Şanlıurfa'daki kiliseler ve manastırlar

Şanlıurfa'da bulunan Aziz Yakup Kilisesi, Yakup Manastırı, Aziz Petrus ve Aziz Paulus Kilisesi hakkında bilgiler.
Şanlıurfa, İslamiyet öncesi ve sonrası dönemlerde farklı inançlara ev sahipliği yapmış bir şehirdir. Bu çok kültürlü yapının en önemli tanıkları, günümüze ulaşan kilise ve manastırlardır.
Germuş Kilisesi (Aziz Yakup Kilisesi): Şanlıurfa merkezin 10 km kuzeydoğusunda, bugünkü adıyla Dağeteği olan eski Germuş köyünde yer alır. 19. yüzyılda yapıldığı tahmin edilen kilise, taştan ve iki katlı olarak inşa edildi. Bir akarsu ve toplantı meydanından oluşan bir kompleksin parçası. Köyün, Atatürk tarafından Irak kökenli bir şeyh olan Uceymi Sümer Paşa'ya hibe edilmesi de bölgenin yakın tarihine dair ilginç bir detay.
Deyr Yakup (Yakup Manastırı): Merkeze 10 km uzaklıkta, güneydeki dağların üzerinde konumlanan bu yapı, halk arasında "Nemrut'un Tahtı" olarak da bilinir. Kral Nemrut'un burayı bir seyir alanı olarak kullandığına inanılıyor. Manastırın kuzeybatısındaki bir anıt mezarda bulunan Grekçe ve Pamyra Süryanicesi ile yazılmış iki satırlık kitabe, yapının tarihlenmesine yardımcı oldu. Kitabede "Şardu Bar Ma'nu'nun karısı Amaşşemeş" yazması, yapının bu kişi için muhtemelen 2. yüzyılın sonu veya 3. yüzyılın başlarında inşa edildiğini gösteriyor.
Reji Kilisesi (Aziz Petrus ve Aziz Paulus Kilisesi): Ellisekiz Meydanı'nın kuzeydoğusunda bulunan bu kilise, 6. yüzyıla ait eski bir kilise kalıntısı üzerine 1861 yılında inşa edildi. Adını, Hz. İsa'nın iki havarisi olan Aziz Petrus ve Aziz Paulus'tan alır. 1924 yılında Urfalı Süryanilerin Halep'e göç etmesine kadar aktif olarak kullanılan kilise, bu tarihten sonra Tekel idaresine geçmiş ve tütün fabrikası, ardından da üzüm deposu olarak kullanıldı. Halk, Tekel idaresinin Fransızca karşılığı olan "Regie" kelimesinden yola çıkarak yapıya "Reji Kilisesi" adını verdi. 1998'de restore edilen yapı, 2002'den beri "Vali Kemalettin Gazezoğlu Kültür Merkezi" olarak çeşitli sosyal etkinliklere ev sahipliği yapıyor.




