
Yazarımız Alper Öcal, bizi ‘onsuzluğa terk eden’ Lefter Küçükandonyadis’i yazdı
“Ordünaryüs’a çok kızardım küçükken. Yazılarını okurdum ve o F.Bahçe’yi hiç beğenmezdi.. Sonra bir gün onunla tanıştık. Gözlerinde gördüm gerçeği. Lefter kendi dönemini özlüyordu.
Sahada parayı öncelik edinmeden, forma sevgisiyle oynayan arkadaşlarını özlüyordu.. Galip gelince her türlü seviyesizliğin döndüğü, gelemeyince her türlü vahşetin sergilendiği ortam ona iyi gelmiyordu.”
LEFTER’E kızardım çocukken.. Milliyet‘te yazılarını okuduğumda mutsuz olurdum. Takımı beğenmezdi, hocayı eleştirirdi, futbolcuları yetersiz bulurdu. F.Bahçe’nin en buhranlı dönemleriydi, sahada oynanan futbol ve alınan sonuçlar kötüydü ve tek bir güzel hareketi dahi ertesi gün gazeteden okumak ve mutlu olmak isteyen bir çocuğun aklına o yazılar uymuyordu.
BÜYÜKLERE sorduğumda ‘efsane’ derlerdi Lefter için, F.Bahçe’nin gelmiş geçmiş en büyük efsanesi. Daha da kızardım. ‘Nasıl olur da bir efsane takımını böyle eleştirebilir?’ diye söylenirdim. İstanbul’a üniversite okumak için geldiğimde onun F.Bahçesi’ni dinlemeyi, anlamayı hep düşledim. Son sınıf öncesinde Büyükada’ya gidip onu gördüğümde ve konuştuğumda aslında yanlış insana kızdığımı anladım.
AÇIKÇA söylemiyordu ama anlatırken gözlerindeki özlemi okumamak için aptal olmak gerekirdi. Lefter kendi dönemini özlüyordu. Sahada kendisi gibi parayı öncelik edinmeden, forma sevgisiyle oynayan, tribünlerine snob bir tavırla bakmayan, tatil yapmak yerine Anadolu’da takımlarını uzaktan sevenlerin ayağına giden kendisinin ve arkadaşlarının ruhunu özlüyordu.
BOŞUNA ALEX’İ SEVMEDİ
RUM kökenli olduğu için gördüğü türlü ‘milli’ ayrımcılıklara rağmen sevgisinden vazgeçmeyen, doğup büyüdüğü topraklara sahip çıkan, kapısına yakıp yıkmak için gelenleri bile ihbar etmeyen, sevgiye inanan ve tüm başarılarına, rekorlara rağmen daha çok çalışan, mütevazı sporculuğunu arıyordu.
GALİP gelince her türlü seviyesizliğin döndüğü, gelemeyince vahşetin sergilendiği ortam ona iyi gelmiyordu. Heyecanlandığı için maça gitmediğini, yaşlandığı için yazamadığını söylese de insana ve rakibe saygının, naifliğin, zarafetin kaybolduğu bir ortamda var olmak istemiyordu besbelli. Alex onun sevgisine nail olduysa bir sebebi vardı.
RAHATSIZLIĞINDA bir radyo kaydı buldum. Halit Kıvanç maçı anlatırken “Lefter aldı gidecek mi?” diye duraksadığında ‘Gitmesin’ dedim ama gitti. O tertemiz hatıraları ve karakteriyle yarattığı biricik F.Bahçesi’ne veda etti. Ölürse ten ölür, canlar değil, hele Lefter gibi efsaneler hiç değil.
BUGÜN aslında onun adını taşıması gereken statta futbolu, takımları, futbolcuları ama en önemlisi insanları nasıl sevmemiz, konumlandırmamız gerektiğini öğrendiğimizi gösterebilmek için adres önce Kadıköy, sonra Büyükada olacak. Bir defalık da olsa..
