. Ancak tepkiyle alınan kararların doğru olacağı hakkında ciddi endişelerim var. Bugün tepkiyle alınan birçok kararın yarın tersine de işleyebileceğini unutmamak lazım.

***


TÜSİAD üyeleri misafir konumunda olan Başbakan Erdoğan’ı hararetle alkışladılar. Gördüğüm manzara güzeldi. Ancak bu alkışların TÜSİAD üyelerinin içinden gelip gelmediğini merak ettim ve toplantı sonrasına birkaç TÜSİAD üyesine sordum. Aldığım cevaba hiç de şaşırmadım. Sanki söz birliği etmişcesine, “Alkışların bir bölümü verilen mesajlar içindi, ancak büyük bir bölümü ‘bertaraf olma’ korkusundandı” şeklinde oldu.

Başbakan Erdoğan, Türk özel sektörünün önemli şahsiyetlerinin bulunduğu ve bir yandan da zenginler kulübü olarak adlandırılan TÜSİAD ile iyi ilişkiler içinde olmalı. Böylesi ziyaretler sadece seçim döneminin hemen öncesinde olmamalı; seçim sonrasında da tekrarlanmalı.

TÜSİAD üyeleri de Başbakan’ı bertaraf olmamak için değil, içlerinden gelerek ve bağırlarına basarak alkışlamalı. Özlenen öylesi günler için inşallah bu bir başlangıç olur.

DİĞER YENİ YAZILAR