'KCR556' tamamen Türk mühendisleri tarafından tasarlandı! Milli tüfek bu özelliği ile ilk ve tek...
.











"Süper güçlerde var"
Nazar Projesi'nin hedefinin, askeri üs ve tesisler ile Deniz Kuvvetlerinin önemli platformlarının elektro-optik ve kızılötesi arayıcı başlığa sahip füzelere karşı korunması olduğunu vurgulayan Cankara, şöyle konuştu: "Bunu yaparken de aslında diğer konvansiyonel sistemlerden farklı olarak bu kez lazer teknolojilerini kullanıyoruz. Lazer teknolojileri şu anda elektronik karşı tedbir amacıyla kullanabilen dünyada çok az sayıda ülke var, bunlar da daha çok 'süper güç' dediğimiz ülkeler. Sahaya inen ürünler ise bir elin parmaklarından çok daha az. O yüzden Nazar Projesi ile elde ettiğimiz yetenek gerçekten ülke savunması açısından önümüzdeki 10 yıl içinde çok büyük bir değer yaratacak ve ortaya çıkacak ürünler dünya pazarında önemli bir ihracat kapısı olacak."

"Kedi gözü parlamasıyla"
füzeyi yakalıyor Nazar Sistemi'nin çalışmasına ilişkin de bilgi veren Özgür Cankara, şunları kaydetti: "Bir füze sistemi hayal edelim. Bu füze bir tehdit olarak platformumuza doğru geliyor. Nazar, öncelikle doğru dalga boyunda bir lazer kaynağı ile bu füzeyi aydınlatıyor. Aydınlattığı sırada füzenin arayıcı başlığında 'kedi gözü parlaması' dediğimiz bir yansıma oluşuyor. Biz onu çıplak gözle göremiyoruz ama Nazar Sistemi'nin kameraları bu parlamayı fark ediyor ve takip etmeye başlıyor. Takip ederken de doğru modülasyonda yönlendirilmiş bir lazer ışınını arayıcı başlığa doğru yönlendiriyor. Bu sırada arayıcı başlık körleşiyor, hedefini göremez hale geliyor ve artık füze hedefe değil, bambaşka bir yere doğru yönleniyor. Dolayısıyla bulunduğumuz hedef, platform için bir tehdit olmaktan çıkıyor."

Füzelere karşı etkili, düşük maliyetli çözüm
Nazar'ın güvenlik güçlerine sağlayacağı katkılara işaret eden Cankara, öncelikle şu anda envanterde bulunan karşı tedbir sistemleriyle karşılaştırıldığında sistemin çok daha ileri mesafelerden bu füzeleri etkisiz hale getirebileceğini dile getirdi. Cankara, "Ayrıca Nazar Sistemi lazer teknolojilerini kullandığı için söz konusu füzeler şu anda bu tür teknolojilere karşı çok dirençsiz. Bu yüzden de Nazar Sistemi'nin etkisi oldukça yüksek olacak. Diğer yandan çok maliyet etkin bir sistem çünkü sadece lazer ışığı kullanıyor bu tür operasyonlar için." dedi. Cankara, Nazar'ın sadece savaşta değil, aynı zamanda barış zamanında da elektronik karşı tedbir sistemlerini geliştirmek, denemek amacıyla bir test ve eğitim yardımcısı olarak da kullanılabileceğini anlattı.

Kara sistemi tamam, deniz sistemi geliyor
Projenin birinci aşaması olan Nazar Kara Sistemi'ni tamamladıklarını açıklayan Cankara, bundan sonraki sürece ilişkin şu bilgileri verdi: "Bu sistem bir hareketli platform üzerine konuşlandırıldı ve ihtiyaç duyulan mevzilere hemen taşınabiliyor, kendi başına çalışabiliyor. İkinci aşamada bunun deniz versiyonunu yapacağız. Buna da 'Nazar Deniz' diyoruz Bu da Deniz Kuvvetlerimizin değerli platformlarını korumak üzere askeri gemilerin üzerine konuşlandırılacak. Şu anda kabul testleri aşamasındayız. Kabul testlerinin önümüzdeki aylarda tamamlanacağını düşünüyoruz. Bu sene sonu itibarıyla sistemin envantere girmesini bekliyoruz. Sistemin ilk kullanıcısı Deniz Kuvvetleri olacak. Deniz Kuvvetleri bu sistemi kendi belirleyeceği bir askeri üsse yerleştirecek ve o üssün korunmasıyla ilgili Nazar Sistemi görevine başlayacak."

