Gazete Vatan Logo
SağlıkUzun süren ve tekrarlayan baş dönmelerine dikkat!

Uzun süren ve tekrarlayan baş dönmelerine dikkat!

Uzun süren ve tekrarlayan baş dönmelerine dikkat!

.

Haberin Devamı

"Yer, ayağımın
altında kayıyor gibi hissediyorum", "İçim boşaldı" ya da "Dengemi
sağlayamıyorum" şeklinde kendi gösteren baş dönmesi şikayetleri, kulak ağrısı,
göz hastalıkları, ilaç zehirlenmeleri, düşük veya yüksek tansiyon, damar sertliği
ve bazı kalp hastalıkları, kansızlık ve kan hastalıkları, mikrobik ya da beyin
hastalıkları, sara ve bazı ruh hastalıklarından kaynaklanıyor olabilir.

Uzmanlar, baş dönmesinin kan şekerinin düşmesine bağlı kısa süreli
kendini gösterebileceği gibi iki saat krizler halinde ya da haftalarca-aylarca
kendini tekrarlayarak ciddi hastalıkların habercisi olabileceği uyarısında
bulunuyor.

Politzer Derneği (Uluslararası Kulak Cerrahisi ve Bilim Derneği) Başkanı
Prof. Dr. O. Nuri Özgirgin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, halk arasında baş
dönmesi olarak bilinen hastalığın tıpta "vertigo" olarak isimlendirildiğini
söyledi.

Baş dönmesinin, hastayı yatağa düşürerek gözlerini dahi açamayacak
şiddetle olabileceğini, zaman zaman kayma hissine yol açabileceğini ya da göz
kararması şeklinde görülebileceğini belirten Özgirgin, baş dönmesinin "basit"
bir sorun olarak algılanmaması gerektiğini vurguladı. Özgirgin, "Baş dönmesi
(vertigo) çok genel bir terimdir. Çok farklı nedenden kaynaklanan çeşitli tipte
baş dönmesi duygusunu içine alır. Dolayısıyla bizlerin yalnızca ’baş dönmesi’
yakınması ile bir sonuca ulaşabilmemiz mümkün değildir" dedi.

Baş dönmesinin, kulak ağrısı, ani hava değişimi, bazı göz hastalıkları,
ilaç zehirlenmeleri, düşük veya yüksek tansiyon, damar sertliği ve bazı kalp
hastalıkları, kansızlık ve kan hastalıkları, mikrobik ya da beyin hastalıkları,
sara ve bazı ruh hastalıklarından kaynaklanabildiğini ifade eden Özgirgin, baş
dönmesi yakınması olan hastaya tanı konulurken, hastanın hekime verdiği
yakınmaların detayları ve hikayesinin çok önemli olduğuna dikkati çekti.

Bu aşamada, baş dönmesinin neye benzediğini, nasıl bir duygu olduğunun
hasta tarafından tarif edilmesi gerektiğini anlatan Özgirgin, "Hastanın,
çevrenin dönmesi tarzında rotasyon hissi, sersemlik hissi, yerin ayağın altından
kayıyormuş hissi, havada yürüyormuş hissi ve dengesizlik hissi gibi tariflerde
bulunması önem taşıyor" diye konuştu. Özgirgin, bunların her birisinin farklı
bir hastalığın bulgusu olabileceğini vurguladı.

-BAŞ DÖNMESİNDE SÜREYE DİKKAT-
Özgirgin, baş dönmesinin nedenine göre belirtilerin de farklı
olabildiğini ifade ederek, kulak hastalıklarına bağlı baş dönmelerinde kulakta
çınlama, işitme azlığı, kulakta basınç hissi, bulantı-kusma, kulak akıntısı ve
gözlerde anormal hareketlerin saptanabileceğini anlattı.

Nörolojik hastalıklara bağlı baş dönmelerinde ise baş ağrısı, uyuşmalar,
felçler, göz hareketlerinde anormallikler görülebildiğini belirten Özgirgin, yine
baş dönmesine şiddetli bulantı ya da kusmanın da eşlik edebildiğini söyledi.

Özgirgin, baş dönmesinin durduk yerde gelişebileceği gibi belli bir
harekete bağlı olarak da ortaya çıkabildiğini dile getirerek, baş dönmesinin ne
kadar süre devam ettiğinin de çok önemli olduğuna işaret etti. Baş dönmesinin gün
boyu devam etmesi ya da bir hafta kadar görülmesinin tek başına yeterli bir bulgu
olmadığını, kesin tanı konulabilmesi için daha detaylı bilgiye ihtiyaç
duyulduğunu ifade eden Özgirgin, şunları kaydetti: "Çok kısa, birkaç saniye süren baş dönmelerinin sık sık tekrarlaması,
hastada günler boyu devam eden baş dönmesi yakınmasını uyandırabilir.

