Gazete Vatan Logo
YaşamMcLoughney: Çocuklar sokağa mecbur bırakılıyor

McLoughney: Çocuklar sokağa mecbur bırakılıyor

McLoughney: Çocuklar sokağa mecbur bırakılıyor

Diyarbakır'da Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) ile UNICEF'in düzenlediği `Sokakta Yaşayan Veya Çalıştırılan Çocuklara Yönelik Hizmet Modeli Planlama ve Koordinasyon Çalıştayı'nda çocukların sorunları masaya yatırıldı

Haberin Devamı

UNICEF Türkiye Temsilcisi Edmond McLoughney, çocukların mecbur bırakıldıkları için sokakta kaldıklarını söyledi. SHÇEK Genel Müdürü İsmail Barış, televizyon ve internetin çocuklar için pimi çekilmiş bomba gibi olduğunu belirtti.

Diyarbakır'da bir otelde düzenlenen toplantıya, UNICEF Türkiye Temsilcisi Edmon McLoughney, Vali Yardımcısı Canan Hançer, SHÇEK Genel Müdürü İsmail Barış, sivil toplum örgüt temsilcileri katıldı. Toplantı salonuna asılan sokakta çalışan çocukların, istek ve arzularını dile getiren yazı ile fotoğraflar ilgi çekti. 47 sokak çocuğunun sorun ve dilekleri görüntülü olarak yayınlandı. Diyarbakır'da sokakta yaşayan ve çalıştırılan çocukların kurtulmak için hazırladıkları çözüm önerileri şöyle sıralandı:

"Sokakta yaşayan arkadaşlarımıza eğitim olanağı sağlansın. Kendimizi onların yerine koymalı ve onlara şiddet uygulamamalıyız. Kötü alışkanlıklardan geçmek için devlet çözüm bulsun. Anne-babalar çocuklarıyla ilgilensin, sahip çıksın arkadaş gibi davransın. Onlara hayatı sevdirmeli hayata yeniden kazandırmalıyız. Çocuklara hakları öğretilsin. Uçucu maddeler piyasadan kaldırılsın. Çocuklar başıboş bırakılmasın, aileden sevgi görsün. Aileler için yeni iş olanakları oluşturulsun. Kentteki yapılanmanın engellenmesi için köye dönüş projeleri yapılsın. Köylerdeki imkanlar artırılsın ki insanlar şehre göç etmesin. Aileler bakabilecekleri kadar çocuk yapsın. Geleneler yüzünden çocuklar evlendirilmesin. Çocukların hakları gözetilsin. Zararlı televizyon programları engellensin. İnsan tüccarlarına verilen cezalar artırılsın. Anne-babaya eğitim verilsin. Çocukların sığınabileceği kurumlar artırılsın. Çocukların zarar görmemesi için kan davaları önlensin. Çocukların sokağa çıkmamaları için okul ve evdeki şiddet durdurulsun. Çocuklar için daha fazla sosyal faaliyet yaratılsın. Sokakta kalan çocuklar SHÇEK yurtlarına alınsın. Sokaktaki çocuklara meslek eğitimi verilsin. Silahlardan arındırılmış çevre istiyoruz. Sokakta kalan çocuklara kötü davranılmasın. Devlet sokakları daha fazla denetlesin. Çocuklara ceza yerine eğitim verilsin. Medya sokaktaki çocuklara duyarlı yaklaşsın. Sokaktaki çocuklara `sokak çocuğu' demeyelim."