Çok daha etkili koruma kalkanı
Nazar'ın farklı platformlarda kullanımına yönelik çalışmaların da gündemlerinde olduğunu ifade eden Cankara, daha küçük platformlarda yararlanılabilmesi için sistemi küçültmekle ilgili planlı bir çalışmaları bulunduğunu bildirdi. Cankara, "Bu çalışma inşallah sene sonuna doğru başlayacak, yine SSB altında yürütülen bir proje olarak devam edecek." diye konuştu. Nazar Kara Sistemi'nin bilinen tüm kızılötesi ve elektro-optik arayıcı başlıklı sistemlere karşı görev yapabildiğine dikkati çeken Cankara, "Tehditlerin geneline baktığımızda belki de sadece iki dalga boyuyla yüzde 80 tehdidi yönetebilecek bir sistem haline de getirebiliriz. O yüzden bu sistemi küçültmekle ilgili bir çalışmamız başlayacak." ifadelerini kullandı.





KULLANIM ALANI GENİŞ, YERLİ ÜRETİM
Uçaksavarın kullanım alanının çok geniş olduğunu aktaran Aral, “O nedenle uçaksavara sahip olmak önemli. Bugüne kadar bu silahı genelde Batı ülkeleri üretiyordu, ulaşım sıkıntısı vardı.



MENZİLİ 6 KİLOMETREYE KADAR ÇIKIYOR
Uçaksavarın etkili menzili 2 kilometre ama doğru bir optik kullanımıyla 6 kilometreye kadar aktif şekilde çıktığını söyleyen Aral, “Denizde ve havada uçaksavarı rahatlıkla bir hedefi vurmak için kullanabilirsiniz.


YURT DIŞINDAN BİN 200 ADETE YAKIN SİPARİŞ ALINDI
Ürünlerin yüzde 95’ini ihraç ettiklerini anlatan Aral, “Türkiye’nin 750 adet ihtiyacı var, siparişini aldık.




HEDEF YILDA 3 BİN ADET ÜRETMEK
Yılda 3 bin adet uçaksavar üretmemeyi hedeflediklerini belirten Aral, “Daha sonra ihtiyaca göre bu sayıyı 4 bine çıkarabiliriz. Uçaksavar dakikada 600 mermi atıyor.





“Anlaşmalar sağlandı; Azerbaycan’la 20 adet, Burkino Faso’yla 4 adet”
MEMATT’ın mekanik mayın temizleme teçhizatı olarak da adlandırıldığını ifade eden İş Geliştirme Uzmanı Yasin Arslan, “Şirketimiz Milli Savunma Bakanlığı’na bağlıdır. Öncelikle Milli Savunma Bakanlığına bağlı MAFAM’ın ihtiyaçları doğrultusunda 6 adet üretmiştik.


“Anti personel ve anti tank mayınları imha edilebilmektedir”
Aracın teknik özelliklerinden bahseden Arslan, “Aracımız uzaktan kumanda ile kullanılmaktadır. 500 metre mesafeye kadar uzaktan kumandayla müdahale edilerek saatte 5 kilometreye kadar intikal hızı bulunuyor. Temizleme hızı ise bulunana sahanın uzunluğuna göre saatte yarım kilometre alan ile iki kilometre alan aralığında değişmektedir. Motor düzeneği dışında hidrolik sistem ile idare ediliyor. İki farklı ataşman kullanılmaktadır. Bu ataşmanlarda toprağın 21 santimetre derinliğine kadar darbeler ile anti personel ve anti tank mayınları imha edilebilmektedir. Yaptığımız testler de ise yüzde 95’in üzerinde başarı oranı yakalamıştır. Anti tank mayınlarını toplam sekiz kilo TNT’ye denk gelecek şekilde patlatma imkanımız oldu. Aracımızda da hiçbir şekilde zarar gelmedi. Tasarımı ise kendine özgündür” ifadelerini kullandı.
Aracın yerli ve milli imkanlarla üretildiğine de değinen Arslan, “Yurt dışı ve yurt içi olmak üzere 30 adet aracımızdan ürettik. Aracımıza oldukça talep var. Bu rakamların yukarlara çıkacağını düşünüyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.














"Sınıfına nazaran çok üst düzey bir uçak olması planlandı"
Uçağın tüm tasarımının kendilerine ait olduğunu belirten Balcı, şunları kaydetti:

















SİLAH SİSTEMLERİNİN KALBİ
Barış Tuğrul Ertuğrul, geliştirdikleri ürünlerin ASELSAN'ın Sarp Uzaktan Komutalı Stabilize Silah Sistemi, Korkut Kundağı Motorlu Namlulu Alçak İrtifa Hava Savunma Silah Sistemi, Gökdeniz Yakın Hava Savunma Sistemi, Volkan-II Tank Atış Kontrol Sistemi'nde kullanıldığını söyledi.