Kaptan Alex: Ona söz vermiştim
-F.BAHÇE Kaptanı Alex, sarı-lacivertli formaya her zaman sahip çıkacağı konusunda Ordinaryüs’e söz verdiğini söyledi. FB TV’ye konuşan Alex, “Ondan bize bir emanet var. O emanete en iyi şekilde sahip çıkmalıyız. Bu formayı giydiğim sürece bu formaya sahip çıkacağıma, her zaman elimden gelenin en iyisini yapacağıma ona söz vermiştim. Ben de bu forma için gerekli azim ve inanç sonuna kadar var” ifadelerini kullandı.
-BU arada Alex, bugünkü cenaze töreninde Lefter için yazdığı oldukça duygusal bir yazı okuyacak.
‘Gelin beraber uğurlayalım’
“Lefter’i sarı-lacivert-kırmızı- siyah-beyaz-bordo-mavi ve tüm renkteki formalarla uğurlayalım.”
F.BAHÇE yönetimi, Lefter Küçükandoniyadis’e son görev için tüm rakip taraftarları da bugün 11.00’de stada bekliyor. işte o açıklama: “Tıpkı, onun yeşil sahalarda efsaneler yazdığı günlerdeki gibi tribünlerde tüm renkler yan yana olalım. Ordinaryüs Lefter, Şükrü Saracoğlu ’nun yeşil çimlerine son kez çıkıyor.
SAHADA büyük usta Ordinaryüs Lefter, tribünde sarı lacivert, sarı-kırmızı, siyah-beyaz, bordo-mavi, yeşil-beyaz ve tüm renkteki formaları ile futbol severler.
TIPKI eski günlerde olduğu gibi birarada olalım. Gelin, Büyük Usta’yı hep beraber, layık olduğu şekilde; onun değerlerine sahip çıkarak uğurlayalım.”
Arda: Villarreal maçında bant takmak istiyorum
LEFTER’İN herkesi üzen ölümü, sezon başında Atletico Madrid’e transfer olan eski G.Saray Kaptanı Arda Turan’ı da derinden yaraladı. NTV Spor’a bağlanan milli futbolcu, “İnanın çok üzgünüm. O yaşayan en büyük efsaneydi. Villarreal maçında siyah bant takmak için izin alacağım” diyen Arda’nın mücadelesi bugün 13.00’te oynanacak.
Oğlu Lefter, babası Lefter’i anlattı:
‘Babam inanılmaz çalım atardı’
-LEFTER’İN kendi adını verdiği oğlu ile hayattayken hiç görmediği torunu Renç baba ve dedesini anlattı.
-LEFTER: “Babam Time dergisine yıllar önce kapak olmuştu. Orada ‘Mendil üstünde çalım atan Türk’ demişlerdi. Gerçekten de babam kısa mesafede inanılmaz çalımlar atardı. Biz ondan çok genç olmamıza rağmen 3-4 kişiyi çok rahat ipe dizerdi.”
-RENÇ: “Onu görmeyi çok isterdim. Her konuda “keşke” yerine “iyi ki” kelimesini kullanırım ama bu konuda kullanamıyorum. Bu nedenle biraz üzgünüm. Dedemden önce, böyle babam olduğu için ne mutluyum diyorum.”
Naaşını oyuncular ve Aykut taşıyacak
LEFTER için bugün saat 11.00’de Şükrü Saracoğlu Stadı’nda yapılacak törene sabah idmanları öğleden sonraya alınan futbolcular ve teknik direktör Aykut Kocaman da katılcak. Ve sarı-lacivertli futbolcular, hocalarıyla birlikte Lefter’in naaşını omuzlayıp son görvlerini yapacaklar.
FUTBOLCULAR törenin ardından Samandıra’ya dönüp Manisa maçı hazırlıklarına devam edecekler.
Önce Saracoğlu sonra Büyük Ada
LEFTER için bugünün programı şöyle.. Saat 11.00’de Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda çok kapsamlı bir tören düzenlenecek. Törenin ardından cenaze motorla Lefter’le bütünleşen ‘yuvası’ Büyük Ada’ya gidecek. Cenaze kilisede yapılacak törenin ardından aile kabristanına defnedilecek.. Bugün Büyükada’ya giden deniz trafiğinde Lefter için büyük yoğunluk olması bekleniyor.