Baş dönmesi, dakikalar veya saatler sürebilir. Hastalarımızın büyük
çoğunluğunun anlatımında ’şiddetli başım döndü, kustum, beni acile servise
kaldırdılar, orada serum takıldı ve daha sonra kendime geldim’ öyküsü vardır.
Aradaki detaylar daima atlanır ve bizim için kritik olan ise bu detayları
bilmektir. Yakınmalar, tıpkı ’masal’ anlatır gibi saniye, saniye
anlatılmalıdır."

Özgirgin, eğilme, yataktan kalkar kalmaz gibi hareketle ortaya çıkan baş
dönmelerinin "pozisyona bağlı" ortaya çıkabilen bir durum olduğunu ve zaman
içinde şikayetlerin tekrarlanabildiğini söyledi.

Meniere hastalığının da ikinci sıklıkta görülen baş dönmesi nedeni
olduğunu ifade eden Özgirgin, bu durumda baş dönmesinin krizler şeklinde
seyrettiğini ve sıklığının farklılık gösterebildiğini ve bir-iki saat süren
krizlerin kişinin ruh sağlığını bozabildiğini, hastanede müdahale gerektiğini
vurguladı.

Özgirgin, denge sinirinin virüsler vasıtasıyla iltihaplanması halinde de
de baş dönmesinin görülebildiğini dile getirerek, bu kişilerin yürümekte zorluk
çektiklerini dile getirdi.

Açlığa bağlık, kan şekerinin düşmesinden kaynaklanabilen geçici baş
dönmeleri ile çeşitli hastalıkların bulgusu olan baş dönmesiyle
karıştırılabileceği uyarısında bulunan Özgirgin, bu nedenle mutlaka hekim
tarafından baş dönmesinin kesin nedeninin ortaya konması gerektiğini vurguladı.

-"KULAKTA İŞİTME KAYBI GÖRÜLEBİLİR"-
Özgirgin, iç kulakla ilgili sorunların baş dönme nedenleri arasında ilk
sıralarda yer aldığını belirterek, halk arasında "kristallerim yer değiştirdi"
tanımlaması ile kendini gösteren durumla sık karşılaşıldığını söyledi.

Yer çekimine bağlı dengenin sağlanmasında rol oynayan kristallerin
yapısının iç kulak sıvaları içinde hareket ettiğini belirten Özgirgin,
kristallerin yarım daire kanallarının içine kaçması halinde baş dönmesinin
gelişebildiğini anlattı.

Özgirgin, baş dönmesi yapan kulak hastalıkları arasında üst solunum yolu
infeksiyonları sonrası iç kulak tutulumu, pozisyona bağlı baş dönmesi (BPPV
olarak kısaltılır ve iç kulakta dengemizi sağlayan toza benzer bazı maddelerin
fizyolojisinin bozulması), Meniere Hastalığı (İç kulaktaki sıvıların kimyasal
durumlarının değişerek basınç artışı yapması), Vestibüler Nörinit (İç kulaktaki
denge ile ilgili sinyalleri beyine ulaştıran sinirin iltihaplanması), kronik orta
kulak iltihaplarının iç kulağa yayılması (labirentit), menenjit veya diğer ateşli
hastalıkların iç kulağı etkilemesi, iç kulakta veya iç kulak sinirindeki tümöral
hastalıkların yer aldığını belirtti.

-"GÖZ HAREKETLERİ İP UCU OLABİLİYOR"-
Baş dönmesinin, iç kulaktaki bir hastalığa bağlı olması halinde
genellikle kulak muayenesinde bir problem görülmediğini ifade eden Özgirgin,
"Sadece orta kulak iltihaplarının iç kulağı etkilemesine bağlı baş dönmesi
olması durumunda ise kulak zarında delik ve orta kulakta iltihaplanma
görülebilir" dedi.

Özgirgin, bu durumda hastada anormal göz hareketleri olabildiğini
belirterek, göz hareketlerinin yönünün hangi kulağın hasta olduğuna dair ip ucu
verdiğini söyledi.

-"HASTANEYE YATIŞ SÖZ KONUSU OLABİLİR"-
Kulak hastalıklarına bağlı baş dönmelerinin (tümörler hariç) genellikle
zaman içinde kendiliğinden ortadan kalktığını ifade eden Özgirgin, bu sürenin
kimi zaman 6 ay ya da 1 yıla kadar uzayabildiğini belirtti. Özgirgin, baş
dönmesinin nedeninin pozisyonel olması halinde hekimin muayene sınasında
uygulayacağı bazı hareketlerle düzelebildiğini anlattı.

Farklı nedenlere bağlı baş dönmelerinde ilaç tedavisinin yapıldığını
ifade eden Özgirgin, şiddetli şikayetler durumunda hastaneye yatışın söz konusu
olabildiğini söyledi. Özgirgin, tümörlere bağlı baş dönmelerinin de ancak tümörün
cerrahi müdehale ile çıkarılması ile geçebileceğini vurguladı.

Özgirgin, baş dönmelerine yapılacak ilk işin, kişinin hemen oturtulması
veya yatırılması şeklinde olduğunu sözlerine ekledi.