UNICEF Türkiye Temsilcisi Edmond McLoughney, çocukların kendi istekleriyle değil, kendilerini mecbur eden nedenlerden dolayı sokakta çalışmak zorunda kaldıklarını söyledi. Bu durumdaki çocukların sokaktan alınması için tüm kurumlar arasındaki işbirliğinin olumlu sonuçlar getirdiğine inandığını kaydeden Loughney, şöyle konuştu:

"SHÇEK ve UNICEF bu konuda büyük adım attı. Sokaklarda çalışan çocuklara yönelik yeni hizmet modeli oluşturuldu. Bu, geçen yıl İstanbul'da tüm taraflarla paylaşıldı. Bu sorunun en yoğun yaşandığı 8 ilden gelen temsilciler tartıştı. Bu 6'ncı il toplantısıdır. Bu toplantının amacı da bu çocukların sokakta ihmal ve istismardan nasıl kurtulacaklarını, haklarını nasıl kullanabileceklerine yönelik çözüm ortaya çıkarmaktır. Buna yönelik eylem planı hazırlanırken bazı noktalara dikkat etmek gerekiyor. Öncelikle sokakta çalışmak zorunda kalanları nasıl önleyebiliriz. İyi anne babalık eğitimini riskli mahalle ve çevrelerde nasıl yaygınlaştırabiliriz. Çocukların okula gitmelerini ve okulda kalmalarını nasıl sağlayabiliriz. Böylelikle yoksulluk zincirini kırabiliriz, jenerasyondan jenerasyona geçen yoksulluk aktarımını önleyebiliriz. İkinci olarak da h^al^a sokakta olan çocuklar için spor aktivitelerini geliştirebiliriz. Bu konuda çalışan tüm kesimlerin güç birliği yapması ve özel sektöründe işin içine çekilip desteğinin alınması oldukça önemli. UNICEF olarak tüm çabalara destek vermeye hazırız."

SHÇEK Genel Müdürü İsmail Barış, sivil toplum kuruluşları ve halk desteği olmadan amaca ulaşılamayacağını, çocukları sokağın karanlığından kötülüğünden korumak gerektiğini anlattı. Barış, "Siz varsanız çocuklar gece karanlığında üşümez, anneleri ve babaları ellerine 3 mendil verip sokakta çalışmaya zorlayamaz" dedi.

Sosyal hizmetlerin zor bir görev olduğunu belirten Genel Müdür Barış, bölgelerarası dengesizlik, işsizlik gibi yoğun sorunların olduğu yerde bu işin daha zorlaştığını anlattı. Çocuklardan alınan 1 YTL'lik mendilin ayaklarına bağlanmış 1 tonluk pranga gibi onları sokağa mahkum ettiğini söyleyen SHÇEK Genel Müdürü, "Yetişkinler. sokakta çalışmak zorunda kalan çocuklardan alışveriş yapmamalı. Onları ev ve köyünden koparıyorsunuz. Lütfen sokaktaki çocuklardan alışveriş yapmayın" dedi

Toplam 47 çocuğun sorun ve dileklerini içeren bildirgeyi değerlendiren Barış, şiddetle eğitimin olmayacağını bu konudaki atasözlerinin değiştirilmesi gerektiğini belirtti. Barış, şöyle devam etti:

"Dayak, cennetten çıkma değildir, ya da `hocanın vurduğu yerde gül bitmez, iz olur.' Günümüzde maalesef internet veya televizyonlarda yaygın şiddet ve çocuk pornosu var. Bir arkadaşım anlattı; çocuk ders çalışırken Atatürk ile ilgili araştırma yapıyor, tıkladığında karşısına çocuk pornosu çıkıyor. Televizyon ve internet pimi çekilmiş bomba gibidir. Bu bombanın patlamaması için hep beraber `hayır' demeliyiz. Unutmayalım ki yıkıldığı zaman hep beraber altında kalıyoruz. Çocukların erken yaşta evlendirilmeleri, mal gibi görülmeleri kabul edilemez. Zorla evlilik olmaz. Diyarbakır Türkiye'ye sokakta çalışan çocukların korunması anlamında örnek kent olabilir."

Diyarbakır Vali Yardımcısı Canan Hançer Baştürk ise, kentin son 10 yılda büyük gelişme gösterdiğini, kentleşme ile birlikte işsizlik altyapı gibi sorunlar oluştuğunu söyledi. Baştürk, bütün sorunların çözümlenebileceğini belirterek, "İnsanla ilgili olumsuzluklar ileriki yıllara yansıyor. Her ilin kendine özgün sorunları var, kendine özgün çözümü de olmalıdır" dedi.